ASIRLIK MAKİNELERLE TARİHE DOKUNAN USTA
ASIRLIK MAKİNELERLE TARİHE DOKUNAN USTA
Manisa’da babasından devraldığı mücellitlik zanaatını 30 yılı aşkın süredir sürdüren Evren Simavlı, teknolojiye karşı direnen cilt evinde eski kitaplara hayat veriyor. Simavlı, 1940’lardan kalma makinelerle gerçekleştirdiği bu kadim sanatı sadece bir iş değil, geçmişe duyulan bir sadakat ve büyük bir sabır yolculuğu olarak tanımlıyor.
Manisa’da yaşayan 43 yaşındaki Evren Simavlı, unutulmaya yüz tutan mücellitlik (ciltçilik) mesleğini asırlık yöntemlerle yaşatıyor.
"DÜNYANIN EN ESKİ MESLEKLERİNDEN BİRİ"
Simavlı mesleğini "Mücellit demek, ciltçilik demek. Kitapların birleşimi, toplanmış hali ve cilt getirmiş hali. Bütün kitapların matbaadan sonra basılmış hali, komple toplanmış halidir. Ve bunun estetik tarzları da var tabii. Dünyanın en eski mesleklerden birisidir bu arada." sözleriyle tanımlıyor.
BABADAN OĞULA ASIRLIK ZANAAT
Çocuk yaşlarda babasının Aslanlı Pasajı’ndaki dükkanında merakla izlediği bu zanaata gönül veren Simavlı, "Babamın ufacık bir dükkanı vardı. Ben çocuktum. O’nun yanına gittiğim zaman, nasıl yapılıyor diye takip ederdim. El becerisi olsun, ben de yapmak istiyordum. İçimde böyle bir istek vardı, canım istiyordu. O sormadan, etmeden bir şeyler yapmaya çalışıyordum. Böyle yapa yapa sonra alıştık ettik. Sonra bu işe gönül verdik." dedi.
BİRÇOK ESERİ ONARDI
Evren Simavlı bugün kentin son temsilcilerinden biri olarak hizmet veriyor. Tarihi Nutuk baskılarından asırlık el yazmalarına kadar pek çok değerli eseri onaran Simavlı mesleğinin temelinin "üretim ve mutluluk" olduğunu vurguluyor.
BABASININ İZİNDE BİR ÖMÜR
İzmir doğumlu olan ancak çocukluğundan beri Manisa’da yaşayan Simavlı, matbaa ve cilt işlerine babasının yanında çıraklık yaparak başladı. Mücellitliği sadece kitapların birleştirilmesi değil, estetik bir değer katma sanatı olarak gören Simavlı, bu mesleğin kökenlerinin Osmanlı ve Mısır dönemine kadar uzandığını belirtiyor. Simavlı, mesleğe olan bağlılığını "Babam bana sadece işi değil, dürüstlüğü ve sevgiyi de aşıladı" sözleriyle özetliyor.
ASIRLIK MAKİNELERLE TARİHİ DOKUNUŞ
Cilt evinde bulunan ve 1940’lı yıllardan günümüze ulaşan emektar makineler, Simavlı’nın en büyük yardımcıları arasında yer alıyor. Günümüzde dijitalleşmenin etkisiyle çoğu zanaatın yok olduğunu belirten usta, bu makinelerle hala sıcak varak baskı ve özel motifler işliyor. Simavlı, özellikle ilk dönem Türkçe baskı Nutuk gibi tarihi belgeleri onarırken büyük bir duygu yoğunluğu yaşadığını ifade ediyor.
GENÇLERE ÜRETİM VE HEDEF ÇAĞRISI
Yeni neslin zanaat dallarına olan ilgisizliğinden üzüntü duyan Simavlı, ailelere önemli tavsiyelerde bulunuyor. Çocukların yeteneklerine göre keşfedilmesi gerektiğini savunan Simavlı, "Hayal etmek gerçeğin yarısıdır. Gençler önce bir hedef koymalı ve adım adım ilerlemeli" diyor. Simavlı, dükkanının kapısının bu sanatı öğrenmek isteyen tüm gençlere açık olduğunu belirterek, üretmenin insan ruhuna en iyi gelen ilaç olduğunu hatırlatıyor.
Muhabir: HÜSEYÜN GÜNTAÇ FÖMLU
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
