Harun Ülger
Köşe Yazarı
Harun Ülger
 

PANİK BOZUKLUK: KONTROLÜ KAYBETME KORKUSU

İnsan hayatı boyunca birçok kez kaygı hisseder. Önemli bir sınav öncesi, bir ameliyat haberi aldığında ya da beklenmedik bir durumla karşılaştığında kalbi hızlanır, nefesi daralır. Bu, bedenin doğal alarm sistemidir. Ancak bazı insanlar için bu alarm sistemi ortada gerçek bir tehlike yokken de devreye girer. İşte panik bozukluk, tam da bu noktada başlar. *** Panik bozukluk yaşayan kişi, aniden ve yoğun bir korku dalgasına kapılır. Kalbi hızla çarpar, göğsünde sıkışma hisseder, nefes alamadığını düşünür. Baş dönmesi, terleme, titreme gibi belirtiler tabloya eşlik eder. Çoğu zaman ilk düşünce şudur: “Kalp krizi geçiriyorum” ya da “Ölüyorum.” Oysa yapılan tıbbi kontroller genellikle ciddi bir fiziksel sorun olmadığını gösterir. Buna rağmen kişi için yaşanan deneyim son derece gerçektir ve sarsıcıdır. *** Panik atağın en zorlayıcı yönü, belirsizliğidir. Ne zaman geleceği belli değildir. Bu yüzden kişi yalnızca ataktan değil, atağın gelebileceği ihtimalinden de korkmaya başlar. Toplu taşıma araçları, kalabalık ortamlar, kapalı alanlar ya da yalnız kalmak tetikleyici olarak algılanabilir. Zamanla kişi hayatını kısıtlamaya başlar. “Ya yine olursa?” düşüncesi, özgürlüğünü daraltır. *** Oysa panik atak, bedenin yanlış alarm vermesidir. Gerçek bir tehlike yoktur; fakat beyin varmış gibi tepki verir. Bu durum, zayıflık ya da irade eksikliği değildir. Psikolojik ve biyolojik etkenlerin bir araya gelmesiyle oluşan bir anksiyete bozukluğudur. Kişi çoğu zaman “Kontrolümü kaybediyorum” korkusunu yaşar; oysa panik atak sırasında bayılma ya da aklını yitirme gibi durumlar neredeyse hiç görülmez. Asıl sorun, belirtilerin felaketleştirilmesidir. *** Tedavi sürecinde en önemli adımlardan biri, bedenin verdiği sinyalleri doğru yorumlamayı öğrenmektir. Nefesin hızlanması tehlike değil, kaygının sonucudur. Kalp çarpıntısı ölüm değil, adrenalinin etkisidir. Psikoterapi, özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar, kişinin bu düşünce kalıplarını fark etmesine ve yeniden yapılandırmasına yardımcı olur. Gerektiğinde psikiyatrik destek de süreci kolaylaştırabilir. *** Panik bozuklukla yaşayan bireyler çoğu zaman utanç duyar. “Neden ben?” diye sorarlar. Oysa bu durum birçok insanın hayatının bir döneminde karşılaşabileceği bir rahatsızlıktır. Konuşuldukça ve anlaşıldıkça etkisi azalır. En önemlisi, panik bozukluk tedavi edilebilir bir durumdur. *** Sonuç olarak panik bozukluk, kontrolü kaybetme korkusudur; fakat iyileşme süreci, aslında kontrolü yeniden öğrenmek değil, her şeyi kontrol edemeyeceğimizi kabul etmekle başlar. İnsan bedeni bazen hata yapabilir; önemli olan o hatayı felaket olarak değil, anlaşılması gereken bir sinyal olarak görebilmektir. Çünkü korkunun kendisi ne kadar güçlü olursa olsun, bilgi ve destekle etkisi azaltılabilir.
Ekleme Tarihi: 27 Şubat 2026 -Cuma

PANİK BOZUKLUK: KONTROLÜ KAYBETME KORKUSU

İnsan hayatı boyunca birçok kez kaygı hisseder. Önemli bir sınav öncesi, bir ameliyat haberi aldığında ya da beklenmedik bir durumla karşılaştığında kalbi hızlanır, nefesi daralır. Bu, bedenin doğal alarm sistemidir. Ancak bazı insanlar için bu alarm sistemi ortada gerçek bir tehlike yokken de devreye girer. İşte panik bozukluk, tam da bu noktada başlar.

***

Panik bozukluk yaşayan kişi, aniden ve yoğun bir korku dalgasına kapılır. Kalbi hızla çarpar, göğsünde sıkışma hisseder, nefes alamadığını düşünür. Baş dönmesi, terleme, titreme gibi belirtiler tabloya eşlik eder. Çoğu zaman ilk düşünce şudur: “Kalp krizi geçiriyorum” ya da “Ölüyorum.” Oysa yapılan tıbbi kontroller genellikle ciddi bir fiziksel sorun olmadığını gösterir. Buna rağmen kişi için yaşanan deneyim son derece gerçektir ve sarsıcıdır.

***

Panik atağın en zorlayıcı yönü, belirsizliğidir. Ne zaman geleceği belli değildir. Bu yüzden kişi yalnızca ataktan değil, atağın gelebileceği ihtimalinden de korkmaya başlar. Toplu taşıma araçları, kalabalık ortamlar, kapalı alanlar ya da yalnız kalmak tetikleyici olarak algılanabilir. Zamanla kişi hayatını kısıtlamaya başlar. “Ya yine olursa?” düşüncesi, özgürlüğünü daraltır.

***

Oysa panik atak, bedenin yanlış alarm vermesidir. Gerçek bir tehlike yoktur; fakat beyin varmış gibi tepki verir. Bu durum, zayıflık ya da irade eksikliği değildir. Psikolojik ve biyolojik etkenlerin bir araya gelmesiyle oluşan bir anksiyete bozukluğudur. Kişi çoğu zaman “Kontrolümü kaybediyorum” korkusunu yaşar; oysa panik atak sırasında bayılma ya da aklını yitirme gibi durumlar neredeyse hiç görülmez. Asıl sorun, belirtilerin felaketleştirilmesidir.

***

Tedavi sürecinde en önemli adımlardan biri, bedenin verdiği sinyalleri doğru yorumlamayı öğrenmektir. Nefesin hızlanması tehlike değil, kaygının sonucudur. Kalp çarpıntısı ölüm değil, adrenalinin etkisidir. Psikoterapi, özellikle bilişsel davranışçı yaklaşımlar, kişinin bu düşünce kalıplarını fark etmesine ve yeniden yapılandırmasına yardımcı olur. Gerektiğinde psikiyatrik destek de süreci kolaylaştırabilir.

***

Panik bozuklukla yaşayan bireyler çoğu zaman utanç duyar. “Neden ben?” diye sorarlar. Oysa bu durum birçok insanın hayatının bir döneminde karşılaşabileceği bir rahatsızlıktır. Konuşuldukça ve anlaşıldıkça etkisi azalır. En önemlisi, panik bozukluk tedavi edilebilir bir durumdur.

***

Sonuç olarak panik bozukluk, kontrolü kaybetme korkusudur; fakat iyileşme süreci, aslında kontrolü yeniden öğrenmek değil, her şeyi kontrol edemeyeceğimizi kabul etmekle başlar. İnsan bedeni bazen hata yapabilir; önemli olan o hatayı felaket olarak değil, anlaşılması gereken bir sinyal olarak görebilmektir. Çünkü korkunun kendisi ne kadar güçlü olursa olsun, bilgi ve destekle etkisi azaltılabilir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.