MUTLAK BUTLAN SONRASI ÖZGÜR ÖZEL'DEN REST

SİYASET 21.05.2026 - 23:12, Güncelleme: 22.05.2026 - 01:14
 

MUTLAK BUTLAN SONRASI ÖZGÜR ÖZEL'DEN REST

“Mutlak Butlan” kararının ardından CHP’de kriz trafiği hız kazandı. Yaklaşık 5 saat süren olağanüstü MYK toplantısının ardından Genel Başkan Özgür Özel açıklamalarda bulundu.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin verilen “mutlak butlan” kararı siyasetin gündemine otururken, parti yönetimi gelişmeler üzerine acil olarak toplandı. MYK TOPLANTISI SONA ERDİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin iptal kararının ardından gözler CHP Genel Merkezi’ne çevrilirken, Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında gerçekleştirilen olağanüstü MYK toplantısı yaklaşık 5 saat sürdü. Toplantının ardından partinin atacağı adımlar ve izlenecek süreç merakla bekleniyor. "ONLARIN VİCDANINA GÜVENDİK" Toplantının ardından kameraların karşısına geçen Özgür Özel’in, “mutlak butlan” kararına ilişkin değerlendirmelerinden öne çıkanlar şöyle oldu: -Biz CHP değişmelidir dedik. Bu sözlerimiz tepki görünce, görevi biz üstlendik. Bir yola çıktık. Yola çıktığımızda aday dahi olamayacağımızı söylediler. Biz bütün kampanya boyunca ne yapacağımızı açık açık paylaşarak il il gezdik. Dediler ki delegeleri ikna edemezsiniz. Biz dedik ki o delegeyi biz ikna etmeyeceğiz. O delegeyi kurultaya yollayan oğlu, torunu, eşi, berberi ikna edecek. Ben delegelerimizle konuşurken en güvendiğinizle konuşun öyle gelin dedim. Biz onların vicdanına güvendik.  "SUÇUMUZ AKP'Yİ İLK KEZ YENMEK" -Biz AK Parti'nin esas çomağını orada soktuk. Ne bizim suçumuz? bizim suçumuz 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak, kurulduğu günden bu yana AKP'yi llk kez yenmek! Bizim suçumuz, emeklinin, asgari ücretlinin umudu olmak. Demokrasi sandıkla gelenin sandıkla gitmesidir. Göstermelik kurultay yapanlar, demokrasiyi güya savunanlar, bir kere kaybettiler, milli iradeyi yerle bir ettiler. Birileri bizim ne kurultayı kazanmamızı da hazmetti. Bir diğerleri ne yerel seçimi kazanmamızı hazmetti. Milletin kararına savaş açmayı seçtiler. Siyaset üretemeyince yargı kollarını devreye soktular. "OTURMAYACAĞIM O KOLTUKTA" -Bize sağdan soldan Ekrem'i, mücadeleyi bırak. Ankara'ya dön, Ankara merkezi siyaset yap. Partinin başında otur. Oturmadık o koltukta. Oturmayacağım o koltukta. Oturmayacağım koltuk; mutlu, mesut, güvenli, muhalefet liderliği koltuğu. Ben bu koltuğu reddediyorum. Konforlu muhalefet partisi genel başkanlığı koltuğunu reddediyorum. Saray'ın icazetiyle, yargısının açtığı yolla o koltukta oturmadım, oturmam kimse oturmamalıdır. Bu millet kendisine rağmen kimseyi o koltukta oturtmaz. Bu rejim 30 sene bu koltukta oturmayı vadediyor. Ama bu ülkenin 80 yaşına kadar muhalefet koltuğunun tadını çıkaranlara değil. Muhalefette olduğu her gün ızdırapta olan, bu milletin sorunlarını çözecek iktidarı kuracak bir genel başkana ihtiyacı var. "BU DARBE MİLLETE YAPILMIŞTIR" -Şahsi çıkarlarımızı reddederek her türlü kirli teklife, işbirliği teklifine hayır diyerek. Doğru bildiğimiz yolda bugüne geldik biz. Bu mesele bizim değil milletin meselesidir. Bu savaş bize değil, millete açılmıştır. Bu darbe bize değil millete yapılmıştır. Sandığa, seçme ve seçilme hakkına yapılmıştır. Bu darbe; 19 Mart'ta cumhurbaşkanı adayına, 21 Mayıs'ta da geleceğin iktidar partisine yapılmıştır. Mesele bu darbeye teslim olup olmama meselesidir. Bu kararın mağduru milletir ve maalesef çok daha ağır bedeller ödeyecektir. "CHP DİMDİK AYAKTADIR" -Erdoğan, milleti adaysız, partisiz, seçeneksiz, lidersiz bırakma çabası içindedir. CHP tüm darbecilere karşı dimdik ayaktadır. Siyasi partiler demokrasilerin vazgeçilmez unsurudur. Siyasi partileri ayakta tutan üyeleri delegeleri, kongreleri ve kurultaylarıdır. Bu kararla hiçbir partinin kongresinin artık bir garantisi kalmamıştır. Artık hiçbir siyasinin koltuğunda güvenle oturmaması demektir. Mücadele edilen meselenin kendisi budur. İlk itirazımızı tedbir kararının kaldırılması için süresi içinde yaptık. Yarın YSK’ye başvuracağız. Yargıtay’a tedbirin durdurulması için yaptığımız başvuruların en hızlı şekilde ele alınıp, kendi sorumluluğuna sahip çıkmasını bekliyoruz." "DARBEYE TESLİM OLMAYACAĞIZ" - “Bu gece Türkiye demokrasisi açısından bir kara gündür. Ama bu gece bir matem gecesi olmaktan umut gecesine dönüştüğünü memnuniyetle ifade etmek isterim. Bir yandan butlana toplumda verilmeyen destek, boş sokak. Çarpık açıklamalar. Bir tarafta demokrasiye sahip çıkanlar. Bu hukuksuz karara tepki gösteren genel başkanlar, sivil toplum örgütlerinin açıklaması bu geceyi umuda dönüştürmüştür. CHP’nin buna karşı hazırladığı bir eylem planı vardır. CHP bu darbeye teslim olmayacaktır. Bu gece seçim akşamı ışıklarını açık tutanların, gelecek seçimlerde ışıklar erkenden kapanmasın diye baba ocağına sahip çıktığı gecedir. Buradayız, darbeye karşı direneceğiz. Onlar sana tuzak kurarken de Allah da karşı plan yapıyordu. Allah plan yapanların en hayırlısıdır. Bu yapılan size, partinize yapılsa ne hissederdiniz? Bir diğer temenni: Yolumuz yolsuza, yüzümüz nursuza, ömrümüz arıza denk düşmesin inşallah. Sözümüze kıymet veren herkesi direnişe, bir arada durmaya, tepkiyi yükseltmeye davet ediyorum. Yarın yanlışın üzerine yanlışla gidilmemesini ümit ediyorum. Bundan sonra partiyi savunmak rekabetli bir seçimi savunmaktan başka bir şey değildir. Bizi teslim alırlarsa sandığı teslim almış olurlar. Buradayız ve bütün kirli teklifleri reddediyoruz. Müessez nizamın makbul muhalefeti olmak yerine her şeyi göze almışız. Düzeni değiştirip iktidar kurmak üzerine risk alıyoruz. Biz bu koltukları reddediyoruz. Sadece milletimizden destek bekliyoruz. Onun dışında her türlü kirli teklife kapalıyız.” "BAYRAĞI BIRAKMAYACAĞIZ" - “Öncelikle mücadeleyi yükselteceğiz. Önümüzde mahkeme kararını YSK nasıl yorumlayacak, hangi hükümlerini tenzil edecek göreceğiz. Biz bize verilen bayrağı yere bırakmayız. Millet bayrağı verir, zoru görünce kaçanı, bayrağı birinin istediği gibi sallayanı haz etmez. Her şartı zorlayacağız. Elimizdeki bayrağı bırakmayacağız.” "KILIÇDAROĞLU’NA DÖNMEDİM" - Yoğun bir toplantı, sonra partilerden ziyaretler vardı. Arayanlar arasında Kılıçdaroğlu var. Henüz dönmedim. Dönüp de ne konuşacağız. Bugün zaten yargı kararına saygılıyız diyen bir vekili disipline vermişiz. Sayın Kılıçdaroğlu’nun AKP yargısı eliyle koltuğa döneceğini hayal bile etmek istemem. Bu gece bu psikoloji içinde o telefona dönmenin manası olmaz. Bu telefon o kararla uzlaşmaysa öyle bir şey olmaz. Elbette bir şekilde telefonuna dönülecek. Bir butlan kararını meşru görmesini beklemesini beklemem. Ben genel merkezdeyim. Bundan sonra gecesiyle gündüzüyle genel merkezdeyiz." "KİRACILAR GİDER, EV SAHİPLERİ KALIR" "İkinci bir parti seçeneği kapatma davasına karşı bir tedbirdir. Butlana karşı böyle bir tedbir düşünmedik, düşünmeyiz. Çünkü biz burada ev sahibiyiz. Kiracılar gider, ev sahipleri kalır. Babaocağından ayrılmayı düşünmeyiz. Babaocağında kimin oturacağına da Babaocağının gerçek sahipleri karar verir. Ona Asliye Hukuk Mahkemeleri karar vermez!" GECESİYLE GÜNDÜZÜYLE GENEL MERKEZ'DEYİZ" "Ben Genel Merkez'deyim. Arkadaşlarımız Genel Merkezde. Bundan sonra gecesiyle gündüzüyle Genel Merkez'deyiz. Emanete sahip çıkacağız. Nasıl Saraçhane'ye sahip çıktıysak Genel Merkeze de sahip çıkacağız. Buraya bizi sokağın sesini dinleyen delegeler oturttu ancak onlar kaldırabilir" ÖZGÜR ÖZEL MEYDANA İNDİ Özgür Özel, basın açıklamasının ardından Genel Merkez önünde bekleyişlerini sürdüren yurttaşlara seslendi. Özel burada, "Bugün 81 il ayaktadır. Bugün biz ayaktayız. Darbecilerin dizleri titremektedir. Darbecileri püskürtmeye, herkesi mücadeleye, direnişe, meydanlara davet ediyorum" çağrısı yaptı. "MEYDANLARA DAVET EDİYORUM" Özel, şunları söyledi: “Cumhuriyet Halk Partisi kurulduğu gün gibi Türkiye’nin birinci partisi’ demiştim. İşte arkadaşlar, işte dostlar, oy verenler - vermeyenler, işte mesele budur. Güya suçumuz budur. Suçumuz kazanmak, suçumuz 47 yıl sonra birinci parti olmak, suçumuz AK Parti’yi yenmek, suçumuz onu dört sefer yenen birini Cumhurbaşkanı adayı göstermektir. Şimdi birileri bu binanın ışıkları bundan sonra yapılacak ilk seçimde erkenden kapansın diye, Cumhuriyet Halk Partisi yeniden kaybettiği yıllarına dönsün diye, CHP iktidar olmasın ve AK Parti’nin kara düzeni sürsün diye bugün Atatürk’ün kurduğu partiye darbe girişimi yaşanmıştır. Biz bu darbecileri 19 Mart 2024’ten tanırız. Bu darbeciler yargı gücüyle gelirler. Bu darbeciler tankla, topla, tüfekle, kamuflajla değil; bu darbeciler hakim cübbeleriyle, savcı cübbeleriyle gelirler. Bu darbeciler ne haktan, ne hukuktan, ne vicdandan, ne alınterinden, ne kul hakkından anlarlar. Bu derbiler Saraçhane’de nasıl sizi gördülerse ve geri adım attılarsa bunlar bir tek sizden, meydanlardan korkarlar. Bugün burada baba ocağının bahçesinde hep birlikte ayaktayız. 81 il ayaktadır. Tüm ilçelerimiz ayaktadır. Buradan büyük bir memnuniyetle ifade ediyorum ki bugün biz ayaktayız, darbecilerin dizleri titremektedir. Buradan soruyorum, size soruyorum ve Türkiye’ye sesleniyorum. Bu darbe girişimini geri püskürtmeye hazır mısınız? Var mısınız? İşte bu kararlılığı Türkiye’de yoksulluk bitsin, sefalet bitsin, açlık bitsin, işsizlik bitsin, bu iktidar gitsin isteyen herkes; ‘Beni kimin yöneteceğine ben karar vereyim’ diyen herkesi mücadeleye, direnişe ve meydanlara davet ediyorum.”  "BUGÜN DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKILIYOR" “Bugün Ekrem Başkanımız hepinizin takip ettiği kararlılıkla, dostlukla, sevecenlikle içinde bulunduğumuz duruma tepkisini gösterdi. Bugün programından dolayı şu anda Londra’da olan ancak beş günlük programını kesip ilk vasıtayla Türkiye’ye, Ankara’ya ulaşmak isteyen Mansur Yavaş Başkan’ın dayanışma duygularını iletiyorum. Bütün muhalefet partileri, bütün programlarını iptal eden, MYK’larını toplayan ya da yarın toplayacak olan, dayanışma duygularını ileten Cumhuriyet Halk Partisi’ne değil; hepimizin varlığını borçlu olduğumuz demokrasiye sahip çıkan istisnasız bütün muhalefet partilerine ve Genel Başkanlarına yürekten teşekkür ediyorum. İlk açıklamayı yapan Şanlıurfa Barosu’na ve peşi sıra açıklamalarıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin yargı eliyle dizayn edilme çalışmalarına karşı dimdik bir duruş gösteren tüm barolara yürekten teşekkür ediyorum. Temsilcileri burada olan ya da olmayan, ayrı ayrı açıklamalarıyla ama hep aynı kararlı vurguyla direnişimize destek vaat eden tüm sendikalara, tüm meslek odalarına, tüm birliklere ve tüm sivil toplum örgütlerine yürekten teşekkür ediyorum.”  "MİLLETİN EKMEĞİYLE OYNUYORLAR" “Bugün son yarım saatte, karardan yarım saat sonra 10 milyar dolar rezervin yakılmasına sebep olan bu karar, borsayı yüzde 8 düşüren bu karar yarın Türkiye ekonomisine bir kara günü yaşatacak. Bundan üzüntü duyuyoruz. Endişe duyuyoruz. Ancak bundan duyduğumuz endişe, bugüne dair değildir. Geçen sene 19 Mart’ta bu hatayı yapanlar, toplamda 60 milyar dolar rezerv yapanlar, bütün dünyanın tek haneli rakamlara indirdiği enflasyonu azdırdılar. O yüzden insanlar tarihin en yüksek enflasyonlarından biriyle boğuşuyorlar. Dünya enflasyonu yendi. Dünyada enflasyon yüzde 2-3-4. Ama Türkiye’de yüzde 32. Türkiye enflasyonda Avrupa birincisi. Bütün dünyada dünya beşincisi. Bizim dışımızda bizden yüksek enflasyonu olanlar; bombalanan, bombardıman altındaki İran, iç savaştaki Sudan, yılların enflasyon problemlisi Arjantin. Bunun dışında bizden yüksek enflasyonu olan ülke yok. Türkiye’nin bir aylık enflasyonu, 100 ülkenin bir yıllık enflasyonundan fazla. Bunların hepsi bu sorumsuzluktan oluyor. Yani bu darbeler, bu borsayı düşürmeler, bu rezerv yakmalar, güvenliğimizi sağlayan oradaki polis arkadaşın maaşını eritiyor, emeklinin maaşını eritiyor, asgari ücretlinin alım gücünü düşürüyor. Artık kendi hırsları için bu milletin ekmeğiyle oynayanların bu milletten gerekli cevabı alması lazım. Bu hadsiz darbecilere hadlerini bildirecek miyiz?” "GEREKİRSE HAYATI DURDURACAĞIZ" “Değerli dostlar, gençler sesleniyor. ‘Genel grev, genel direniş’ diye. Bunu hep birlikte başarmak için bizim önce çok olmamız, birlikte olmamız, sesimizi yükseltmemiz, eğer bu kalabalıklardan anlamıyorlarsa gerekirse hayatı durdurmamız ama mücadele etmemiz gerekiyor. Var mısınız? Buradan uyarıyorum. Ana muhalefet partisi Genel Başkanı olarak değil, muhalefetin her bir bileşenini, üyesine, sayısına, oyuna bakmadan kıymetli görerek ve ortak gelecek için birleşik mücadeleyi önemseyerek. En sağından en soluna kadar ama halk için, millet için mücadele eden herkesi kucaklayarak kimseye ağabeylik, patronluk taslamadan omuz omuza bir mücadele için burada birlikteyiz. Ve şunu ifade ediyorum. Meydanların gücünü göreceksiniz, sessiz çoğunluğun sesini duyacaksınız. Gerekirse hayatı durduracağız. Gerekirse tüketimden gelen gücümüzü kullanacağız. Ama teslim olmayacağız. Buradan sonra olacak hiçbir şeyin sorumlusu ben değilim. Sorumlusu bu darbecilerdir. Tek kural, tek istek, haklıyken haksız çıkmamaktır. Onun için güvenlik güçlerine karşı ya da çevredeki herkese karşı saygımızı, sevgimizi koruyarak ama kanunsuz emirlere, haksız bariyerlere, önümüze çıkan engellere de asla takılmayarak yürüyeceğiz. Buradan uyarıyorum. Şimdi baba evinin önündeyiz, şimdi 81 ilde illerin önündeyiz. Buradan demokratik tepkimizi gösteriyoruz. Ancak bu darbe geri çekilmezse, haddini bilmezse, bu milletin karşısına olmadık şekilde dikilirse vallahi de billahi de durmayacağız, nereye yürümemiz gerekiyorsa oraya yürüyeceğiz. Bugün burada hep birlikteyiz. Hep birlikte şunu biliyoruz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.” "MEYDANLARI TERK ETMEYECEĞİZ" “Tüm dostlara, emek ve dayanışma güçlerine, kardeş partilere, sendikalara, tüm meslek kuruluşlarına teşekkür ediyoruz. Şimdi nöbetçiler, görevlendirilenler dışındaki misafirleri selametle evlerine yolluyoruz. Ancak yarın mücadele için, direniş için, tarihe geçmek için çağrıldığınızda gelmeye hazır mısınız? Meydanları bırakmamaya hazır mısınız? Meydandan anlamazlarsa, yürüyüşe geçmeye hazır mısınız? O zaman şimdi gidin yatın, onlar düşünsün. Hepinizi seviyorum. İyi ki varsınız. Birlikte yürüyecek miyiz? Birlikte yürüyecek miyiz? Hadi o zaman yürüyelim arkadaşlar.” Kaynak: CUMHURİYET 
“Mutlak Butlan” kararının ardından CHP’de kriz trafiği hız kazandı. Yaklaşık 5 saat süren olağanüstü MYK toplantısının ardından Genel Başkan Özgür Özel açıklamalarda bulundu.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin verilen “mutlak butlan” kararı siyasetin gündemine otururken, parti yönetimi gelişmeler üzerine acil olarak toplandı.

MYK TOPLANTISI SONA ERDİ

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin iptal kararının ardından gözler CHP Genel Merkezi’ne çevrilirken, Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında gerçekleştirilen olağanüstü MYK toplantısı yaklaşık 5 saat sürdü. Toplantının ardından partinin atacağı adımlar ve izlenecek süreç merakla bekleniyor.

"ONLARIN VİCDANINA GÜVENDİK"

Toplantının ardından kameraların karşısına geçen Özgür Özel’in, “mutlak butlan” kararına ilişkin değerlendirmelerinden öne çıkanlar şöyle oldu:

-Biz CHP değişmelidir dedik. Bu sözlerimiz tepki görünce, görevi biz üstlendik. Bir yola çıktık. Yola çıktığımızda aday dahi olamayacağımızı söylediler. Biz bütün kampanya boyunca ne yapacağımızı açık açık paylaşarak il il gezdik. Dediler ki delegeleri ikna edemezsiniz. Biz dedik ki o delegeyi biz ikna etmeyeceğiz. O delegeyi kurultaya yollayan oğlu, torunu, eşi, berberi ikna edecek. Ben delegelerimizle konuşurken en güvendiğinizle konuşun öyle gelin dedim. Biz onların vicdanına güvendik. 

"SUÇUMUZ AKP'Yİ İLK KEZ YENMEK"

-Biz AK Parti'nin esas çomağını orada soktuk. Ne bizim suçumuz? bizim suçumuz 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak, kurulduğu günden bu yana AKP'yi llk kez yenmek! Bizim suçumuz, emeklinin, asgari ücretlinin umudu olmak. Demokrasi sandıkla gelenin sandıkla gitmesidir. Göstermelik kurultay yapanlar, demokrasiyi güya savunanlar, bir kere kaybettiler, milli iradeyi yerle bir ettiler. Birileri bizim ne kurultayı kazanmamızı da hazmetti. Bir diğerleri ne yerel seçimi kazanmamızı hazmetti. Milletin kararına savaş açmayı seçtiler. Siyaset üretemeyince yargı kollarını devreye soktular.

"OTURMAYACAĞIM O KOLTUKTA"

-Bize sağdan soldan Ekrem'i, mücadeleyi bırak. Ankara'ya dön, Ankara merkezi siyaset yap. Partinin başında otur. Oturmadık o koltukta. Oturmayacağım o koltukta. Oturmayacağım koltuk; mutlu, mesut, güvenli, muhalefet liderliği koltuğu. Ben bu koltuğu reddediyorum. Konforlu muhalefet partisi genel başkanlığı koltuğunu reddediyorum. Saray'ın icazetiyle, yargısının açtığı yolla o koltukta oturmadım, oturmam kimse oturmamalıdır. Bu millet kendisine rağmen kimseyi o koltukta oturtmaz. Bu rejim 30 sene bu koltukta oturmayı vadediyor. Ama bu ülkenin 80 yaşına kadar muhalefet koltuğunun tadını çıkaranlara değil. Muhalefette olduğu her gün ızdırapta olan, bu milletin sorunlarını çözecek iktidarı kuracak bir genel başkana ihtiyacı var.

"BU DARBE MİLLETE YAPILMIŞTIR"

-Şahsi çıkarlarımızı reddederek her türlü kirli teklife, işbirliği teklifine hayır diyerek. Doğru bildiğimiz yolda bugüne geldik biz. Bu mesele bizim değil milletin meselesidir. Bu savaş bize değil, millete açılmıştır. Bu darbe bize değil millete yapılmıştır. Sandığa, seçme ve seçilme hakkına yapılmıştır. Bu darbe; 19 Mart'ta cumhurbaşkanı adayına, 21 Mayıs'ta da geleceğin iktidar partisine yapılmıştır. Mesele bu darbeye teslim olup olmama meselesidir. Bu kararın mağduru milletir ve maalesef çok daha ağır bedeller ödeyecektir.

" CHP DİMDİK AYAKTADIR"

-Erdoğan, milleti adaysız, partisiz, seçeneksiz, lidersiz bırakma çabası içindedir. CHP tüm darbecilere karşı dimdik ayaktadır. Siyasi partiler demokrasilerin vazgeçilmez unsurudur. Siyasi partileri ayakta tutan üyeleri delegeleri, kongreleri ve kurultaylarıdır. Bu kararla hiçbir partinin kongresinin artık bir garantisi kalmamıştır. Artık hiçbir siyasinin koltuğunda güvenle oturmaması demektir. Mücadele edilen meselenin kendisi budur. İlk itirazımızı tedbir kararının kaldırılması için süresi içinde yaptık. Yarın YSK’ye başvuracağız. Yargıtay’a tedbirin durdurulması için yaptığımız başvuruların en hızlı şekilde ele alınıp, kendi sorumluluğuna sahip çıkmasını bekliyoruz."

"DARBEYE TESLİM OLMAYACAĞIZ"

- “Bu gece Türkiye demokrasisi açısından bir kara gündür. Ama bu gece bir matem gecesi olmaktan umut gecesine dönüştüğünü memnuniyetle ifade etmek isterim. Bir yandan butlana toplumda verilmeyen destek, boş sokak. Çarpık açıklamalar. Bir tarafta demokrasiye sahip çıkanlar. Bu hukuksuz karara tepki gösteren genel başkanlar, sivil toplum örgütlerinin açıklaması bu geceyi umuda dönüştürmüştür. CHP’nin buna karşı hazırladığı bir eylem planı vardır. CHP bu darbeye teslim olmayacaktır. Bu gece seçim akşamı ışıklarını açık tutanların, gelecek seçimlerde ışıklar erkenden kapanmasın diye baba ocağına sahip çıktığı gecedir. Buradayız, darbeye karşı direneceğiz. Onlar sana tuzak kurarken de Allah da karşı plan yapıyordu. Allah plan yapanların en hayırlısıdır. Bu yapılan size, partinize yapılsa ne hissederdiniz? Bir diğer temenni: Yolumuz yolsuza, yüzümüz nursuza, ömrümüz arıza denk düşmesin inşallah. Sözümüze kıymet veren herkesi direnişe, bir arada durmaya, tepkiyi yükseltmeye davet ediyorum. Yarın yanlışın üzerine yanlışla gidilmemesini ümit ediyorum. Bundan sonra partiyi savunmak rekabetli bir seçimi savunmaktan başka bir şey değildir. Bizi teslim alırlarsa sandığı teslim almış olurlar. Buradayız ve bütün kirli teklifleri reddediyoruz. Müessez nizamın makbul muhalefeti olmak yerine her şeyi göze almışız. Düzeni değiştirip iktidar kurmak üzerine risk alıyoruz. Biz bu koltukları reddediyoruz. Sadece milletimizden destek bekliyoruz. Onun dışında her türlü kirli teklife kapalıyız.”

"BAYRAĞI BIRAKMAYACAĞIZ"

- “Öncelikle mücadeleyi yükselteceğiz. Önümüzde mahkeme kararını YSK nasıl yorumlayacak, hangi hükümlerini tenzil edecek göreceğiz. Biz bize verilen bayrağı yere bırakmayız. Millet bayrağı verir, zoru görünce kaçanı, bayrağı birinin istediği gibi sallayanı haz etmez. Her şartı zorlayacağız. Elimizdeki bayrağı bırakmayacağız.”

"KILIÇDAROĞLU’NA DÖNMEDİM"

- Yoğun bir toplantı, sonra partilerden ziyaretler vardı. Arayanlar arasında Kılıçdaroğlu var. Henüz dönmedim. Dönüp de ne konuşacağız. Bugün zaten yargı kararına saygılıyız diyen bir vekili disipline vermişiz. Sayın Kılıçdaroğlu’nun AKP yargısı eliyle koltuğa döneceğini hayal bile etmek istemem. Bu gece bu psikoloji içinde o telefona dönmenin manası olmaz. Bu telefon o kararla uzlaşmaysa öyle bir şey olmaz. Elbette bir şekilde telefonuna dönülecek. Bir butlan kararını meşru görmesini beklemesini beklemem. Ben genel merkezdeyim. Bundan sonra gecesiyle gündüzüyle genel merkezdeyiz."

"KİRACILAR GİDER, EV SAHİPLERİ KALIR"

"İkinci bir parti seçeneği kapatma davasına karşı bir tedbirdir. Butlana karşı böyle bir tedbir düşünmedik, düşünmeyiz. Çünkü biz burada ev sahibiyiz. Kiracılar gider, ev sahipleri kalır. Babaocağından ayrılmayı düşünmeyiz. Babaocağında kimin oturacağına da Babaocağının gerçek sahipleri karar verir. Ona Asliye Hukuk Mahkemeleri karar vermez!"

GECESİYLE GÜNDÜZÜYLE GENEL MERKEZ'DEYİZ"

"Ben Genel Merkez'deyim. Arkadaşlarımız Genel Merkezde. Bundan sonra gecesiyle gündüzüyle Genel Merkez'deyiz. Emanete sahip çıkacağız. Nasıl Saraçhane'ye sahip çıktıysak Genel Merkeze de sahip çıkacağız. Buraya bizi sokağın sesini dinleyen delegeler oturttu ancak onlar kaldırabilir"

ÖZGÜR ÖZEL MEYDANA İNDİ

Özgür Özel, basın açıklamasının ardından Genel Merkez önünde bekleyişlerini sürdüren yurttaşlara seslendi. Özel burada, "Bugün 81 il ayaktadır. Bugün biz ayaktayız. Darbecilerin dizleri titremektedir. Darbecileri püskürtmeye, herkesi mücadeleye, direnişe, meydanlara davet ediyorum" çağrısı yaptı.

"MEYDANLARA DAVET EDİYORUM"

Özel, şunları söyledi: “Cumhuriyet Halk Partisi kurulduğu gün gibi Türkiye’nin birinci partisi’ demiştim. İşte arkadaşlar, işte dostlar, oy verenler - vermeyenler, işte mesele budur. Güya suçumuz budur. Suçumuz kazanmak, suçumuz 47 yıl sonra birinci parti olmak, suçumuz AK Parti’yi yenmek, suçumuz onu dört sefer yenen birini Cumhurbaşkanı adayı göstermektir. Şimdi birileri bu binanın ışıkları bundan sonra yapılacak ilk seçimde erkenden kapansın diye, Cumhuriyet Halk Partisi yeniden kaybettiği yıllarına dönsün diye, CHP iktidar olmasın ve AK Parti’nin kara düzeni sürsün diye bugün Atatürk’ün kurduğu partiye darbe girişimi yaşanmıştır. Biz bu darbecileri 19 Mart 2024’ten tanırız. Bu darbeciler yargı gücüyle gelirler. Bu darbeciler tankla, topla, tüfekle, kamuflajla değil; bu darbeciler hakim cübbeleriyle, savcı cübbeleriyle gelirler. Bu darbeciler ne haktan, ne hukuktan, ne vicdandan, ne alınterinden, ne kul hakkından anlarlar. Bu derbiler Saraçhane’de nasıl sizi gördülerse ve geri adım attılarsa bunlar bir tek sizden, meydanlardan korkarlar. Bugün burada baba ocağının bahçesinde hep birlikte ayaktayız. 81 il ayaktadır. Tüm ilçelerimiz ayaktadır. Buradan büyük bir memnuniyetle ifade ediyorum ki bugün biz ayaktayız, darbecilerin dizleri titremektedir. Buradan soruyorum, size soruyorum ve Türkiye’ye sesleniyorum. Bu darbe girişimini geri püskürtmeye hazır mısınız? Var mısınız? İşte bu kararlılığı Türkiye’de yoksulluk bitsin, sefalet bitsin, açlık bitsin, işsizlik bitsin, bu iktidar gitsin isteyen herkes; ‘Beni kimin yöneteceğine ben karar vereyim’ diyen herkesi mücadeleye, direnişe ve meydanlara davet ediyorum.” 

"BUGÜN DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKILIYOR"

“Bugün Ekrem Başkanımız hepinizin takip ettiği kararlılıkla, dostlukla, sevecenlikle içinde bulunduğumuz duruma tepkisini gösterdi. Bugün programından dolayı şu anda Londra’da olan ancak beş günlük programını kesip ilk vasıtayla Türkiye’ye, Ankara’ya ulaşmak isteyen Mansur Yavaş Başkan’ın dayanışma duygularını iletiyorum. Bütün muhalefet partileri, bütün programlarını iptal eden, MYK’larını toplayan ya da yarın toplayacak olan, dayanışma duygularını ileten Cumhuriyet Halk Partisi’ne değil; hepimizin varlığını borçlu olduğumuz demokrasiye sahip çıkan istisnasız bütün muhalefet partilerine ve Genel Başkanlarına yürekten teşekkür ediyorum. İlk açıklamayı yapan Şanlıurfa Barosu’na ve peşi sıra açıklamalarıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin yargı eliyle dizayn edilme çalışmalarına karşı dimdik bir duruş gösteren tüm barolara yürekten teşekkür ediyorum. Temsilcileri burada olan ya da olmayan, ayrı ayrı açıklamalarıyla ama hep aynı kararlı vurguyla direnişimize destek vaat eden tüm sendikalara, tüm meslek odalarına, tüm birliklere ve tüm sivil toplum örgütlerine yürekten teşekkür ediyorum.” 

"MİLLETİN EKMEĞİYLE OYNUYORLAR"

“Bugün son yarım saatte, karardan yarım saat sonra 10 milyar dolar rezervin yakılmasına sebep olan bu karar, borsayı yüzde 8 düşüren bu karar yarın Türkiye ekonomisine bir kara günü yaşatacak. Bundan üzüntü duyuyoruz. Endişe duyuyoruz. Ancak bundan duyduğumuz endişe, bugüne dair değildir. Geçen sene 19 Mart’ta bu hatayı yapanlar, toplamda 60 milyar dolar rezerv yapanlar, bütün dünyanın tek haneli rakamlara indirdiği enflasyonu azdırdılar. O yüzden insanlar tarihin en yüksek enflasyonlarından biriyle boğuşuyorlar. Dünya enflasyonu yendi. Dünyada enflasyon yüzde 2-3-4. Ama Türkiye’de yüzde 32. Türkiye enflasyonda Avrupa birincisi. Bütün dünyada dünya beşincisi. Bizim dışımızda bizden yüksek enflasyonu olanlar; bombalanan, bombardıman altındaki İran, iç savaştaki Sudan, yılların enflasyon problemlisi Arjantin. Bunun dışında bizden yüksek enflasyonu olan ülke yok. Türkiye’nin bir aylık enflasyonu, 100 ülkenin bir yıllık enflasyonundan fazla. Bunların hepsi bu sorumsuzluktan oluyor. Yani bu darbeler, bu borsayı düşürmeler, bu rezerv yakmalar, güvenliğimizi sağlayan oradaki polis arkadaşın maaşını eritiyor, emeklinin maaşını eritiyor, asgari ücretlinin alım gücünü düşürüyor. Artık kendi hırsları için bu milletin ekmeğiyle oynayanların bu milletten gerekli cevabı alması lazım. Bu hadsiz darbecilere hadlerini bildirecek miyiz?”

"GEREKİRSE HAYATI DURDURACAĞIZ"

“Değerli dostlar, gençler sesleniyor. ‘Genel grev, genel direniş’ diye. Bunu hep birlikte başarmak için bizim önce çok olmamız, birlikte olmamız, sesimizi yükseltmemiz, eğer bu kalabalıklardan anlamıyorlarsa gerekirse hayatı durdurmamız ama mücadele etmemiz gerekiyor. Var mısınız? Buradan uyarıyorum. Ana muhalefet partisi Genel Başkanı olarak değil, muhalefetin her bir bileşenini, üyesine, sayısına, oyuna bakmadan kıymetli görerek ve ortak gelecek için birleşik mücadeleyi önemseyerek. En sağından en soluna kadar ama halk için, millet için mücadele eden herkesi kucaklayarak kimseye ağabeylik, patronluk taslamadan omuz omuza bir mücadele için burada birlikteyiz. Ve şunu ifade ediyorum. Meydanların gücünü göreceksiniz, sessiz çoğunluğun sesini duyacaksınız. Gerekirse hayatı durduracağız. Gerekirse tüketimden gelen gücümüzü kullanacağız. Ama teslim olmayacağız. Buradan sonra olacak hiçbir şeyin sorumlusu ben değilim. Sorumlusu bu darbecilerdir. Tek kural, tek istek, haklıyken haksız çıkmamaktır. Onun için güvenlik güçlerine karşı ya da çevredeki herkese karşı saygımızı, sevgimizi koruyarak ama kanunsuz emirlere, haksız bariyerlere, önümüze çıkan engellere de asla takılmayarak yürüyeceğiz. Buradan uyarıyorum. Şimdi baba evinin önündeyiz, şimdi 81 ilde illerin önündeyiz. Buradan demokratik tepkimizi gösteriyoruz. Ancak bu darbe geri çekilmezse, haddini bilmezse, bu milletin karşısına olmadık şekilde dikilirse vallahi de billahi de durmayacağız, nereye yürümemiz gerekiyorsa oraya yürüyeceğiz. Bugün burada hep birlikteyiz. Hep birlikte şunu biliyoruz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz.”

"MEYDANLARI TERK ETMEYECEĞİZ"

“Tüm dostlara, emek ve dayanışma güçlerine, kardeş partilere, sendikalara, tüm meslek kuruluşlarına teşekkür ediyoruz. Şimdi nöbetçiler, görevlendirilenler dışındaki misafirleri selametle evlerine yolluyoruz. Ancak yarın mücadele için, direniş için, tarihe geçmek için çağrıldığınızda gelmeye hazır mısınız? Meydanları bırakmamaya hazır mısınız? Meydandan anlamazlarsa, yürüyüşe geçmeye hazır mısınız? O zaman şimdi gidin yatın, onlar düşünsün. Hepinizi seviyorum. İyi ki varsınız. Birlikte yürüyecek miyiz? Birlikte yürüyecek miyiz? Hadi o zaman yürüyelim arkadaşlar.”

Kaynak: CUMHURİYET 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.