Bir şehir, bazen bir cümleyle sessizleşir. Manisa, Gülşah Durbay’ın vefat haberiyle işte o sessizliğe büründü. Henüz 37 yaşında, hayatının ve hizmet yolculuğunun tam ortasında, kolon kanseriyle verdiği zorlu mücadelenin ardından aramızdan ayrıldı. Geriye yarım kalan hayaller, tutulamayan sözler ve bir kentin kalbine çöken ağır bir hüzün kaldı.
***
Siyaset üstü bir acıydı bu. Bir belediye başkanını değil, bir evladı, bir kardeşi, bir yol arkadaşını kaybetti Manisa...
***
Hafta sonu Manisa FK sahaya çıktığında, o hüzün tribünlere de indi. İzmirspor maçı öncesinde açılan pankartta iki isim vardı:
Gülşah Durbay ve Ferdi Zeyrek…
Altında ise tek bir cümle: “Unutmayacağız!”
***
Aslında o pankart bir spor mesajı değildi. O pankart, şehrin hafızasıydı. Stadyumlar genelde sevinçlerin, gollerin, tezahüratların mekânıdır. Ama bazen de ortak yasın en gür sesle dile geldiği yer olur. Anons sırasında yükselen “Kalbimizdesin Gülşah Durbay” sözleri, tribünlerden kopan alkışlarla birleştiğinde, herkes aynı duyguda buluştu: Eksiklik. Çünkü bazı kayıplar yalnızca bir aileyi ya da bir kurumu değil, bir kenti yetim bırakır.
***
Gülşah Durbay, Manisa’nın ilk kadın belediye başkanı olarak sadece bir unvan taşımıyordu. Umudu, enerjiyi, mücadeleyi temsil ediyordu. Kısa süren görev süresine rağmen, geride iz bırakmayı başardı. Asıl mesele de bu değil mi zaten? Uzun yaşamak değil, anlamlı yaşamak.
***
Ferdi Zeyrek’in ardından aylar geçse de acının tazeliğini koruması gibi… Bazı isimler zamana yenilmez. Bazı insanlar, gittikten sonra da yaşamaya devam eder. Manisa FK’nın o pankartı açması, o anonsu yaptırması belki dakikalar sürdü. Ama etkisi yıllarca kalacak. Çünkü şehirler, vefayı unutmadıkları sürece ayakta durur.
***
Evet…
Unutmayacağız.
Ne Gülşah Durbay’ı,
Ne Ferdi Zeyrek’i,
Ne de bu kente iz bırakanları…
***
Bazı vedalar sessiz olur, bazıları ise alkışlarla.
Ama en önemlisi, kalpte yer edenler asla gitmez.