Bülent Orakoğlu
Köşe Yazarı
Bülent Orakoğlu
 

İSTİKRA, BUNALIM VE ÇIKAR

İstikrarın anlamı sözlükte “Bir halde kararlı olmadır”. İstikrarlı olmak ise, dengeyi sağlamak, sağlam adımlarla devam etmektir. Kararlı olma ve bozuntuya uğramamaktır. Ama Emperyalizmin sözlüğünde ise istikrarın anlamı, az gelişmiş ülkeler de yaşayan insanların, azınlıkta olan kapitalist olan ezenlerinin, çoğunluktaki ezilenleri ezmesi anlamına gelmektedir. Hatta bu gün İstikrar; Dünya’ da ABD denilen bu zalimin çıkarlarının korunması anlamına gelmektedir. Çıkarları olan bu gibi ülkelerde, ya da ülkelerin yönetimlerinde, yönetim biçimleri bile önemsenmemektedir. Bu tip az gelişmiş ülkelerde insan hakları ihlalleri olmaktadır. Bu yöntemle idare edilen ülkeler de, kral olmuşsun, diktatör olmuşsun, demokratik olmuşsun hiç mi önemi yoktur. ABD’nin ve onun yardakçıları, işbirlikçileri bu yönteme hiçbir zaman önemsemezler. Daha da önemlisi böyle yönetimle idare edilen ülkelerde, bir adamı elde etmek ve o kanalla toplumunu denetlemek daha kolay olmaktadır. Yeter ki bunlar; ABD’nin ve işbirlikçilerinin çıkarlarına engel olmasınlar. … ve asıl önemlisi de; ABD’nin yıkıcı aşamaya gelmemesi koşuluyla, o ülkelerde bunalımlar olmalıdır ki, krizler çıkabilsin. Böyle ülkeler arasında, düşük seviyeli silahlı çatışmaya kadar uzanan bunalımlar ve krizler olmalıdır. Neden mi? Bu bunalımlar o ülkelere çözümsüzlüğe götürür. Böylece; ABD o ülkelerin politikalarında etken olur. Daha da önemlisi işbirlikçi sınıflarıyla o ülkelerin politikalarını yönlendirir. Bu gün bizim ülkemizin en büyük sorunu Kıbrıs sorunudur. Yıllardır çözümleyebildik mi? Bu gün bizim Güneydoğu’daki sınırlarımızda oluşan terör olaylarını, Çözümleye bildik mi? Bu gün ülkemizde ki, cemaat kalkışmalarını Çözümleye bildik mi? Biz ülke olarak bu soruların yanıtlarını yıllardır arar dururuz. Çözümleye biliyor muyuz? Yıllardır oynanan oyunların kurallarına ve sonuçlarına bakarak “Hayır” diye yanıtlaya biliyor muyuz? Bu gün Kıbrıs sorunumuzu, ABD ve onun işbirlikçileri çözüm üretmek için çaba gösteriyorlar mı? ABD ve işbirlikçileri bunalımın sürmesini ve sürdürülmesini istemektedirler. Biz de kuzu kuzu bakmak durumunda kalıyoruz. İşin ucunda; Türkiye’nin gelişmesine, kalkınmasına asla ve asla istememektedirler. Çünkü; Gelişen ve kalkınan bir TÜRKİYE onlar için tehlikelidir. Türkiye’nin gelişme ve kalkınma yolunda attığı adımlarla bağımsız bir siyaset ve artan bir güç oluşturacağına bilmektedirler. Sonuç ta Türkiye, Orta Doğu’da bir güç oluşturacağına inanmaktadırlar. Bu güçte emperyalizmin çıkarları için tehlikelidir. ABD; Orta Doğu ve birleşik emperyal güçleri açısından taşıdığı stratejik önemi devam ettirmek istemektedir. Çünkü bu bölge; Siyasi, Askeri, Ekonomik, Çıkarların birleştiği ve kesiştiği en önemli kavşak noktasıdır. Çünkü; Orta doğu petrolü batı için hayati önem taşımaktadır. Bundan dolayı bu bölgenin istikrarlı ve sürekli bir kalkınma içinde olmasında bizin çok büyük bir çıkarımız vardır. Bu çıkarı Amerika ister mi? Avrupalı Emperyaller ister mi? HAYIR. Neden hayır? Türkiye’nin bölgede lider olmasını istememektedirler. Bunun için emperyal güçler Türkiye’yi içte ve dışta bunalımlar içinde bırakmak, ABD’nin güvenliği ve çıkarları için gereklidir. Eeeee… Yetti de arttı bile. İstikrarlı sosyal demokrasili günler dileklerimle. Esen kalınız efendim.
Ekleme Tarihi: 14 Ekim 2019 - Pazartesi
Bülent Orakoğlu

İSTİKRA, BUNALIM VE ÇIKAR

İstikrarın anlamı sözlükte “Bir halde kararlı olmadır”.

İstikrarlı olmak ise, dengeyi sağlamak, sağlam adımlarla devam etmektir. Kararlı olma ve bozuntuya uğramamaktır.

Ama

Emperyalizmin sözlüğünde ise istikrarın anlamı, az gelişmiş ülkeler de yaşayan insanların, azınlıkta olan kapitalist olan ezenlerinin, çoğunluktaki ezilenleri ezmesi anlamına gelmektedir.

Hatta bu gün

İstikrar; Dünya’ da ABD denilen bu zalimin çıkarlarının korunması anlamına gelmektedir.

Çıkarları olan bu gibi ülkelerde, ya da ülkelerin yönetimlerinde, yönetim biçimleri bile önemsenmemektedir.

Bu tip az gelişmiş ülkelerde insan hakları ihlalleri olmaktadır.

Bu yöntemle idare edilen ülkeler de, kral olmuşsun, diktatör olmuşsun, demokratik olmuşsun hiç mi önemi yoktur.

ABD’nin ve onun yardakçıları, işbirlikçileri bu yönteme hiçbir zaman önemsemezler.

Daha da önemlisi böyle yönetimle idare edilen ülkelerde, bir adamı elde etmek ve o kanalla toplumunu denetlemek daha kolay olmaktadır.

Yeter ki bunlar;

ABD’nin ve işbirlikçilerinin çıkarlarına engel olmasınlar.

… ve asıl önemlisi de;

ABD’nin yıkıcı aşamaya gelmemesi koşuluyla, o ülkelerde bunalımlar olmalıdır ki, krizler çıkabilsin.

Böyle ülkeler arasında, düşük seviyeli silahlı çatışmaya kadar uzanan bunalımlar ve krizler olmalıdır.

Neden mi?

Bu bunalımlar o ülkelere çözümsüzlüğe götürür.

Böylece;

ABD o ülkelerin politikalarında etken olur.

Daha da önemlisi işbirlikçi sınıflarıyla o ülkelerin politikalarını yönlendirir.

Bu gün bizim ülkemizin en büyük sorunu Kıbrıs sorunudur.

Yıllardır çözümleyebildik mi?

Bu gün bizim Güneydoğu’daki sınırlarımızda oluşan terör olaylarını,

Çözümleye bildik mi?

Bu gün ülkemizde ki, cemaat kalkışmalarını

Çözümleye bildik mi?

Biz ülke olarak bu soruların yanıtlarını yıllardır arar dururuz.

Çözümleye biliyor muyuz?

Yıllardır oynanan oyunların kurallarına ve sonuçlarına bakarak “Hayır” diye yanıtlaya biliyor muyuz?

Bu gün Kıbrıs sorunumuzu, ABD ve onun işbirlikçileri çözüm üretmek için çaba gösteriyorlar mı?

ABD ve işbirlikçileri bunalımın sürmesini ve sürdürülmesini istemektedirler.

Biz de kuzu kuzu bakmak durumunda kalıyoruz.

İşin ucunda;

Türkiye’nin gelişmesine, kalkınmasına asla ve asla istememektedirler.

Çünkü;

Gelişen ve kalkınan bir TÜRKİYE onlar için tehlikelidir. Türkiye’nin gelişme ve kalkınma yolunda attığı adımlarla bağımsız bir siyaset ve artan bir güç oluşturacağına bilmektedirler.

Sonuç ta Türkiye, Orta Doğu’da bir güç oluşturacağına inanmaktadırlar.

Bu güçte emperyalizmin çıkarları için tehlikelidir.

ABD; Orta Doğu ve birleşik emperyal güçleri açısından taşıdığı stratejik önemi devam ettirmek istemektedir.

Çünkü bu bölge;

Siyasi,

Askeri,

Ekonomik,

Çıkarların birleştiği ve kesiştiği en önemli kavşak noktasıdır.

Çünkü;

Orta doğu petrolü batı için hayati önem taşımaktadır.

Bundan dolayı bu bölgenin istikrarlı ve sürekli bir kalkınma içinde olmasında bizin çok büyük bir çıkarımız vardır.

Bu çıkarı Amerika ister mi?

Avrupalı Emperyaller ister mi?

HAYIR. Neden hayır?

Türkiye’nin bölgede lider olmasını istememektedirler.

Bunun için emperyal güçler Türkiye’yi içte ve dışta bunalımlar içinde bırakmak, ABD’nin güvenliği ve çıkarları için gereklidir.

Eeeee… Yetti de arttı bile.

İstikrarlı sosyal demokrasili günler dileklerimle.

Esen kalınız efendim.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.