Ayşe  Yıldız
Köşe Yazarı
Ayşe Yıldız
 

"KADINA ŞİDDETE HAYIR!" DERKEN NE KADAR SAMİMİYİZ BİR BAKALIM MI? BEYLER BAYANLAR! HAYDİ YÜZLEŞMEYE!

Bu hafta kadına şiddet konusunda farkındalık oluşturmak için birçok eylem yapıldı. Sosyal medya hesaplarından, kadına şiddete karşı olunduğuna dair paylaşımlar yapıldı. Bunları elbette yapacağız ancak; bunları yapmadan önce, asıl yapılması gerekenlerinde farkında olunması gerektiği kanısına vararak, biraz yazmaya karar verdim...  Biz kadınlarda bu memleketin, bu dünyanın, bu evrenin çocuklarıyız. Sokaklarda rahat rahat yürüyebilmek, var olabilmek, korkmadan, öldürülmeden, tecavüze uğramadan yaşamak istiyoruz.   Bu duruma bir el atacak olursak, sevgili anne ve babalar erkek çocuğu yetiştirirken neleri yanlış yapıyorsunuz?  Erkek çocuklarınıza cinsel organının gurur duyulması gereken bir şey olduğunu kafasına kodlayacağı konuşmalar yapıyorsanız, erkek çocuğunuz cinsel organına ilerleyen zamanlarda biraz fazla anlam yükleyecektir. Daha sonra dünyayı yönetebilecek bir asa olduğunu sanacak hale bile geleceğinden emin olabilirsiniz. Bu durum bazen de sözlü, yazılı ve hatta eylemsel tacizleri doğuracaktır.  Erkek çocuklarınıza, "karı gibi ağlama, karı gibi kırıtma, karı gibi konuşma, karı gibi dırdır etme" gibi laflar etmeyin! Çünkü; küçük yaşta çocuklara bu gibi konuşmalar yapıldığında, onların bilinç dışına, kadına karşı olumsuz fikirleri kodlarsınız. Maskülenlik ve feminenlik biyolojik cinsiyete bağlı değildir. Çocuk, çocuktur! Bu tarz laflarla hem kendisini eksik hissedecek, ileride "erkek" olduğunu kanıtlamak için şiddete baş vuracak; bir taraftan da "karı" olmanın aşağılık bir şey olduğunu düşünecek. Sakın yapmayın!  Gittiğiniz ortamlarda kız çocuklarını ya da kadınları gösterip "hangisini sana alayım" geyikleri de yapmayın.  Sonra gerçekten de kadınların içinden seçebileceklerini ve istediklerini alabileceklerini sanıyorlar. Gerçeğin böyle olmadığını fark ettiklerinde, kızların da irade ve arzuları olabileceğini gördüklerinde bunu kabullenmeleri zor olabilir hatta kabullenemeyip şiddete eğilim gösterebilirler.  Evde iş bölümü yaparken kız veya erkek diye ayırmayın. Evdeki kız kardeşlerin veya diğer kadınların erkeklere hizmet etmesi gerektiğini düşündürmeyin. Aksi halde kadınları köle gibi düşünen bireyler yetiştirirsiniz. “Erkek be!", "Adam akıllı iş.", "erkek gibi", "adam ol" tarzı söylemlerle erkekliği yüceltmek asla doğru değil.  Bu gibi söylemlerle kadını aşağı görecek, kendisini üstün sanacak narsist çocuklar yetiştirmiş olursunuz. Özellikle çağın büyük sorunu hale geldi narsistlik... Sevin onları! Ama överek, göklere çıkararak, abartarak değil; tanıyın ve görün oldukları gibi, eksikleri, hataları ve zayıflıklarıyla sevin. Ama dünyanın en kusursuz, mükemmeliymiş gibi davranmayın. Aksi halde kendisini herkesten üstün görerek, her şeyi yapabilme hakkına sahip biri olarak kabul edecek çocuklar yetiştirmiş olursunuz.  Kız çocuklarına "kadın" kelimesini evlenene kadar yakıştıramazken, erkek çocuklara "adam" dayatmasını erken yaşta yapmayın.  Erkek çocuklarınıza "tüm kadınlar, kızlar sana kurban olsun" gibi konuşmalar da yapmayın. Nitekim bunları kafasına kodlayan çocuklar ilerleyen yaşlarda, tüm kadınları tıpkı bir köle gibi görerek, kadınların kendilerine feda edilesi değersiz, önemsiz canlılar olduğunu düşünür.  Şunu iyi bilmemiz gerekiyor ki; anne ve babalar erkek çocuklarının bilinç dışına neleri kodluyorsa, kodladıkları o bilgilerde çocuğun kaderini belirliyor. Erkekleri gereğinden fazla yücelten toplumlarda "kadına şiddete hayır" demenin ne kadar etkisi olur bilmem ama benim diyeceğim şu ki; hem kadına şiddete hayır diyoruz hem de şiddete yatkın bireyleri anne ve baba olarak bizler yetiştiriyoruz...   Geçmiş insanın kaderini oluşturur. Geçmişten bugüne gelen yanlış öğretiler, yerini daha doğru olmaya bırakmadıkça "kadına şiddete hayır" haykırışlarını daha çok duyarız... Kadına sadece fiziksel değil, ruhsal, duygusal ve zihinsel şiddetinde bitmesini, herkesin farkındalığının artmasını ve tepkilerin, eylemlerin içselleştirilmesini diliyorum...
Ekleme Tarihi: 29 Kasım 2019 - Cuma
Ayşe  Yıldız

"KADINA ŞİDDETE HAYIR!" DERKEN NE KADAR SAMİMİYİZ BİR BAKALIM MI? BEYLER BAYANLAR! HAYDİ YÜZLEŞMEYE!

Bu hafta kadına şiddet konusunda farkındalık oluşturmak için birçok eylem yapıldı. Sosyal medya hesaplarından, kadına şiddete karşı olunduğuna dair paylaşımlar yapıldı. Bunları elbette yapacağız ancak; bunları yapmadan önce, asıl yapılması gerekenlerinde farkında olunması gerektiği kanısına vararak, biraz yazmaya karar verdim...

 Biz kadınlarda bu memleketin, bu dünyanın, bu evrenin çocuklarıyız. Sokaklarda rahat rahat yürüyebilmek, var olabilmek, korkmadan, öldürülmeden, tecavüze uğramadan yaşamak istiyoruz. 

 Bu duruma bir el atacak olursak, sevgili anne ve babalar erkek çocuğu yetiştirirken neleri yanlış yapıyorsunuz?

 Erkek çocuklarınıza cinsel organının gurur duyulması gereken bir şey olduğunu kafasına kodlayacağı konuşmalar yapıyorsanız, erkek çocuğunuz cinsel organına ilerleyen zamanlarda biraz fazla anlam yükleyecektir. Daha sonra dünyayı yönetebilecek bir asa olduğunu sanacak hale bile geleceğinden emin olabilirsiniz. Bu durum bazen de sözlü, yazılı ve hatta eylemsel tacizleri doğuracaktır.

 Erkek çocuklarınıza, "karı gibi ağlama, karı gibi kırıtma, karı gibi konuşma, karı gibi dırdır etme" gibi laflar etmeyin!

Çünkü; küçük yaşta çocuklara bu gibi konuşmalar yapıldığında, onların bilinç dışına, kadına karşı olumsuz fikirleri kodlarsınız.

Maskülenlik ve feminenlik biyolojik cinsiyete bağlı değildir. Çocuk, çocuktur!

Bu tarz laflarla hem kendisini eksik hissedecek, ileride "erkek" olduğunu kanıtlamak için şiddete baş vuracak; bir taraftan da "karı" olmanın aşağılık bir şey olduğunu düşünecek. Sakın yapmayın!

 Gittiğiniz ortamlarda kız çocuklarını ya da kadınları gösterip "hangisini sana alayım" geyikleri de yapmayın.

 Sonra gerçekten de kadınların içinden seçebileceklerini ve istediklerini alabileceklerini sanıyorlar. Gerçeğin böyle olmadığını fark ettiklerinde, kızların da irade ve arzuları olabileceğini gördüklerinde bunu kabullenmeleri zor olabilir hatta kabullenemeyip şiddete eğilim gösterebilirler.

 Evde iş bölümü yaparken kız veya erkek diye ayırmayın. Evdeki kız kardeşlerin veya diğer kadınların erkeklere hizmet etmesi gerektiğini düşündürmeyin. Aksi halde kadınları köle gibi düşünen bireyler yetiştirirsiniz.

“Erkek be!", "Adam akıllı iş.", "erkek gibi", "adam ol" tarzı söylemlerle erkekliği yüceltmek asla doğru değil.

 Bu gibi söylemlerle kadını aşağı görecek, kendisini üstün sanacak narsist çocuklar yetiştirmiş olursunuz. Özellikle çağın büyük sorunu hale geldi narsistlik...

Sevin onları! Ama överek, göklere çıkararak, abartarak değil; tanıyın ve görün oldukları gibi, eksikleri, hataları ve zayıflıklarıyla sevin. Ama dünyanın en kusursuz, mükemmeliymiş gibi davranmayın. Aksi halde kendisini herkesten üstün görerek, her şeyi yapabilme hakkına sahip biri olarak kabul edecek çocuklar yetiştirmiş olursunuz.

 Kız çocuklarına "kadın" kelimesini evlenene kadar yakıştıramazken, erkek çocuklara "adam" dayatmasını erken yaşta yapmayın.

 Erkek çocuklarınıza "tüm kadınlar, kızlar sana kurban olsun" gibi konuşmalar da yapmayın. Nitekim bunları kafasına kodlayan çocuklar ilerleyen yaşlarda, tüm kadınları tıpkı bir köle gibi görerek, kadınların kendilerine feda edilesi değersiz, önemsiz canlılar olduğunu düşünür.

 Şunu iyi bilmemiz gerekiyor ki; anne ve babalar erkek çocuklarının bilinç dışına neleri kodluyorsa, kodladıkları o bilgilerde çocuğun kaderini belirliyor.

Erkekleri gereğinden fazla yücelten toplumlarda "kadına şiddete hayır" demenin ne kadar etkisi olur bilmem ama benim diyeceğim şu ki; hem kadına şiddete hayır diyoruz hem de şiddete yatkın bireyleri anne ve baba olarak bizler yetiştiriyoruz...

  Geçmiş insanın kaderini oluşturur. Geçmişten bugüne gelen yanlış öğretiler, yerini daha doğru olmaya bırakmadıkça "kadına şiddete hayır" haykırışlarını daha çok duyarız...

Kadına sadece fiziksel değil, ruhsal, duygusal ve zihinsel şiddetinde bitmesini, herkesin farkındalığının artmasını ve tepkilerin, eylemlerin içselleştirilmesini diliyorum...

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.