Bülent Orakoğlu
Köşe Yazarı
Bülent Orakoğlu
 

EĞİTİMCİ GÖZÜYLE… OKULLAR AÇILIRKEN!!!

Okullarımız eğitim ve öğretime açılırken öğrencilerimiz okul yoluna koyulacaklar. Eğitimimizin amacı ne olması gerekir dersek? -Eğitimimiz önce milli, sonra da evrensel olmalı. -Eğitimimizin dili önce TÜRKÇE olarak kullanılmalı, sonra da YABANCI DİLLER araç olarak uygulanmalıdır. -Her öğrencimize ALTIN BİLEZİK gibi, bir meslek grubuna yönlendirebilecek eğitim sistemini uygulamalıyız. -Eğitimimizi “ Doğu ile Batı” “ Geçmişimizle Geleceğimiz” arasında köprü kurduracak bir eğitim modeli geliştirmeliyiz. -Ezberciliğe hayır. Sorgulamaya, muhakemeye evet. Düşündürebilen, araştırabilen ve çözüm üretme de kendini güvenen insanlar yetiştirebilen eğitim sistemini işlerlik kazandırmalıyız. -Ezberciliği teşvik etmeyen, anlayarak, mesele çözmeyi, fikir üretip kendini az öz ve güzel ifade etmeyi değerlendiren SINAV DÜZENİ getirilmeliyiz. -Temel eğitime göz önün de bulundurarak, orta öğretim de bir yandan matematiğe, bilgisayar yazılımı hazırlamağa, fen bilimlerine, diğer yandan geçmişimizde ki tarihimiz ile ilgili Türk Edebiyatına, Türk Tarihine, Felsefeye, doğa bilimlerine önem veren eğitim sistemimizi uygulamaya sokmalıyız. -Eskiden olduğu gibi öğretmenlerimiz de bir dalda uzmanlaşarak, sadece içi boş eğitim öğretim dersleriyle değil, öğretecekleri dalda derinine yetişecek, hatta her öğretmen adayı dalın da birer tez araştırması yaptırtılarak görev alanlarına yönlendirmeliyiz. - Ülke çapında eğitime ayrılan bütçe payı yükseltilerek, bu önemli yatırıma öncelik tanımalıyız. -Ara meslekler eğitimine önem verilmeli, mezun olanın yurt iktisadına, katkıda bulunacak tarz da teknikerler yetiştiren değerler olmasına sağlamalıyız. -Yükseköğretim de araştırmalar yaparak, bu günkü ÇÖMEZ EĞİTİME son vermeliyiz. - Ülkemizin belirlenecek dış siyasetin de; İktisadi siyaset ile eşgüdümlü bir bilim, teknik araştırma siyaseti ve üniversitelerimiz de devlet, ordu, sanayi işbirliğine sağlayacak eğitim modeli kurmalıyız. İyi güzel bunları öneri olarak getirdik de, hatta yazdık da aslında bunların uygulanması gerekmiyor mu? Ama bir bakıyoruz uygulanmakta olan eğitim sistemimiz acaba böyle mi uygulanıyor? Yoksa emperyalizmin güdümünde kapitalistlerin egemenliğinde uygulanmakta olan bir eğitim politikası mı uygulanıyor? Son yıllarda eğitim sistemimiz yazboz tahtası haline getirilmedi mi? Cumhuriyetimizin ilk yıllarında başlatılan İlköğretim ve orta öğretim hatta yükseköğretim modelimiz dünyada ki uygulanan en iyi eğitim modellerinden biriydi. O yıllarda eğitim modelimiz ATATÜRK’ ün Eğitim modeliyle çağdaş ve demokratik bir eğitim sistemi kurulmuştu. Son yıllarda artan nüfusumuz oranında bu eğitim modelimiz bozuldu. Kimler tarafından bozuldu. Tabi ki siyasi güçler tarafından bozuldu. Önce yavaş yavaş, sonra da son suret SIFIRLADILAR EĞİTİM SİSTEMİMİZİ. Şu hale bir bakın. ŞİMDİ; Öğrencilerimiz bir okula yazılıyor, derslere girip bir şeyler öğreneceğine, en önemlisi düşünme alışkanlığı edineceklerine bu çocuklarımız şimdi TEST ve TOST çocukları haline getirildiler. Konuların, ünitelerin ruhu yerine, bir takım ezberciliğe teşvik eden, SINAVLARI geçme taktiklerini öğrenecek, adları ALFABE ÇORBASINI andıran giriş sınavları uygulaması yürütülmektedir. Mesele çözme; Düşünme, düşündüğünü iyi ifade edebilme yeteneklerini ölçen sınavlar yerine A.B.C… Şıklarından birini işaretleyen sınavlar getirilerek, Her hangi bir üniversiteye herhangi bir dalda kapağı atmak fikri olgunlaştırılarak tesadüflere yer verilmektedir. Bu merhale de öğrencilerimizin ne için nasıl bir meslek edineceği önemli değil; Her şey tesadüf. Uygulanan bu sistemle öğrencilerimizin  %10 kadarı istediği sevdiği okullara gidebiliyor. İşte; Ülkemizin kaderini de %10’luk bu ALFEBE ÇORBASI belirliyor. Son yirmi yıldır uygulanan bu eğitim modeliyle demek ki ülkemiz de %90’ın yaptığı işten, mesleğinden nefret eden insanlar topluluğundan oluşmaktadır. Gerçi son yıllarda insanlara da LİYAKATLARINA göre iş verilmiyor da,  birilerinin hısımı, akrabası, yeğeni olacaksın ve ÇÖMEZLİK yeteneklerin de gelişmiş olacak. İşte o zaman iş bulabileceksin. Hele hele yükselebilmek için ise, ucu dışarıda ki cemiyetlere uygun olacaksın işte o zaman iş verecekler. Sen de bunlara inanacaksın. O zaman da; Bu ülke de VATANSEVER değil, VATANSATAR olabileceğine bilmelisin. Oysaki Eğitim; Geçmişimizden günümüze, günümüzden geleceğimize uzanan bir yoldur. Yanlış mı? Esen kalınız efendim.  
Ekleme Tarihi: 26 Ağustos 2019 - Pazartesi
Bülent Orakoğlu

EĞİTİMCİ GÖZÜYLE… OKULLAR AÇILIRKEN!!!

Okullarımız eğitim ve öğretime açılırken öğrencilerimiz okul yoluna koyulacaklar.
Eğitimimizin amacı ne olması gerekir dersek?
-Eğitimimiz önce milli, sonra da evrensel olmalı.
-Eğitimimizin dili önce TÜRKÇE olarak kullanılmalı, sonra da YABANCI DİLLER araç olarak uygulanmalıdır.
-Her öğrencimize ALTIN BİLEZİK gibi, bir meslek grubuna yönlendirebilecek eğitim sistemini uygulamalıyız.
-Eğitimimizi “ Doğu ile Batı” “ Geçmişimizle Geleceğimiz” arasında köprü kurduracak bir eğitim modeli geliştirmeliyiz.
-Ezberciliğe hayır. Sorgulamaya, muhakemeye evet. Düşündürebilen, araştırabilen ve çözüm üretme de kendini güvenen insanlar yetiştirebilen eğitim sistemini işlerlik kazandırmalıyız.
-Ezberciliği teşvik etmeyen, anlayarak, mesele çözmeyi, fikir üretip kendini az öz ve güzel ifade etmeyi değerlendiren SINAV DÜZENİ getirilmeliyiz.
-Temel eğitime göz önün de bulundurarak, orta öğretim de bir yandan matematiğe, bilgisayar yazılımı hazırlamağa, fen bilimlerine, diğer yandan geçmişimizde ki tarihimiz ile ilgili Türk Edebiyatına, Türk Tarihine, Felsefeye, doğa bilimlerine önem veren eğitim sistemimizi uygulamaya sokmalıyız.
-Eskiden olduğu gibi öğretmenlerimiz de bir dalda uzmanlaşarak, sadece içi boş eğitim öğretim dersleriyle değil, öğretecekleri dalda derinine yetişecek, hatta her öğretmen adayı dalın da birer tez araştırması yaptırtılarak görev alanlarına yönlendirmeliyiz.
- Ülke çapında eğitime ayrılan bütçe payı yükseltilerek, bu önemli yatırıma öncelik tanımalıyız.
-Ara meslekler eğitimine önem verilmeli, mezun olanın yurt iktisadına, katkıda bulunacak tarz da teknikerler yetiştiren değerler olmasına sağlamalıyız.
-Yükseköğretim de araştırmalar yaparak, bu günkü ÇÖMEZ EĞİTİME son vermeliyiz.
- Ülkemizin belirlenecek dış siyasetin de; İktisadi siyaset ile eşgüdümlü bir bilim, teknik araştırma siyaseti ve üniversitelerimiz de devlet, ordu, sanayi işbirliğine sağlayacak eğitim modeli kurmalıyız.
İyi güzel bunları öneri olarak getirdik de, hatta yazdık da aslında bunların uygulanması gerekmiyor mu?
Ama bir bakıyoruz uygulanmakta olan eğitim sistemimiz acaba böyle mi uygulanıyor?
Yoksa emperyalizmin güdümünde kapitalistlerin egemenliğinde uygulanmakta olan bir eğitim politikası mı uygulanıyor?
Son yıllarda eğitim sistemimiz yazboz tahtası haline getirilmedi mi?
Cumhuriyetimizin ilk yıllarında başlatılan İlköğretim ve orta öğretim hatta yükseköğretim modelimiz dünyada ki uygulanan en iyi eğitim modellerinden biriydi.
O yıllarda eğitim modelimiz ATATÜRK’ ün Eğitim modeliyle çağdaş ve demokratik bir eğitim sistemi kurulmuştu.
Son yıllarda artan nüfusumuz oranında bu eğitim modelimiz bozuldu.
Kimler tarafından bozuldu. Tabi ki siyasi güçler tarafından bozuldu.
Önce yavaş yavaş, sonra da son suret SIFIRLADILAR EĞİTİM SİSTEMİMİZİ.
Şu hale bir bakın. ŞİMDİ;
Öğrencilerimiz bir okula yazılıyor, derslere girip bir şeyler öğreneceğine, en önemlisi düşünme alışkanlığı edineceklerine bu çocuklarımız şimdi TEST ve TOST çocukları haline getirildiler.
Konuların, ünitelerin ruhu yerine, bir takım ezberciliğe teşvik eden, SINAVLARI geçme taktiklerini öğrenecek, adları ALFABE ÇORBASINI andıran giriş sınavları uygulaması yürütülmektedir.
Mesele çözme; Düşünme, düşündüğünü iyi ifade edebilme yeteneklerini ölçen sınavlar yerine A.B.C…
Şıklarından birini işaretleyen sınavlar getirilerek, Her hangi bir üniversiteye herhangi bir dalda kapağı atmak fikri olgunlaştırılarak tesadüflere yer verilmektedir.
Bu merhale de öğrencilerimizin ne için nasıl bir meslek edineceği önemli değil; Her şey tesadüf.
Uygulanan bu sistemle öğrencilerimizin  %10 kadarı istediği sevdiği okullara gidebiliyor.
İşte;
Ülkemizin kaderini de %10’luk bu ALFEBE ÇORBASI belirliyor.
Son yirmi yıldır uygulanan bu eğitim modeliyle demek ki ülkemiz de %90’ın yaptığı işten, mesleğinden nefret eden insanlar topluluğundan oluşmaktadır.
Gerçi son yıllarda insanlara da LİYAKATLARINA göre iş verilmiyor da,  birilerinin hısımı, akrabası, yeğeni olacaksın ve ÇÖMEZLİK yeteneklerin de gelişmiş olacak.
İşte o zaman iş bulabileceksin.
Hele hele yükselebilmek için ise, ucu dışarıda ki cemiyetlere uygun olacaksın işte o zaman iş verecekler.
Sen de bunlara inanacaksın.
O zaman da;
Bu ülke de VATANSEVER değil, VATANSATAR olabileceğine bilmelisin.
Oysaki Eğitim; Geçmişimizden günümüze, günümüzden geleceğimize uzanan bir yoldur.
Yanlış mı?
Esen kalınız efendim.
 
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.