Bülent Orakoğlu
Köşe Yazarı
Bülent Orakoğlu
 

SINAVLAR MI?...

Maraton başlıyor. Koş koşa bilirsen. Ulaş ulaşa bilirsen. İlk önce LGS. Takip eden iki hafta sonra üniversite Sınavı. Daha önceki yıllarda OKS, SBS, TEOG, ÖSS, KPSS, AÖF TUS gibi birçok sınav yerleşmişti bünyemize. Sonuçta  hep sınav… sınav …  sınav … İdi. Sınavlar yaklaştıkça öğrencilerden fazla, öğrenci velileri, analar, babalar daha fazla heyecanlanmaya başlıyorlar. Her zaman eğitim sistemimizde bir takım değişiklikler olur, her değişiklikte veliler isyan bayrağını çeker. Sonuçta çekilen bu isyan bayrağı bir işe yaramaz. Bakıyorum da değişen bir şey oluyor mu?... Hayır… Hayır… Hayır. Aynen bu sınavlar yine uygulanıp öğrenci üzerinde başarı çizelgesi oluşturmaya devam ediliyor. Şimdi bakıyorum da öğrenci velilerinden bir çıt bile çıkmıyor şimdi. Yoksa bu sistemden veliler olarak memnunlar mı? Diye düşünüyorum. Neden acaba buraya kadar getirildik. Bence öğrencilerde, velilerde çok yorgunlar bu eğitim sistemiyle. Sanki hiçbir şey umurların da değilmiş gibi geliyor. Umursamazlık diz boyu almış yürümüş. Bugün velilerimizin sınav öncesi ve sonrası tavırları, şimdikinden farklı değilse, eyvah eyvah demek geliyor içimden. Çünkü sınav dönemlerindeki heyecanın fazlası ne kadar zararlıysa,  Hiç olmaması da bir o kadar tedirgin edici olur !!! ... Nedenleri üzerin de duracak olursak, en önemlisi eğitime olan inançlarının azalmış olmasıdır. Ki bu konu üzerinde mutlaka kafa yorulması gerekmektedir. Bundan Beş, on yıl önceye kadar bir çocuğun olmazsa olmazı eğitim yapmaktı. Aileler yemez, içmez, gezmez çocuklarının geleceği için her türlü özveriyi katlanırlar ve iyi yerlere girsinler diye canla başla çalışırlardı. Bugün eğitimle ilgili MOTİVASYONUN dibe vurduğu yıllara yaşıyoruz. Milli Eğitim Sistemimizde her iki yılda bir sistem değişikliğine gidilmektedir. Bugün birçok dersi zayıf ya da yetersiz bile olsa bir öğrencinin sınıf geçebildiğini görüyor ve yaşıyoruz. Bu çocuklar diploma alsalar bile ne işe yarayacak o alınan diploma. O. diplomayla ne iş yapacaklar. Paralı okulların artması ile o, okulların en iyileri değil,  En iyi torpili de bularak hayata en iyi bir şekilde başlangıç yapabilen öğrencileri de görüyoruz. Şimdi de Lise sisteminde önemli değişiklikler söz konusu. Bu değişiklikler birkaç yıla varmaz ilk ve ortaokullara da ziyaret edeceği kanısındayım. Halbu ki; Sınav odaklı eğitimden kurtulmanın yolu, umut tacirlerinden vaz geçip doğru yönlendirmeden geçiyor. Sınav odaklı eğitim sisteminden kurtulmak için; Çocuklarımıza daha iyi bir gelecek sunmak için, yapılması gereken en önemli düşüncelerin başında, Sınavlar için harcanan para ve emeği, okullar arasındaki donanım için harcasak, Eğitimde ALAN okullarını kursak. En yakınımızdaki okul, en uzaktakinden daha iyi hale gelerek, ilgi ve yetenekler doğrultusunda yapılacak doğru yönlendirme ve adil bir öiçme değerlendirme sistemiyle hiçbir kimse boş hayaller peşinde koşamaz. Eğitim kafa karışıklığını sevmez. Basit olan daima güzeldir. İyi insan, iyi yurttaş, mutlu bir gençlik yetiştirelim. Gerisi kendiliğinden gelecektir. Bugün kurulan eğitim sistemimiz KAPİTALİST EĞİTİM sistemi olmaya devam ediyor. Bu vesile ile tüm öğrencilerimizin, tüm yurttaşlarımızın, tüm okuyucularımızın RAMAZAN BAYRAMLARINI en içten duygularımla kutlar, Her kesin yaşamının gönlünce olmasını salık veririm. Esen kalınız efendim.  
Ekleme Tarihi: 07 Haziran 2019 - Cuma
Bülent Orakoğlu

SINAVLAR MI?...

Maraton başlıyor. Koş koşa bilirsen. Ulaş ulaşa bilirsen.
İlk önce LGS.
Takip eden iki hafta sonra üniversite Sınavı.
Daha önceki yıllarda OKS, SBS, TEOG, ÖSS, KPSS, AÖF TUS gibi birçok sınav yerleşmişti bünyemize.
Sonuçta  hep sınav… sınav …  sınav … İdi.
Sınavlar yaklaştıkça öğrencilerden fazla, öğrenci velileri, analar, babalar daha fazla heyecanlanmaya başlıyorlar.
Her zaman eğitim sistemimizde bir takım değişiklikler olur, her değişiklikte veliler isyan bayrağını çeker. Sonuçta çekilen bu isyan bayrağı bir işe yaramaz.
Bakıyorum da değişen bir şey oluyor mu?...
Hayır… Hayır… Hayır.
Aynen bu sınavlar yine uygulanıp öğrenci üzerinde başarı çizelgesi oluşturmaya devam ediliyor.
Şimdi bakıyorum da öğrenci velilerinden bir çıt bile çıkmıyor şimdi.
Yoksa bu sistemden veliler olarak memnunlar mı? Diye düşünüyorum.
Neden acaba buraya kadar getirildik.
Bence öğrencilerde, velilerde çok yorgunlar bu eğitim sistemiyle.
Sanki hiçbir şey umurların da değilmiş gibi geliyor.
Umursamazlık diz boyu almış yürümüş.
Bugün velilerimizin sınav öncesi ve sonrası tavırları, şimdikinden farklı değilse, eyvah eyvah demek geliyor içimden.
Çünkü sınav dönemlerindeki heyecanın fazlası ne kadar zararlıysa,
 Hiç olmaması da bir o kadar tedirgin edici olur !!! ...
Nedenleri üzerin de duracak olursak, en önemlisi eğitime olan inançlarının azalmış olmasıdır.
Ki bu konu üzerinde mutlaka kafa yorulması gerekmektedir.
Bundan Beş, on yıl önceye kadar bir çocuğun olmazsa olmazı eğitim yapmaktı.
Aileler yemez, içmez, gezmez çocuklarının geleceği için her türlü özveriyi katlanırlar ve iyi yerlere girsinler diye canla başla çalışırlardı.
Bugün eğitimle ilgili MOTİVASYONUN dibe vurduğu yıllara yaşıyoruz.
Milli Eğitim Sistemimizde her iki yılda bir sistem değişikliğine gidilmektedir.
Bugün birçok dersi zayıf ya da yetersiz bile olsa bir öğrencinin sınıf geçebildiğini görüyor ve yaşıyoruz.
Bu çocuklar diploma alsalar bile ne işe yarayacak o alınan diploma.
O. diplomayla ne iş yapacaklar.
Paralı okulların artması ile o, okulların en iyileri değil,
 En iyi torpili de bularak hayata en iyi bir şekilde başlangıç yapabilen öğrencileri de görüyoruz.
Şimdi de Lise sisteminde önemli değişiklikler söz konusu.
Bu değişiklikler birkaç yıla varmaz ilk ve ortaokullara da ziyaret edeceği kanısındayım.
Halbu ki;
Sınav odaklı eğitimden kurtulmanın yolu, umut tacirlerinden vaz geçip doğru yönlendirmeden geçiyor.
Sınav odaklı eğitim sisteminden kurtulmak için;
Çocuklarımıza daha iyi bir gelecek sunmak için, yapılması gereken en önemli düşüncelerin başında,
Sınavlar için harcanan para ve emeği, okullar arasındaki donanım için harcasak,
Eğitimde ALAN okullarını kursak.
En yakınımızdaki okul, en uzaktakinden daha iyi hale gelerek, ilgi ve yetenekler doğrultusunda yapılacak doğru yönlendirme ve adil bir öiçme değerlendirme sistemiyle hiçbir kimse boş hayaller peşinde koşamaz.
Eğitim kafa karışıklığını sevmez.
Basit olan daima güzeldir.
İyi insan, iyi yurttaş, mutlu bir gençlik yetiştirelim.
Gerisi kendiliğinden gelecektir.
Bugün kurulan eğitim sistemimiz KAPİTALİST EĞİTİM sistemi olmaya devam ediyor.
Bu vesile ile tüm öğrencilerimizin, tüm yurttaşlarımızın, tüm okuyucularımızın RAMAZAN BAYRAMLARINI en içten duygularımla kutlar,
Her kesin yaşamının gönlünce olmasını salık veririm.
Esen kalınız efendim.
 
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.