Bazı şehirler vardır; sokaklarıyla değil, insanıyla hatırlanır. Taşıyla toprağıyla değil, vicdanıyla anılır. Manisa işte tam da böyle bir şehir. Geçtiğimiz günlerde galası yapılan "Moris Şinasi: Görkemli İyilik" belgeseli, yalnızca bir tarih anlatısı değil; Manisa’nın insan kalitesinin, ahlaki mirasının ve unutulmaması gereken bir vicdan geleneğinin güçlü bir hatırlatması oldu.
***
Manisa’nın tarihsel hafızasında derin izler bırakan Morris Şinasi’nin hayatı ve temsil ettiği hayırseverlik anlayışı, bu belgeselle birlikte yeniden gün yüzüne çıktı. Üstelik bu yalnızca geçmişi anmak için yapılmış bir etkinlik değildi; geleceğe bırakılmak istenen bir değerler manifestosuydu adeta. Gala gecesine katılan isimlerin çeşitliliği ve yoğun ilgi de bunun en somut göstergesiydi.
"BU ŞEHRE HİZMET ETMEK BÜYÜK BİR ONUR"
Programda söz alan 22. Dönem TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın sözleri ise Manisa’yı bilen herkesin içinden geçenleri yüksek sesle dile getirmesi açısından son derece anlamlıydı. “Manisa’nın insan kalitesi çok yüksektir” derken, bunu bir nezaket cümlesi olarak değil; dünyayı gezmiş, farklı şehirleri ve toplumları tanımış bir devlet adamının samimi tespiti olarak ifade etti. Ve belki de en önemlisi şunu söyledi: “Bu şehre hizmet etmek büyük bir onurdur.”
İşte bu cümle, Manisa’yı Manisa yapan ruhu özetliyor.
İYİLİK HİKAYESİ YERELDE KALMAMALI
Moris Şinasi’nin ardında bıraktığı en büyük miras, yalnızca maddi bir hayır değil; insanı merkeze alan, sınırları aşan bir iyilik anlayışıdır. Bugün hâlâ ayakta olan Morris Şinasi Hastanesi, bu mirasın somut bir simgesi. Ancak asıl mesele, bu hikâyenin bir bina ya da bir tabela ile sınırlı kalmaması. Arınç’ın da altını çizdiği gibi, bu iyilik hikâyesi yerelde kalmamalı; belgesellerle, kitaplarla, akademik çalışmalarla Türkiye’ye ve dünyaya anlatılmalı.
Çünkü bu sadece Morris Şinasi’nin hikâyesi değil. Bu, Manisa’nın hikâyesi. Bu toprakların yetiştirdiği, bu kültürün şekillendirdiği bir vicdanın hikâyesi.
FAHRETTİN ER FARKI
Belgeselin sunuculuğunu üstlenen, Manisa’nın Doktoru olarak bilinen Fahrettin Er’in varlığı da gecenin samimiyetini artıran detaylardan biriydi. Her yönüyle Manisa’ya ait, Manisa’nın ruhunu taşıyan bir organizasyondu bu.
BAZI İYİLİKLER UNUTULURSA, ŞEHİRLER SESSİZCE EKSİLİR
Moris Şinasi: Görkemli İyilik belgeseli bize tam olarak bunu hatırlattı. Ve belki de en büyük kazanımı şu oldu: Manisa’nın yalnızca geçmişiyle değil, taşıdığı değerlerle de ne kadar “büyük” bir şehir olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu hikâyeyi anlatmak bir tercih değil, bir sorumluluktur. Çünkü bazı iyilikler unutulursa, şehirler de sessizce eksilir. Manisa’nın eksilmemesi için bu hafızayı diri tutmak hepimizin borcu.