Bülent Orakoğlu
Köşe Yazarı
Bülent Orakoğlu
 

GÜNÜMÜZ TÜRKİYE’SİNDE NELER OLUYOR?

Günümüz Türkiye’si; Kapitalistleşme, cemaatçilik sürecinin en ağır, en acılı biçimde yaşandığı süreçten geçmektedir. Demokrasiye inananların, Halkın yanında, demokratik mücadele verenlerin, İşçilerin, köylülerin, gençlerin, öğrencilerin, memurların, öğretmenlerin, avukatların namuslu kamu görevlilerinin, emekçi yurttaşlarımızın hedef alındığı bir ortamdan geçmekteyiz. Diktacı, mezhep ve ırk çatışmalarının yaşandığı ve körüklendiği bir toplum düzenine doğru yol almaktayız. Yaşanan her gün; Bir önceki gün; bir önceki güne oranla daha acı, daha eşitliksiz, daha pahalı bir gün olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu Türkiye; Demokrasiye inananlar için, Halkımızın bütünlüğüne savunanlar için, Emeği ve namusu ile yaşayanlar için, Kısaca faşizme ve cemaatlere karşı olanlar için, Barışçı, özgürlükçü, eşitlikçi, demokrat insanlar için, Bir cehenneme dönüştürülmektedir. Bu gidişe “DUR “ demenin, elbirliğiyle, gönül birliğiyle demokratik kavgaya sıvanmanın günlerini yaşıyoruz. Türkiye’nin egemen ve çağdaş yapılı yurttaşları, ekonomik güçleri… Öncelikle, kendilerinden kaynaklanmış bir bunalımı uyarlamanın, bulanımdan yararlanıp, daha çok, daha çok kazanmanın çabasında gözüküyorlar bu gün. Kapitalist düzen, kendi bunalımının faturasını, her geçen gün daha ağır biçimde halk kitlelerimize ödetmeye çalışıyor. Zenginlere ve güçlülere karşı hoşgörülü davranıp, güçsüzlere karşı alabildiğine acımasız olmanın yollarını bulmaya çalışmaktadırlar. Kapitalist düzenin felsefesi sömürüdür. Bayraktarı da, eşitsizlik, Silahtarı da, baskıdır… Bakıyorum da bugün vergi… vergi… vergi. Her gün vergi. Her gün zam… Türkiye adına konuşup karar alanlar, ya da böyle yaptıklarını sananlar, Türk halkı ve emekçilerden yükselen acı yakınmalardan çok, Uluslararası kapitalizmin ve emperyalizmin fısıldadıklarına kulak vermektedirler. Bir uğursuz oyun, giderek daha acı görüntüler ve daha da acımasızlaşan oyuncularla Türkiye üzerinde, Yurttaşlarımızın alın teri ve göz nuru üzerinde sahnelenmeye çalışılmaktadır. Bu durumu değiştirebilmek için; Demokrasiye, Yaşamımıza, Çocuklarımızın geleceğine, Yurdumuz insanın yarınlarına, Halkımızın birliğine, Gereksinim olduğuna inanıyorum. Türkiye’mizin yaşadığı bunalım gökten zembille indirilmiş değildir. Bunalım, bir rastlantı sonucun da çıkmış hiç değildir. Egemen güçler, kendi öncelikleri ve ayrıcalıkları üzerine halkın projektörleri yönelmesin diye, Kendi sınıfsal çıkarlarıyla bunalım arasındaki beraberlik gözler önüne serilmesin diye, Ekonomik ve sosyal bunalımı, kültür, yönetim ve ahlak yozlaşmasını hep rastlantıya, kadere, hükümetlerin kötü yönetimlerine bağlamaktadır. Bugün yaşanılan bu bunalım; Kesinlikle, kurulu düzenin bunalımıdır. Onların düşünceleri, Onların benciliği, Onların alışkanlıkları, Onların bilgisizliği ve çıkarcılığıdır. … ve bu bunalıma aşacak olan, onlara rağmen aşacak olan TÜRKİYE HALKI ve TÜRK MİLLETİDİR. Esen kalınız efendim.
Ekleme Tarihi: 18 Kasım 2019 - Pazartesi
Bülent Orakoğlu

GÜNÜMÜZ TÜRKİYE’SİNDE NELER OLUYOR?

Günümüz Türkiye’si;

Kapitalistleşme, cemaatçilik sürecinin en ağır, en acılı biçimde yaşandığı süreçten geçmektedir.

Demokrasiye inananların,

Halkın yanında, demokratik mücadele verenlerin,

İşçilerin, köylülerin, gençlerin, öğrencilerin, memurların, öğretmenlerin, avukatların namuslu kamu görevlilerinin, emekçi yurttaşlarımızın hedef alındığı bir ortamdan geçmekteyiz.

Diktacı, mezhep ve ırk çatışmalarının yaşandığı ve körüklendiği bir toplum düzenine doğru yol almaktayız.

Yaşanan her gün;

Bir önceki gün; bir önceki güne oranla daha acı, daha eşitliksiz, daha pahalı bir gün olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu Türkiye;

Demokrasiye inananlar için,

Halkımızın bütünlüğüne savunanlar için,

Emeği ve namusu ile yaşayanlar için,

Kısaca faşizme ve cemaatlere karşı olanlar için,

Barışçı, özgürlükçü, eşitlikçi, demokrat insanlar için,

Bir cehenneme dönüştürülmektedir.

Bu gidişe “DUR “ demenin, elbirliğiyle, gönül birliğiyle demokratik kavgaya sıvanmanın günlerini yaşıyoruz.

Türkiye’nin egemen ve çağdaş yapılı yurttaşları, ekonomik güçleri…

Öncelikle, kendilerinden kaynaklanmış bir bunalımı uyarlamanın, bulanımdan yararlanıp, daha çok, daha çok kazanmanın çabasında gözüküyorlar bu gün.

Kapitalist düzen, kendi bunalımının faturasını, her geçen gün daha ağır biçimde halk kitlelerimize ödetmeye çalışıyor.

Zenginlere ve güçlülere karşı hoşgörülü davranıp, güçsüzlere karşı alabildiğine acımasız olmanın yollarını bulmaya çalışmaktadırlar.

Kapitalist düzenin felsefesi sömürüdür.

Bayraktarı da, eşitsizlik,

Silahtarı da, baskıdır…

Bakıyorum da bugün vergi… vergi… vergi.

Her gün vergi. Her gün zam…

Türkiye adına konuşup karar alanlar, ya da böyle yaptıklarını sananlar,

Türk halkı ve emekçilerden yükselen acı yakınmalardan çok,

Uluslararası kapitalizmin ve emperyalizmin fısıldadıklarına kulak vermektedirler.

Bir uğursuz oyun, giderek daha acı görüntüler ve daha da acımasızlaşan oyuncularla Türkiye üzerinde, Yurttaşlarımızın alın teri ve göz nuru üzerinde sahnelenmeye çalışılmaktadır.

Bu durumu değiştirebilmek için;

Demokrasiye,

Yaşamımıza,

Çocuklarımızın geleceğine,

Yurdumuz insanın yarınlarına,

Halkımızın birliğine,

Gereksinim olduğuna inanıyorum.

Türkiye’mizin yaşadığı bunalım gökten zembille indirilmiş değildir.

Bunalım, bir rastlantı sonucun da çıkmış hiç değildir.

Egemen güçler, kendi öncelikleri ve ayrıcalıkları üzerine halkın projektörleri yönelmesin diye,

Kendi sınıfsal çıkarlarıyla bunalım arasındaki beraberlik gözler önüne serilmesin diye,

Ekonomik ve sosyal bunalımı, kültür, yönetim ve ahlak yozlaşmasını hep rastlantıya, kadere, hükümetlerin kötü yönetimlerine bağlamaktadır.

Bugün yaşanılan bu bunalım;

Kesinlikle, kurulu düzenin bunalımıdır.

Onların düşünceleri,

Onların benciliği,

Onların alışkanlıkları,

Onların bilgisizliği ve çıkarcılığıdır.

… ve bu bunalıma aşacak olan, onlara rağmen aşacak olan TÜRKİYE HALKI ve TÜRK MİLLETİDİR.

Esen kalınız efendim.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.