Şerif Ali Başkurt
Köşe Yazarı
Şerif Ali Başkurt
 

BABALAR GÜNÜ'NÜN SESSİZ TARAFI

Babalar Günü geldiğinde vitrinler hediyelerle dolar. Televizyon ekranlarında mutlu aile tabloları belirir, sosyal medya babalarla çekilmiş fotoğraflarla renklenir. Birçok evde kahkahalar yükselirken, bazı evlerde ise derin bir sessizlik hüküm sürer. Çünkü herkesin "Babalar Günü" kutlayabileceği bir babası yoktur. *** Bu özel gün, babasını kaybetmiş çocuklar için takvimdeki sıradan bir gün değildir. Aksine, eksikliğin en yoğun hissedildiği, anıların en çok canlandığı, boğaza düğümlenen cümlelerin çoğaldığı bir gündür. *** Henüz küçük yaşta babasını kaybeden bir çocuk için hayat, yaşıtlarından çok daha erken büyümek anlamına gelir. Okul gösterilerinde boş kalan bir sandalye, mezuniyet töreninde eksik bir alkış, ilk işe girişte duyulamayan bir "Aferin evladım" cümlesi... Belki de hayatın en değerli anlarında hissedilen en büyük eksiklik budur. *** Yetimlik sadece ekonomik zorluk değildir. Asıl yoksunluk, bir omuza başını koyamamak, düştüğünde elinden tutacak babanın artık yanında olmamasıdır. Bazen bir futbol maçını birlikte izleyememek, bazen bisiklet sürmeyi ondan öğrenememek, bazen de sadece "Baba" diye seslenememektir. *** Toplum olarak çoğu zaman bu görünmeyen acıyı fark etmiyoruz. Babalar Günü'nü kutlarken, mezarlıklara çiçek götüren çocukları, babasının fotoğrafına sarılarak ağlayan gençleri ya da sessizce odasına çekilip eski hatıralara bakan yetişkinleri göremiyoruz.   Oysa yasın yaşı yoktur. İnsan kaç yaşına gelirse gelsin, babasının yokluğunu içinde taşımaya devam eder. Yıllar geçse de özlem eksilmez; sadece onunla yaşamayı öğrenir. *** Babasını kaybetmiş çocukların en büyük ihtiyacı çoğu zaman maddi destekten önce sevgidir, ilgidir, yanında olduğunu hissettirecek bir eldir. Çünkü hiçbir hediye kaybedilen bir babanın yerini dolduramaz; ama gösterilen samimiyet, kurulan bir cümle, uzatılan bir dost eli acıyı biraz olsun hafifletebilir. *** Bugün Babalar Günü'nü kutlayan herkese gönülden mutluluklar diliyorum. Ama bir ricam da var... Bugün sadece babanıza sarılmayın. Eğer çevrenizde babasını kaybetmiş bir çocuk varsa, onu da hatırlayın. Belki bir telefon, belki içten bir ziyaret, belki de sadece "Nasılsın?" diye sormak... *** Çünkü bazı çocuklar için Babalar Günü kutlanacak bir gün değil, özlemin yeniden büyüdüğü bir gündür. Ve bazen en anlamlı hediye, bir insanın yalnız olmadığını hissettirebilmektir.
Ekleme Tarihi: 22 Haziran 2026 -Pazartesi

BABALAR GÜNÜ'NÜN SESSİZ TARAFI

Babalar Günü geldiğinde vitrinler hediyelerle dolar. Televizyon ekranlarında mutlu aile tabloları belirir, sosyal medya babalarla çekilmiş fotoğraflarla renklenir. Birçok evde kahkahalar yükselirken, bazı evlerde ise derin bir sessizlik hüküm sürer.

Çünkü herkesin "Babalar Günü" kutlayabileceği bir babası yoktur.

***

Bu özel gün, babasını kaybetmiş çocuklar için takvimdeki sıradan bir gün değildir. Aksine, eksikliğin en yoğun hissedildiği, anıların en çok canlandığı, boğaza düğümlenen cümlelerin çoğaldığı bir gündür.

***

Henüz küçük yaşta babasını kaybeden bir çocuk için hayat, yaşıtlarından çok daha erken büyümek anlamına gelir. Okul gösterilerinde boş kalan bir sandalye, mezuniyet töreninde eksik bir alkış, ilk işe girişte duyulamayan bir "Aferin evladım" cümlesi... Belki de hayatın en değerli anlarında hissedilen en büyük eksiklik budur.

***

Yetimlik sadece ekonomik zorluk değildir. Asıl yoksunluk, bir omuza başını koyamamak, düştüğünde elinden tutacak babanın artık yanında olmamasıdır. Bazen bir futbol maçını birlikte izleyememek, bazen bisiklet sürmeyi ondan öğrenememek, bazen de sadece "Baba" diye seslenememektir.

***

Toplum olarak çoğu zaman bu görünmeyen acıyı fark etmiyoruz. Babalar Günü'nü kutlarken, mezarlıklara çiçek götüren çocukları, babasının fotoğrafına sarılarak ağlayan gençleri ya da sessizce odasına çekilip eski hatıralara bakan yetişkinleri göremiyoruz.

 

Oysa yasın yaşı yoktur. İnsan kaç yaşına gelirse gelsin, babasının yokluğunu içinde taşımaya devam eder. Yıllar geçse de özlem eksilmez; sadece onunla yaşamayı öğrenir.

***

Babasını kaybetmiş çocukların en büyük ihtiyacı çoğu zaman maddi destekten önce sevgidir, ilgidir, yanında olduğunu hissettirecek bir eldir. Çünkü hiçbir hediye kaybedilen bir babanın yerini dolduramaz; ama gösterilen samimiyet, kurulan bir cümle, uzatılan bir dost eli acıyı biraz olsun hafifletebilir.

***

Bugün Babalar Günü'nü kutlayan herkese gönülden mutluluklar diliyorum. Ama bir ricam da var...

Bugün sadece babanıza sarılmayın. Eğer çevrenizde babasını kaybetmiş bir çocuk varsa, onu da hatırlayın.

Belki bir telefon, belki içten bir ziyaret, belki de sadece "Nasılsın?" diye sormak...

***

Çünkü bazı çocuklar için Babalar Günü kutlanacak bir gün değil, özlemin yeniden büyüdüğü bir gündür.

Ve bazen en anlamlı hediye, bir insanın yalnız olmadığını hissettirebilmektir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.