Şerif Ali Başkurt
Köşe Yazarı
Şerif Ali Başkurt
 

NEREDE O ESKİ MİLLİ BAYRAMLAR?

Büyük stadyumlar, ellerinde Türk bayraklarıyla meydanları dolduran binlerce insan, sokaklarda yankılanan bando sesleri… HATIRLIYOR MUSUNUZ? Milli bayram denildiğinde akıllara yalnızca resmi törenler gelmezdi eskiden. Bayram, gerçekten de bir bayram havasında yaşanırdı. Sokaklar kalabalıklaşır, meydanlar insanlarla dolup taşar, çocukların heyecanı büyüklerin gururuyla birleşirdi. 23 Nisan’da çocukların coşkusu, 19 Mayıs’ta gençlerin enerjisi, 30 Ağustos’ta zaferin gururu, 29 Ekim’de Cumhuriyet’in heyecanı tüm kente yayılırdı. PEKİ ŞİMDİ? Nerede o eski milli bayramlar? Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı… Tüm Türkiye’de olduğu gibi Manisa’da da Zafer Bayramı çeşitli etkinliklerle kutlandı. Kutlamaların merkezi yine Hükümet Meydanı ve çevresiydi. Gösteriler yapıldı, şiirler okundu, danslar edildi, marşlar söylendi… Ancak bana göre büyük bir eksiklik vardı: İnsanlar… *** Manisa sokakları, meydanları eski kalabalığından oldukça uzaktı. Sabah saatlerinde gerçekleştirilen törenlere vatandaşların ilgisi beklenen seviyede değildi. Elinde Türk bayrağıyla kutlamalara katılanların sayısı da oldukça sınırlı kaldı. Belki de bunun birçok nedeni var. Bugün hafta sonu. Aynı zamanda yaz tatili devam ediyor. Okullar kapalı. İnsanların bir kısmı şehir dışında, bir kısmı tatil bölgelerinde. Kimileri ise pazar sabahının rehavetinde… *** Bunların hepsi elbette önemli etkenler. Ama yine de insanın aklına şu soru geliyor: Milli bayramlarımızı yeniden halkın büyük bir coşkuyla sahipleneceği günlere nasıl döndürebiliriz? Bence burada biraz da kutlama biçimlerini sorgulamak gerekiyor. Çünkü milli bayramlar yalnızca protokolün izlediği törenlerden ibaret olmamalı. Bu bayramlar halkın bayramı olmalı. Eskiden stadyumlar dolardı. Binlerce insan tribünlerde yerini alır, öğrencilerin hazırladığı gösterileri izlerdi. Bando sesleri sokaklarda yankılanır, Türk bayrakları her yerde dalgalanırdı. İnsanlar yalnızca töreni izlemek için değil, o coşkuyu yaşamak için meydanlara giderdi. Bugün ise birçok törende vatandaş ile tören arasındaki mesafenin giderek açıldığını görüyoruz. *** Belki de artık yeni bir anlayışa ihtiyaç var. 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos ve 29 Ekim gibi milli bayramlarımızda dev meydanlar yeniden kullanılmalı. Mümkün olan yerlerde, geçmişte olduğu gibi stadyumlarda büyük organizasyonlar yapılmalı. Sadece protokolün göreceği değil, on binlerce vatandaşın katılabileceği etkinlikler düzenlenmeli. *** Konserler, bando gösterileri, halk oyunları, gençlerin ve çocukların hazırladığı koreografiler, ışık gösterileri ve daha birçok etkinlikle bu günler yeniden kentin tamamına yayılmalı. Çünkü milli bayram dediğimiz şey, birkaç saat süren resmi bir programdan çok daha fazlasıdır. Milli bayramlar; birliktir, beraberliktir, ortak hafızadır, gururdur. Ve en önemlisi de gelecek nesillere bırakacağımız güçlü bir Cumhuriyet bilincidir. *** Manisa'nın meydanlarında yeniden on binlerce insanı görmek istiyorum. Çocukların ellerinde Türk bayraklarıyla koşturduğu, gençlerin marşlara eşlik ettiği, ailelerin hep birlikte meydanlara geldiği günleri… Bir milli bayram sabahında sokaklara çıktığımızda, şehrin her köşesinde bayrakları görmek, bando seslerini duymak, insanların yüzündeki heyecana tanık olmak… İşte o zaman gerçekten bayramı hissetmiş oluruz. Elbette bugün yapılan törenlerin ve emek verenlerin hakkını teslim etmek gerekir. Ancak biraz daha fazlasını istemekte de sakınca yok. Çünkü bu bayramlar bizim.
Ekleme Tarihi: 30 Ağustos 2026 -Pazar

NEREDE O ESKİ MİLLİ BAYRAMLAR?

Büyük stadyumlar, ellerinde Türk bayraklarıyla meydanları dolduran binlerce insan, sokaklarda yankılanan bando sesleri…

HATIRLIYOR MUSUNUZ?

Milli bayram denildiğinde akıllara yalnızca resmi törenler gelmezdi eskiden. Bayram, gerçekten de bir bayram havasında yaşanırdı. Sokaklar kalabalıklaşır, meydanlar insanlarla dolup taşar, çocukların heyecanı büyüklerin gururuyla birleşirdi. 23 Nisan’da çocukların coşkusu, 19 Mayıs’ta gençlerin enerjisi, 30 Ağustos’ta zaferin gururu, 29 Ekim’de Cumhuriyet’in heyecanı tüm kente yayılırdı.

PEKİ ŞİMDİ?

Nerede o eski milli bayramlar? Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı… Tüm Türkiye’de olduğu gibi Manisa’da da Zafer Bayramı çeşitli etkinliklerle kutlandı. Kutlamaların merkezi yine Hükümet Meydanı ve çevresiydi. Gösteriler yapıldı, şiirler okundu, danslar edildi, marşlar söylendi… Ancak bana göre büyük bir eksiklik vardı: İnsanlar…

***

Manisa sokakları, meydanları eski kalabalığından oldukça uzaktı. Sabah saatlerinde gerçekleştirilen törenlere vatandaşların ilgisi beklenen seviyede değildi. Elinde Türk bayrağıyla kutlamalara katılanların sayısı da oldukça sınırlı kaldı. Belki de bunun birçok nedeni var. Bugün hafta sonu. Aynı zamanda yaz tatili devam ediyor. Okullar kapalı. İnsanların bir kısmı şehir dışında, bir kısmı tatil bölgelerinde. Kimileri ise pazar sabahının rehavetinde…

***

Bunların hepsi elbette önemli etkenler. Ama yine de insanın aklına şu soru geliyor: Milli bayramlarımızı yeniden halkın büyük bir coşkuyla sahipleneceği günlere nasıl döndürebiliriz? Bence burada biraz da kutlama biçimlerini sorgulamak gerekiyor. Çünkü milli bayramlar yalnızca protokolün izlediği törenlerden ibaret olmamalı. Bu bayramlar halkın bayramı olmalı. Eskiden stadyumlar dolardı. Binlerce insan tribünlerde yerini alır, öğrencilerin hazırladığı gösterileri izlerdi. Bando sesleri sokaklarda yankılanır, Türk bayrakları her yerde dalgalanırdı. İnsanlar yalnızca töreni izlemek için değil, o coşkuyu yaşamak için meydanlara giderdi. Bugün ise birçok törende vatandaş ile tören arasındaki mesafenin giderek açıldığını görüyoruz.

***

Belki de artık yeni bir anlayışa ihtiyaç var. 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos ve 29 Ekim gibi milli bayramlarımızda dev meydanlar yeniden kullanılmalı. Mümkün olan yerlerde, geçmişte olduğu gibi stadyumlarda büyük organizasyonlar yapılmalı. Sadece protokolün göreceği değil, on binlerce vatandaşın katılabileceği etkinlikler düzenlenmeli.

***

Konserler, bando gösterileri, halk oyunları, gençlerin ve çocukların hazırladığı koreografiler, ışık gösterileri ve daha birçok etkinlikle bu günler yeniden kentin tamamına yayılmalı. Çünkü milli bayram dediğimiz şey, birkaç saat süren resmi bir programdan çok daha fazlasıdır. Milli bayramlar; birliktir, beraberliktir, ortak hafızadır, gururdur. Ve en önemlisi de gelecek nesillere bırakacağımız güçlü bir Cumhuriyet bilincidir.

***

Manisa'nın meydanlarında yeniden on binlerce insanı görmek istiyorum. Çocukların ellerinde Türk bayraklarıyla koşturduğu, gençlerin marşlara eşlik ettiği, ailelerin hep birlikte meydanlara geldiği günleri… Bir milli bayram sabahında sokaklara çıktığımızda, şehrin her köşesinde bayrakları görmek, bando seslerini duymak, insanların yüzündeki heyecana tanık olmak… İşte o zaman gerçekten bayramı hissetmiş oluruz. Elbette bugün yapılan törenlerin ve emek verenlerin hakkını teslim etmek gerekir. Ancak biraz daha fazlasını istemekte de sakınca yok. Çünkü bu bayramlar bizim.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.