Bülent Orakoğlu
Köşe Yazarı
Bülent Orakoğlu
 

NASIL BİR EĞİTİM ?

Türk Milli Eğitim Sistemi’nin, uygulanmakta olan günümüzdeki durumu alenen meydandadır. Okul öncesi eğitimimizden tutun da, yüksekokullara hatta üniversitelerimize kadar, her alanda her branşta, ciddi sorunlar içerdiği aşikardır. Bu gün uygulanmakta olan eğitimle; Gelir gruplarına göre, eğitim yapılmaktadır. Öğrenciler arasında fırsat eşitliğinin giderek derinleştiğini görüyor ve yaşıyoruz. Öğrencilerimizin ve gençlerimizin bir meslek sahibi olabilmeleri için, sağlam ilkeli uygulanabilir eğitim sistemimiz olması gerekir. Güvenli bir lise mezunu olan bu gençlerimizin enerjileri bugün boşa gitmektedir. Bu gençlerimizin yetenekleri gittikçe körelmekte ve tesadüfe bırakılmaktadır. Öğrencilerimiz kendilerine, toplumumuza, ülkemize yarınlarına güvensizlik ve umutsuzluk penceresinden bakmaktadırlar. Son yüzyılın eğitim tarihini baktığımız zaman, çok sayıda eğitim programının denendiğini görüyoruz. Bugün sadece; Orta öğretimde liselerimizin çeşitliliğini baktığımız da bile bunu rahatlıkla görebiliyoruz. Bugün normal lise, süper lise,  Anadolu Lisesi, İmam Hatip Lisesi, Fen Lisesi, Meslek Liseleri gibi vb… liseler oluşturulmuş durumda. Bu kadar lise çeşidi dünyanın gelişmiş ülkelerinde bile yoktur. Ülkemizdeki, sınav sistemleri ile lise mezunu öğrencilerimiz, üniversitelerimize veya yüksekokullarımıza şans eseri yerleştirilmektedir. Çünkü bu sistemimizin doğruluğu tartışılıp duruyor. Ülkemiz eğitim sistemi güçlü ve istikrarlı, hür ve demokratik bir toplum düzeninin yaratılmasına salık vermemektedir. Yurttaşlarımızın sahip olmaları gereken demokrasi bilincinin, yurdumuza ait yönetim şeklinin bizlere idare edenlerin, anlayış ve davranışlarına bağlı kalınmaktadır. Nasıl bir eğitim olmalı dersek; Bu sorunumuz tek bir cümle ile yanıt bulunabilir. Eğitim ve öğretim, insan beyninin sağlıklı gelişmesini, sağlıklı çalışmasını ve işlevlerini tam olarak yerine getirebilmesini sağlayan bir nitelikte olmalıdır. Konuşmanın, görmenin, düşünmenin, akıl yürütmenin, yorumlamanın, duyguların, algıların, hatıraların,  cinsel ve dinsel duygu ve düşüncelerin, sanatsal ve kültürel becerilerin, kısacası insani değerlerin, insani faaliyetlerin merkezi neresidir dediğimiz de herhalde insan beyninden başkası değildir deriz. Bu gün eğitimimizde; Bu gidiş doğru bir gidiş değildir. Bu gidiş iyiye, güzele, bilime gidiş yolu hiç mi hiç değildir. Önerilerime yazmak istiyorum. Eğitim sistemimizin yeniden örgütlenebilmesi için; Milli Eğitim Bakanlığımız, Eğitim sendikalarımız, Öğrenci veli derneklerimiz, Demokratik kitle örgütlerimiz, Üniversitedeki akademik örgütlerimiz, Talim Terbiye Kurulu pedagoji uzmanlarımız, Bu işi ortaklaşa olarak, siyasetten uzak bir ortamda değerlendirmeli, çalışma ortamı hazırlamalı ve böylece de ülkemize uygun bir eğitim modeli ortaya koymalıdırlar. … Ve böylece; Eğitim sistemimiz, bilimsel, demokratik ve laik bir yapıya kavuşturulmalıdır. Eğitim sistemimiz de bütün yöneticilerimiz atamayla değil seçimle iş başına getirilmelidir. Talim Terbiye Kurulumuz siyasal iktidarların güdümünden kurtulmalıdır. Eğitim Sistemimiz “SÖZDE LAİK” olmaması için, devlet dinsel alandan çekilmelidir. Meslek lisesi statüsü ile kurulan İmam Hatip Okulları asıl işlevlerine döndürülmelidir. Öğretmen yetiştirme düzenimiz yeniden düzenlenmelidir. Okullarımızdaki ders kitaplarımız rant alanı olmaktan çıkarılmalıdır. Üniversiteye giriş sınavları, ölçme değerlendirme mekanizmaları yeniden günümüz koşullarına uygun hale getirilmelidir. Son söz olarak da: Uygulanmakta olan bu eğitimle de; Kimse bu rezilliğe demokrasi ile eğitim filan demesin.!!! Sevgiyle kalın, dostça kalın. Esen kalınız efendim.  
Ekleme Tarihi: 25 Şubat 2019 - Pazartesi
Bülent Orakoğlu

NASIL BİR EĞİTİM ?

Türk Milli Eğitim Sistemi’nin, uygulanmakta olan günümüzdeki durumu alenen meydandadır.
Okul öncesi eğitimimizden tutun da, yüksekokullara hatta üniversitelerimize kadar, her alanda her branşta, ciddi sorunlar içerdiği aşikardır.
Bu gün uygulanmakta olan eğitimle;
Gelir gruplarına göre, eğitim yapılmaktadır.
Öğrenciler arasında fırsat eşitliğinin giderek derinleştiğini görüyor ve yaşıyoruz.
Öğrencilerimizin ve gençlerimizin bir meslek sahibi olabilmeleri için, sağlam ilkeli uygulanabilir eğitim sistemimiz olması gerekir.
Güvenli bir lise mezunu olan bu gençlerimizin enerjileri bugün boşa gitmektedir.
Bu gençlerimizin yetenekleri gittikçe körelmekte ve tesadüfe bırakılmaktadır.
Öğrencilerimiz kendilerine, toplumumuza, ülkemize yarınlarına güvensizlik ve umutsuzluk penceresinden bakmaktadırlar.
Son yüzyılın eğitim tarihini baktığımız zaman, çok sayıda eğitim programının denendiğini görüyoruz.
Bugün sadece;
Orta öğretimde liselerimizin çeşitliliğini baktığımız da bile bunu rahatlıkla görebiliyoruz.
Bugün normal lise, süper lise,
 Anadolu Lisesi, İmam Hatip Lisesi, Fen Lisesi, Meslek Liseleri gibi vb… liseler oluşturulmuş durumda.
Bu kadar lise çeşidi dünyanın gelişmiş ülkelerinde bile yoktur.
Ülkemizdeki, sınav sistemleri ile lise mezunu öğrencilerimiz, üniversitelerimize veya yüksekokullarımıza şans eseri yerleştirilmektedir.
Çünkü bu sistemimizin doğruluğu tartışılıp duruyor.
Ülkemiz eğitim sistemi güçlü ve istikrarlı, hür ve demokratik bir toplum düzeninin yaratılmasına salık vermemektedir.
Yurttaşlarımızın sahip olmaları gereken demokrasi bilincinin, yurdumuza ait yönetim şeklinin bizlere idare edenlerin, anlayış ve davranışlarına bağlı kalınmaktadır.
Nasıl bir eğitim olmalı dersek;
Bu sorunumuz tek bir cümle ile yanıt bulunabilir.
Eğitim ve öğretim, insan beyninin sağlıklı gelişmesini, sağlıklı çalışmasını ve işlevlerini tam olarak yerine getirebilmesini sağlayan bir nitelikte olmalıdır.
Konuşmanın, görmenin, düşünmenin, akıl yürütmenin, yorumlamanın, duyguların, algıların, hatıraların,  cinsel ve dinsel duygu ve düşüncelerin, sanatsal ve kültürel becerilerin, kısacası insani değerlerin, insani faaliyetlerin merkezi neresidir dediğimiz de herhalde insan beyninden başkası değildir deriz.
Bu gün eğitimimizde;
Bu gidiş doğru bir gidiş değildir.
Bu gidiş iyiye, güzele, bilime gidiş yolu hiç mi hiç değildir.
Önerilerime yazmak istiyorum.
Eğitim sistemimizin yeniden örgütlenebilmesi için;
Milli Eğitim Bakanlığımız,
Eğitim sendikalarımız,
Öğrenci veli derneklerimiz,
Demokratik kitle örgütlerimiz,
Üniversitedeki akademik örgütlerimiz,
Talim Terbiye Kurulu pedagoji uzmanlarımız,
Bu işi ortaklaşa olarak, siyasetten uzak bir ortamda değerlendirmeli, çalışma ortamı hazırlamalı ve böylece de ülkemize uygun bir eğitim modeli ortaya koymalıdırlar.
… Ve böylece;
Eğitim sistemimiz, bilimsel, demokratik ve laik bir yapıya kavuşturulmalıdır.
Eğitim sistemimiz de bütün yöneticilerimiz atamayla değil seçimle iş başına getirilmelidir.
Talim Terbiye Kurulumuz siyasal iktidarların güdümünden kurtulmalıdır.
Eğitim Sistemimiz “SÖZDE LAİK” olmaması için, devlet dinsel alandan çekilmelidir.
Meslek lisesi statüsü ile kurulan İmam Hatip Okulları asıl işlevlerine döndürülmelidir.
Öğretmen yetiştirme düzenimiz yeniden düzenlenmelidir.
Okullarımızdaki ders kitaplarımız rant alanı olmaktan çıkarılmalıdır.
Üniversiteye giriş sınavları, ölçme değerlendirme mekanizmaları yeniden günümüz koşullarına uygun hale getirilmelidir.
Son söz olarak da:
Uygulanmakta olan bu eğitimle de;
Kimse bu rezilliğe demokrasi ile eğitim filan demesin.!!!
Sevgiyle kalın, dostça kalın.
Esen kalınız efendim.
 
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.