Lütfi  Vural
Köşe Yazarı
Lütfi Vural
 

ÇİFTÇİLERİN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE SINAVI

Milli ekonominin temeli olan tarım sektöründe alın teri döken ve emeği ile üreten fedakar üreticilerin “14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü”  bu yıl ekonomik sıkıntıların ve gıda krizinin gölgesinde kutlandı. Bu sorunlara ilave olarak iklim değişikliğinin olumsuz etkileri giderek daha fazla hissedilmeye başladı ve doğal afetler daha çok zarar verdi. Son 10 yılda afet sayısı sürekli artış gösterdi. Bir yandan kuraklık konuşulurken, aşırı yağış ve sel felaketi Karadeniz’i vurdu. Orman yangınları Akdeniz ve Ege’de günlerce devam etti ve büyük hasara neden oldu.İklim değişikliğinin gelecekte ne gibi etkileri olacağı uzmanlar tarafından basında ve değişik çevrelerde daha çok konuşulmaya başladı. Türkiye, Akdeniz kuşağında yer alması nedeniyle iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek ülkeler arasında. Tarım da bu etkilerin en fazla görüleceği sektörlerin başında geliyor. Artan sıcaklıklar ve kuraklıkla beraber tarımsal sulamadaki yetersizlik üretimde kayıplara neden oluyor. Bu durum üreticiden, tüketiciye herkesi ilgilendiriyor. İklim değişikliğinin etkilerini ilk önce çiftçiler hissediyor ve oluşturduğu sorunlarla da ilk önce çiftçiler mücadele ediyor. Çiftçilerle ve çiftçi birlikleri ile yaptığımız konuşmalarda son yıllarda karşılaştıkları problemlerin başında sıcaklık ve yağıştaki değişiklikler geliyor. Sıcaklık artışları, sıcak hava dalgalarının sayısının artması sıcaklıkla ilgili değişiklikleri oluştururken; yağışlardaki düzensizlikler, yağış miktarlarındaki azalma, ani yağışlar ve kuraklık yağış rejimi ile ilgili değişiklikleri oluşturuyor. *** Çiftçilerimizin bu değişikliklere karşı ne gibi tedbirler aldıkların araştırdığımızda kendilerine göre birtakım yöntemler geliştirdiklerini ve uyguladıklarını öğreniyoruz. Bunların başında zamanlama ile ilgili değişiklikler geliyor. Çiftçiler ekim ve hasat zamanını değiştiriyor. Zararlılarla mücadele zamanlamasını değiştiriyor. Ayrıca suyu korumaya yönelik birtakım önlemler alınıyor. Damlama sulama yöntemine geçişte talep artışı var. Burada tarımsal sulamada kullanılan suyun ciddi şekilde azalması en önemli etken. Toprağı koruma ve su tutmasını artırmaya yönelik çalışmalarda artış ve talep var. Toprak kirliliğindeki artış toprağın yapısını bozan en önemli etkenlerin başında geliyor. Kuraklıkla beraber topraktaki bozulma artıyor. Kimyasal ilaç ve gübre kullanımını azaltıp aynı zamanda su tutma kapasitesini artırıcı uygulamalarla toprağın yapısını yeniden düzenlemeye ve korumaya çalışıyorlar. *** Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkileri tarımda üretim miktarını etkiliyor ve risk faktörü artıyor.Rekoltedeki değişkenlikler son yıllarda daha çok göze çarpıyor.Bunu en iyi kuru üzüm rekoltesinde görüyoruz.Tabii rekolteyi etkileyen çok çeşitli unsurlar olsa da son yıllarda küresel ısınma ve iklim değişiklinin etkileri daha çok belirleyici olmaya başladı.2020 yılında mayıs ayındaki 40 derecenin üzerindeki yüksek sıcaklık değerleri ve sıcak hava dalgası bağlarda uç kurumalarına ve yanmaya neden oldu.Yine 2015 yılında 22-23 nisan tarihlerindeki don olayı bağlara zarar verdi ve rekolteyi etkiledi.Don olayı ve aşırı sıcaklıklar gibi dolu hadisesi de  Alaşehir çevresinde son yıllarda çok etkili olmaya başladı.Çiftçiler bağların üzerini örterek kendi tedbirini almaya çalışıyor.Bu risk faktörlerine karşı  “Tarım Sigortaları” da daha fazla önem kazanmaya başladı.Son yıllarda tarım sigortasına talep olsa da yüksek prim tutarları nedeniyle beklenen düzeyde değil.Her ne kadar prim bedelleri devlet tarafından destekleniyor olsa da, prim tutarları halen yüksek. Üreticiler bu fiyatlarla sigorta yaptırmakta zorlanıyor. Tarım sigortasında devlet desteği artırılmalı. Aynı zamanda prim tutarları düşürülmeli. Doğal afetlerin tamamı teminat kapsamına alınmalıdır. *** Çiftçilerin, iklim değişikliğinin oluşturduğu yeni şartlara uyum için yaptığı değişiklikler arasında en fazla zorlandığı şartların başında kuraklık geliyor.Kurak koşullara dayanıklı tohumlara olan talep artıyor.Burada kuraklığa dayanıklı tohum arayışı yerine, suyun potansiyeline göre ürün çeşidi tercih etmemiz daha yerinde olacaktır.Bu yönlendirmeyi tarımla ilgili sivil toplum örgütlerinin, birliklerin, odaların ve resmi kurumların yapması daha doğrudur.Ürün belirlemesinde, çiftçinin bireysel tercihinden ziyade tarım politikalarının belirleyici olması gerekiyor. *** Son yıllarda yapılan kamuoyu araştırmalarında çiftçilerin büyük bir çoğunluğu iklim değişikliğini bildiklerini ve yaşanan değişiklikleri hissettiklerini söylüyor. Bu konu ile ilgili son bir yıl içerisinde hangi kaynaklardan bilgi aldıkları sorulduğunda ise, özel şirketler, ilaç ve gübre bayileri ilk sırada yer alıyor. Kamu kurumları ise son sıralarda yer alıyor. Üniversiteler ve araştırma kurumları ise en son sırada. Türk tarımının gelişmesinde baş rol oynayan üniversitelerin ve zirai araştırma kurumlarının bu konuda da çiftçiyi bilgilendirmesi gerekiyor.
Ekleme Tarihi: 17 Mayıs 2022 - Salı
Lütfi  Vural

ÇİFTÇİLERİN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE SINAVI

Milli ekonominin temeli olan tarım sektöründe alın teri döken ve emeği ile üreten fedakar üreticilerin “14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü  bu yıl ekonomik sıkıntıların ve gıda krizinin gölgesinde kutlandı. Bu sorunlara ilave olarak iklim değişikliğinin olumsuz etkileri giderek daha fazla hissedilmeye başladı ve doğal afetler daha çok zarar verdi. Son 10 yılda afet sayısı sürekli artış gösterdi. Bir yandan kuraklık konuşulurken, aşırı yağış ve sel felaketi Karadeniz’i vurdu. Orman yangınları Akdeniz ve Ege’de günlerce devam etti ve büyük hasara neden oldu.İklim değişikliğinin gelecekte ne gibi etkileri olacağı uzmanlar tarafından basında ve değişik çevrelerde daha çok konuşulmaya başladı.

Türkiye, Akdeniz kuşağında yer alması nedeniyle iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek ülkeler arasında. Tarım da bu etkilerin en fazla görüleceği sektörlerin başında geliyor. Artan sıcaklıklar ve kuraklıkla beraber tarımsal sulamadaki yetersizlik üretimde kayıplara neden oluyor. Bu durum üreticiden, tüketiciye herkesi ilgilendiriyor. İklim değişikliğinin etkilerini ilk önce çiftçiler hissediyor ve oluşturduğu sorunlarla da ilk önce çiftçiler mücadele ediyor.

Çiftçilerle ve çiftçi birlikleri ile yaptığımız konuşmalarda son yıllarda karşılaştıkları problemlerin başında sıcaklık ve yağıştaki değişiklikler geliyor. Sıcaklık artışları, sıcak hava dalgalarının sayısının artması sıcaklıkla ilgili değişiklikleri oluştururken; yağışlardaki düzensizlikler, yağış miktarlarındaki azalma, ani yağışlar ve kuraklık yağış rejimi ile ilgili değişiklikleri oluşturuyor.

***

Çiftçilerimizin bu değişikliklere karşı ne gibi tedbirler aldıkların araştırdığımızda kendilerine göre birtakım yöntemler geliştirdiklerini ve uyguladıklarını öğreniyoruz. Bunların başında zamanlama ile ilgili değişiklikler geliyor. Çiftçiler ekim ve hasat zamanını değiştiriyor. Zararlılarla mücadele zamanlamasını değiştiriyor. Ayrıca suyu korumaya yönelik birtakım önlemler alınıyor. Damlama sulama yöntemine geçişte talep artışı var. Burada tarımsal sulamada kullanılan suyun ciddi şekilde azalması en önemli etken. Toprağı koruma ve su tutmasını artırmaya yönelik çalışmalarda artış ve talep var. Toprak kirliliğindeki artış toprağın yapısını bozan en önemli etkenlerin başında geliyor. Kuraklıkla beraber topraktaki bozulma artıyor. Kimyasal ilaç ve gübre kullanımını azaltıp aynı zamanda su tutma kapasitesini artırıcı uygulamalarla toprağın yapısını yeniden düzenlemeye ve korumaya çalışıyorlar.

***

Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkileri tarımda üretim miktarını etkiliyor ve risk faktörü artıyor.Rekoltedeki değişkenlikler son yıllarda daha çok göze çarpıyor.Bunu en iyi kuru üzüm rekoltesinde görüyoruz.Tabii rekolteyi etkileyen çok çeşitli unsurlar olsa da son yıllarda küresel ısınma ve iklim değişiklinin etkileri daha çok belirleyici olmaya başladı.2020 yılında mayıs ayındaki 40 derecenin üzerindeki yüksek sıcaklık değerleri ve sıcak hava dalgası bağlarda uç kurumalarına ve yanmaya neden oldu.Yine 2015 yılında 22-23 nisan tarihlerindeki don olayı bağlara zarar verdi ve rekolteyi etkiledi.Don olayı ve aşırı sıcaklıklar gibi dolu hadisesi de  Alaşehir çevresinde son yıllarda çok etkili olmaya başladı.Çiftçiler bağların üzerini örterek kendi tedbirini almaya çalışıyor.Bu risk faktörlerine karşı  “Tarım Sigortaları” da daha fazla önem kazanmaya başladı.Son yıllarda tarım sigortasına talep olsa da yüksek prim tutarları nedeniyle beklenen düzeyde değil.Her ne kadar prim bedelleri devlet tarafından destekleniyor olsa da, prim tutarları halen yüksek. Üreticiler bu fiyatlarla sigorta yaptırmakta zorlanıyor. Tarım sigortasında devlet desteği artırılmalı. Aynı zamanda prim tutarları düşürülmeli. Doğal afetlerin tamamı teminat kapsamına alınmalıdır.

***

Çiftçilerin, iklim değişikliğinin oluşturduğu yeni şartlara uyum için yaptığı değişiklikler arasında en fazla zorlandığı şartların başında kuraklık geliyor.Kurak koşullara dayanıklı tohumlara olan talep artıyor.Burada kuraklığa dayanıklı tohum arayışı yerine, suyun potansiyeline göre ürün çeşidi tercih etmemiz daha yerinde olacaktır.Bu yönlendirmeyi tarımla ilgili sivil toplum örgütlerinin, birliklerin, odaların ve resmi kurumların yapması daha doğrudur.Ürün belirlemesinde, çiftçinin bireysel tercihinden ziyade tarım politikalarının belirleyici olması gerekiyor.

***

Son yıllarda yapılan kamuoyu araştırmalarında çiftçilerin büyük bir çoğunluğu iklim değişikliğini bildiklerini ve yaşanan değişiklikleri hissettiklerini söylüyor. Bu konu ile ilgili son bir yıl içerisinde hangi kaynaklardan bilgi aldıkları sorulduğunda ise, özel şirketler, ilaç ve gübre bayileri ilk sırada yer alıyor. Kamu kurumları ise son sıralarda yer alıyor. Üniversiteler ve araştırma kurumları ise en son sırada. Türk tarımının gelişmesinde baş rol oynayan üniversitelerin ve zirai araştırma kurumlarının bu konuda da çiftçiyi bilgilendirmesi gerekiyor.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.