Şerif Ali Başkurt
Köşe Yazarı
Şerif Ali Başkurt
 

ASGARİ ÜCRET MASASINDA YİNE AYNI SORU

Asgari Ücret Tespit Komisyonu bir kez daha toplandı. Masada yine milyonların sofrası, pazarı, kirası, faturası var. Doğrudan yaklaşık 7 milyon çalışanı, dolaylı olarak ise neredeyse 85 milyonu ilgilendiren bir rakam konuşuluyor. Ama aslında konuşulan sadece bir ücret değil; geçim, adalet ve paylaşım meselesi. *** Her yıl olduğu gibi süreç resmen başladı. İşçi, işveren ve hükümet temsilcileri aynı masada. Ancak bu masanın dengesi yıllardır tartışmalı. İşçi tarafı “geçinemiyoruz” derken, işveren “maliyetler”i, hükümet ise “denge”yi vurguluyor. Ortaya çıkan rakam ise çoğu zaman ne işçiyi tam olarak rahatlatıyor ne de enflasyon karşısında uzun süre dayanabiliyor. *** Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TİSK’in genel kurulunda yaptığı çağrı bu açıdan önemliydi. “Ellerini taşın altına koymalarını bekliyorum” ifadesi, sürecin sadece teknik bir hesap değil, vicdani bir sorumluluk olduğuna işaret ediyor. Çünkü işçi ücretini artırmak, sadece bir gider kalemi değildir; iç talebi canlandıran, çarkların dönmesini sağlayan bir yatırımdır. İşçinin cebine giren her fazla lira, esnafa, üreticiye ve piyasaya geri döner. *** Bugün asgari ücret, “en düşük ücret” olmaktan çıkalı çok oldu. Ülkemizde milyonlarca insan için bu rakam, fiilen ortalama ücrete dönüştü. Hal böyleyken, yapılacak her artış yalnızca çalışanı değil, toplumsal huzuru da yakından ilgilendiriyor. İnsanların ay sonunu nasıl getirdiği, çocuklarının ihtiyaçlarını karşılayıp karşılayamadığı bu masada belirlenecek. *** 18 Aralık’ta yapılacak ikinci toplantı kritik. O masada konuşulan rakamların, market raflarındaki etiketlerle, kiralarla ve faturalarla örtüşmesi gerekiyor. Aksi halde açıklanacak her “zam”, daha cebe girmeden eriyip gidecek. *** Asgari ücret pazarlığı, aslında bir tercih meselesidir. Yükü kim taşıyacak? Enflasyonun, hayat pahalılığının bedelini yine çalışan mı ödeyecek, yoksa bu kez yük daha adil paylaşılabilecek mi? Milyonlar nefesini tutmuş, çıkacak rakamdan çok, çıkacak mesajı bekliyor. Bu masa, sadece bir ücret belirlemeyecek; “Bu ülkede emeğin karşılığı ne kadar değerli?” sorusuna da cevap verecek.
Ekleme Tarihi: 13 Aralık 2025 -Cumartesi

ASGARİ ÜCRET MASASINDA YİNE AYNI SORU

Asgari Ücret Tespit Komisyonu bir kez daha toplandı. Masada yine milyonların sofrası, pazarı, kirası, faturası var. Doğrudan yaklaşık 7 milyon çalışanı, dolaylı olarak ise neredeyse 85 milyonu ilgilendiren bir rakam konuşuluyor. Ama aslında konuşulan sadece bir ücret değil; geçim, adalet ve paylaşım meselesi.

***

Her yıl olduğu gibi süreç resmen başladı. İşçi, işveren ve hükümet temsilcileri aynı masada. Ancak bu masanın dengesi yıllardır tartışmalı. İşçi tarafı “geçinemiyoruz” derken, işveren “maliyetler”i, hükümet ise “denge”yi vurguluyor. Ortaya çıkan rakam ise çoğu zaman ne işçiyi tam olarak rahatlatıyor ne de enflasyon karşısında uzun süre dayanabiliyor.

***

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TİSK’in genel kurulunda yaptığı çağrı bu açıdan önemliydi. “Ellerini taşın altına koymalarını bekliyorum” ifadesi, sürecin sadece teknik bir hesap değil, vicdani bir sorumluluk olduğuna işaret ediyor. Çünkü işçi ücretini artırmak, sadece bir gider kalemi değildir; iç talebi canlandıran, çarkların dönmesini sağlayan bir yatırımdır. İşçinin cebine giren her fazla lira, esnafa, üreticiye ve piyasaya geri döner.

***

Bugün asgari ücret, “en düşük ücret” olmaktan çıkalı çok oldu. Ülkemizde milyonlarca insan için bu rakam, fiilen ortalama ücrete dönüştü. Hal böyleyken, yapılacak her artış yalnızca çalışanı değil, toplumsal huzuru da yakından ilgilendiriyor. İnsanların ay sonunu nasıl getirdiği, çocuklarının ihtiyaçlarını karşılayıp karşılayamadığı bu masada belirlenecek.

***

18 Aralık’ta yapılacak ikinci toplantı kritik. O masada konuşulan rakamların, market raflarındaki etiketlerle, kiralarla ve faturalarla örtüşmesi gerekiyor. Aksi halde açıklanacak her “zam”, daha cebe girmeden eriyip gidecek.

***

Asgari ücret pazarlığı, aslında bir tercih meselesidir. Yükü kim taşıyacak? Enflasyonun, hayat pahalılığının bedelini yine çalışan mı ödeyecek, yoksa bu kez yük daha adil paylaşılabilecek mi? Milyonlar nefesini tutmuş, çıkacak rakamdan çok, çıkacak mesajı bekliyor. Bu masa, sadece bir ücret belirlemeyecek; “Bu ülkede emeğin karşılığı ne kadar değerli?” sorusuna da cevap verecek.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.