Bülent Orakoğlu
Köşe Yazarı
Bülent Orakoğlu
 

YENİ YILIMIZ…

31 Aralık 2018. Bir yıl daha bitti. … ve ardından yeni bir yıl, yeni bir yaşam daha geldi. 2019 Hoş Geldin. “YENİ”  bir daim. “ESKİ” sözcüğünün karşıtıdır. Eski geride kalandır. Mazide kalandır. Tarihin derinliklerinde yerini alandır. Yeni ise umudun adıdır. Yeni geleceğimizin yaşam biçimidir. Bu nedenle de yeni sözcüğü geleceğe, yarınlara umuda bir algı üretir. Nerede? İnsanların beyinlerinde. “YENİ YIL” bu anlamıyla yeni bir umudun yeşermesini; İyiden güzele, Emekten insanlığa, Hukuktan adalete, Sevgiden barışa uzanan, Herkesin beklentisi ve yaşam dileğidir. Bu söylemleri ortaklaştırmamızı sağlayan dilek ve duyguların merkezinin ortak adıdır. Ülkemiz de; Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, hayat durmadan akıp gidiyor. Bu hayat nerede akıyor? Bir su da… Bu su da, inanın ikinci kez yıkanılmıyor. Hayatımızın akışı, insanlarımızın özgürleşmesi, demokratik hukuk devletinin ve evrensel barışın sağlanmasına dair umutlar yeşeriyor. Eşitlik ve adalet duygularının hayata geçtiği, aydınlık bir TÜRKİYE’ de yaşamak toplumumuzun, halkımızın, milletimizin en önemli isteğidir. Türk Halkı ve Türk Milleti olarak; Yeni yıl da acı haberlerle yaşamak istemiyoruz. Ülkemizin gerçeklerini az çok Türk Milleti olarak biliyoruz ve yaşıyoruz. Bu gün ülkemiz de; Dört Milyonu yaklaşan işsiz ordumuz var. Bir o kadar da insanımız asgari ücretle çalışıyor. Nüfusumuzun neredeyse yarısı yoksulluk sınırın da yaşamakta, Dünyadaki gelişmiş ülkeler göre en az maaş alan memuruyla, En çok vergi veren ve ödeyen; Esnafı, memuruyla, … ve bu toplumumuzla, En pahalı elektriği, doğalgazı, suyu, petrolü kullanan milletimizle, Yeni bir yıla giriyoruz. Bu durum ve vahim yaşam koşuları ile yeni bir yıla adım atıyoruz. Son yıllar da; Milyonerlerimizin sayılarındaki artış ile; Türk Halkının yarıya yakını iyice yoksullaşmış durum da. VARSIL Kesimin hızla gelişmesi. YOKSUL kesimin sömürülmesi demek değil mi? Bu sistem. Gelir dağılımı durumunda Dünyanın en kötü ve dengesiz ülkelerinden birisi değil miyiz? Neden saklıyoruz bunları? Kimden saklıyoruz. Dolaylı vergi denilen, herkesin zorunlu ödediği vergi Yüz de Yetmiş. Bu ülke de VARSILI daha VARSIL. YOKSULU daha YOKSUL Hale getiren bu haksız vergi sistemine bugün kimi zenginlerimiz bile karşı çıkmıyor mu? Çok kazanandan çok… Az kazanandan az… Vergi alınmalıdır. Tüm bu yanlışlara rağmen CUMHURİYETİN KAZANIMLARI bir bir eritiliyor. Kar getiren tüm kamu kuruluşları elden çıkarılıyor. Yandaşlara, yabancılara, çıkarcılara sudan ucuz fiyatlarla satılıyor. Türkiye’ de hemen her alan da üretim durdu. Ya da azaldı. Tarım sektörü çöktü. Hayvancılık öldü. Sanayimizin birçok dalları durgunluk ve bitkinlik için de. Bir zamanlar kendine yeterli üretime yapan ülkemiz, bugün dışarıdan almadan yaşayamaz hale geldi. Buğday, mısır, meyve, pamuk, tütün,… Et, balık, kurbanlık dana… Şu geniş toprakların ve denizlerin sahibi olan ülkemiz nasıl bu hale getirildi? … Evet sevgili okurlarım ülkemizde olup bitenleri bakınca insan hem yaşıyor, hem de şaşıyor. Olmaz denen şeyler oluyor. Bir ülkeye nasıl böyle kötülük yapılabilir? Bu milletin ve halkın geleceği böyle nasıl karartılabilir? Bu vesile ile yeni yıl da eskilerden ders çıkararak, yeni bir doğuş yapabilmemiz dileğiyle, Aydınca, huzurluca bir yıl olması dileklerimle, Esen kalınız efendim.  
Ekleme Tarihi: 07 Ocak 2019 - Pazartesi
Bülent Orakoğlu

YENİ YILIMIZ…

31 Aralık 2018. Bir yıl daha bitti.
… ve ardından yeni bir yıl, yeni bir yaşam daha geldi. 2019 Hoş Geldin.
“YENİ”  bir daim.
“ESKİ” sözcüğünün karşıtıdır.
Eski geride kalandır. Mazide kalandır. Tarihin derinliklerinde yerini alandır.
Yeni ise umudun adıdır.
Yeni geleceğimizin yaşam biçimidir.
Bu nedenle de yeni sözcüğü geleceğe, yarınlara umuda bir algı üretir.
Nerede?
İnsanların beyinlerinde.
“YENİ YIL” bu anlamıyla yeni bir umudun yeşermesini;
İyiden güzele,
Emekten insanlığa,
Hukuktan adalete,
Sevgiden barışa uzanan,
Herkesin beklentisi ve yaşam dileğidir.
Bu söylemleri ortaklaştırmamızı sağlayan dilek ve duyguların merkezinin ortak adıdır.
Ülkemiz de;
Yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, hayat durmadan akıp gidiyor.
Bu hayat nerede akıyor?
Bir su da…
Bu su da, inanın ikinci kez yıkanılmıyor.
Hayatımızın akışı, insanlarımızın özgürleşmesi, demokratik hukuk devletinin ve evrensel barışın sağlanmasına dair umutlar yeşeriyor.
Eşitlik ve adalet duygularının hayata geçtiği, aydınlık bir TÜRKİYE’ de yaşamak toplumumuzun, halkımızın, milletimizin en önemli isteğidir.
Türk Halkı ve Türk Milleti olarak;
Yeni yıl da acı haberlerle yaşamak istemiyoruz.
Ülkemizin gerçeklerini az çok Türk Milleti olarak biliyoruz ve yaşıyoruz.
Bu gün ülkemiz de;
Dört Milyonu yaklaşan işsiz ordumuz var.
Bir o kadar da insanımız asgari ücretle çalışıyor.
Nüfusumuzun neredeyse yarısı yoksulluk sınırın da yaşamakta,
Dünyadaki gelişmiş ülkeler göre en az maaş alan memuruyla,
En çok vergi veren ve ödeyen;
Esnafı, memuruyla,
… ve bu toplumumuzla,
En pahalı elektriği, doğalgazı, suyu, petrolü kullanan milletimizle,
Yeni bir yıla giriyoruz.
Bu durum ve vahim yaşam koşuları ile yeni bir yıla adım atıyoruz.
Son yıllar da;
Milyonerlerimizin sayılarındaki artış ile;
Türk Halkının yarıya yakını iyice yoksullaşmış durum da.
VARSIL Kesimin hızla gelişmesi.
YOKSUL kesimin sömürülmesi demek değil mi? Bu sistem.
Gelir dağılımı durumunda Dünyanın en kötü ve dengesiz ülkelerinden birisi değil miyiz?
Neden saklıyoruz bunları? Kimden saklıyoruz.
Dolaylı vergi denilen, herkesin zorunlu ödediği vergi Yüz de Yetmiş.
Bu ülke de VARSILI daha VARSIL.
YOKSULU daha YOKSUL
Hale getiren bu haksız vergi sistemine bugün kimi zenginlerimiz bile karşı çıkmıyor mu?
Çok kazanandan çok…
Az kazanandan az…
Vergi alınmalıdır.
Tüm bu yanlışlara rağmen CUMHURİYETİN KAZANIMLARI bir bir eritiliyor.
Kar getiren tüm kamu kuruluşları elden çıkarılıyor.
Yandaşlara, yabancılara, çıkarcılara sudan ucuz fiyatlarla satılıyor.
Türkiye’ de hemen her alan da üretim durdu. Ya da azaldı.
Tarım sektörü çöktü.
Hayvancılık öldü.
Sanayimizin birçok dalları durgunluk ve bitkinlik için de.
Bir zamanlar kendine yeterli üretime yapan ülkemiz, bugün dışarıdan almadan yaşayamaz hale geldi.
Buğday, mısır, meyve, pamuk, tütün,… Et, balık, kurbanlık dana…
Şu geniş toprakların ve denizlerin sahibi olan ülkemiz nasıl bu hale getirildi?
… Evet sevgili okurlarım ülkemizde olup bitenleri bakınca insan hem yaşıyor, hem de şaşıyor.
Olmaz denen şeyler oluyor.
Bir ülkeye nasıl böyle kötülük yapılabilir?
Bu milletin ve halkın geleceği böyle nasıl karartılabilir?
Bu vesile ile yeni yıl da eskilerden ders çıkararak, yeni bir doğuş yapabilmemiz dileğiyle,
Aydınca, huzurluca bir yıl olması dileklerimle,
Esen kalınız efendim.
 
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.