Marmaris’te baba oğulun çilek mesaisi

GENEL (İHA) - İhlas Haber Ajansı | 29.05.2026 - 16:28, Güncelleme: 29.05.2026 - 13:50
 

Marmaris’te baba oğulun çilek mesaisi

Marmaris’te baba oğulun çilek mesaisi
Muğla’nın Marmaris ilçesinde yaşayan emekli ziraat teknisyeni Kerim Öztürk, ailesiyle birlikte kurduğu çilek bahçesinde hem üretim yapıyor hem de emeklilik hayalini gerçeğe dönüştürüyor. Muğla’nın Marmaris ilçesine yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki Çamlı Mahallesi’nde bulunan çilek bahçeleri, bölgenin dünyaca ünlü Sedir Adası ve Kleopatra Plajı kadar ilgi görmeye başladı. Muhteşem doğa içerisinde yetiştirilen kıpkırmızı çilekler hem görüntüsü hem de doğal üretim yöntemiyle dikkat çekiyor. Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden Marmaris, denizi, kumu, güneşi ve doğal güzelliklerinin yanı sıra verimli tarım arazileriyle de emeklilerin hayallerini süslüyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinde görev yaptıktan sonra emekli olan 75 yaşındaki ziraat teknisyeni Kerim Öztürk, ailesiyle birlikte yerleştiği Çamlı Mahallesi’nde 25 yıldan bu yana toprağa dönerek organik tarıma başladı. Elektrik-elektronik teknisyeni olan 27 yaşındaki oğlu Atacan Öztürk ile birlikte üretim yapan aile, bir yandan doğal ürünler yetiştirirken diğer yandan çevredeki çiftçilere de örnek oluyor. Çilek toplamaya gelen vatandaşlar ise Marmaris’e bu kadar yakın bir noktada doğayla iç içe vakit geçirmenin ve kendi çileğini dalından toplamanın ayrı bir keyif olduğunu söyledi. Bahçeyi ziyaret edenler, doğal ürünlere ulaşmanın giderek zorlaştığı günümüzde bu tür üretim alanlarının korunması gerektiğini ifade etti. Bahçeye arkadaşları ile birlikte gelen ziyaretçilerden Meral Keskin, "Pazardan gidip almak yerine gelip buradan toplamak istedim. Dalından çilek toplamak gerçekten çok güzel bir deneyim çileği çok severim" dedi. İstanbul’dan tatil için Marmaris’e gelen Gülşah Güyük de, "Marmaris’e bu kadar yakın mesafede olması çok güzel, gelip çok sevdiğim çileği kendim topladım" diye konuştu. "Toprağa ne ekersen onu biçersin" Tarım hayatının okul yıllarında başladığını anlatan Kerim Öztürk, Balıkesir Tohum Üretme İstasyonu’nda sebzecilik üzerine ihtisas yaptığını belirterek, "Afyon’dan Erzincan’a kadar birçok yerde görev yaptık. Vatandaşa çok şey öğrettik, kendimiz de çok şey öğrendik. Memlekete faydalı olmaya çalıştık" dedi. Yaklaşık 25 yıldır Çamlı Mahallesi’nde yaşadığını söyleyen Öztürk, emekli olduktan sonra tüm birikimini toprağa yatırdığını anlatarak, "Marmaris İlçe Tarım Müdürlüğü’nden emekli oldum. Emekli ikramiyemi de buraya yatırdım. İlk olarak şeftali ve erikle başladık. Ağaçlar yaşlanınca kestik, ardından çilek üretimine yöneldik. Şimdi çilekte başarılı olmak için çalışıyoruz" diye konuştu. "Hepsi benim çocuklarım gibi" Yetiştirdiği ürünlere büyük bir emek verdiğini ifade eden Kerim Öztürk, çilek üretiminin göründüğü kadar kolay olmadığını söyledi. Öztürk, "Çilek yetiştirmek dışarıdan kolay görünüyor ama işin içine girince öyle değil. Dikiyorsun tutmuyor, çürüyor. Bütün kış bununla uğraşıyorum. Tutmayan yerlere yeniden dikim yapıyorsun. Sürekli emek istiyor. Hastalık olunca moralin bozuluyor ama verim iyi olursa, gelen giden memnun kalırsa bütün yorgunluk gidiyor" dedi. Ürünlerin bakımını büyük bir titizlikle yaptığını belirten Öztürk, "Hepsi benim çocuklarım gibi. Yaşım ilerlediği için artık tek başıma yetişemiyorum ama oğlum yaklaşık 10 yıldır bana destek oluyor. O da toprağa bakmayı, üretmeyi ve geçimini topraktan sağlamayı öğrendi. Toprak ne verirsen sana onun kat kat fazlasını veren bir berekettir" ifadelerini kullandı. Çilek sezonu aylarca sürüyor İklim şartlarının uygun olması sayesinde çileğin uzun süre ürün verdiğini belirten Kerim Öztürk; "Bir yandan meyvesini topluyoruz, bir yandan çiçek açıyor. İçinden yeni çıkanlar oluyor. Bunlar da büyüyüp çiçek açacak. Yani sezon üç-dört ay boyunca devam ediyor. Çilek sezonu Ağustos ayına kadar azalarak sürüyor" dedi. Bahçeye gelen ziyaretçilerin dalından çilek topladığını belirten Öztürk, "Buraya gelenler oluyor. Çilek topluyor, yiyip içip sohbet ediyoruz. Güzel vakit geçiriyoruz. Rahatlıkla yiyebilirler, önce sağlık" diye konuştu. "12-13 bin fideyi kendi emeğimizle diktik" 27 yaşındaki Atacan Öztürk ise çocukluğundan bu yana toprağın içinde büyüdüğünü belirterek, üretimin büyük emek istediğini anlattı. Yaklaşık 10 yıldır aktif olarak çilek üretimi yaptıklarını ifade eden genç üretici, "Burada ziyaretçilerimize yönelik çilek üretimi yapıyoruz. İnsanlar gelip çileklerini kendileri topluyor. ‘Kendin topla, kendin ye’ şeklinde bir sistem uyguluyoruz" dedi. Bahçedeki tüm üretimin aile emeğiyle gerçekleştiğini söyleyen Atacan Öztürk, "Geçen yıl araziyi dinlendirdik, hiçbir şey ekmedik. Bu yıl gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra yaklaşık 12-13 bin fide diktik. Hepsini tamamen kendi emeğimizle diktik. Aralarını açıp elimizle bastırarak tek tek yerleştirdik" diye konuştu. "Toprak insanı dinlendiriyor" Çileğin hassas bir ürün olduğunu vurgulayan Atacan Öztürk, "Çileği yanlış şekilde çekip koparırsanız bitkinin ömrü zarar görebiliyor. Güzel bakılırsa dört yıla kadar verim alınabiliyor. Sulaması, güneşi ve bakımı çok önemli" dedi. Kimyasal ilaç kullanmamaya özen gösterdiklerini ifade eden genç üretici, zararlılarla doğal yöntemlerle mücadele ettiklerini belirterek, "Babamın yıllardır uyguladığı doğal yöntemleri kullanıyoruz. İnsanların doğaya yönelmesini, kendi sebze ve meyvesini yetiştirmesini tavsiye ediyoruz. Toprak insanın enerjisini alıyor, rahatlatıyor. Sağlık ve huzur veriyor" dedi. İki nesil aynı bahçede üretim yapıyor Bahçede yalnızca çilek değil, domates, biber ve patlıcan gibi ürünlerin de yetiştirildiğini belirten aile, üretimi bir yaşam biçimi olarak gördüklerini söyledi. Atacan Öztürk, "Burada iki nesil birlikte çalışıyoruz, aile olarak üretimin içindeyiz." ifadelerini kullanarak gençlerin tarıma ilgisinin artmaya başladığını belirtti.
Marmaris’te baba oğulun çilek mesaisi
Muğla’nın Marmaris ilçesinde yaşayan emekli ziraat teknisyeni Kerim Öztürk, ailesiyle birlikte kurduğu çilek bahçesinde hem üretim yapıyor hem de emeklilik hayalini gerçeğe dönüştürüyor.
Muğla’nın Marmaris ilçesine yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki Çamlı Mahallesi’nde bulunan çilek bahçeleri, bölgenin dünyaca ünlü Sedir Adası ve Kleopatra Plajı kadar ilgi görmeye başladı. Muhteşem doğa içerisinde yetiştirilen kıpkırmızı çilekler hem görüntüsü hem de doğal üretim yöntemiyle dikkat çekiyor. Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden Marmaris, denizi, kumu, güneşi ve doğal güzelliklerinin yanı sıra verimli tarım arazileriyle de emeklilerin hayallerini süslüyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinde görev yaptıktan sonra emekli olan 75 yaşındaki ziraat teknisyeni Kerim Öztürk, ailesiyle birlikte yerleştiği Çamlı Mahallesi’nde 25 yıldan bu yana toprağa dönerek organik tarıma başladı. Elektrik-elektronik teknisyeni olan 27 yaşındaki oğlu Atacan Öztürk ile birlikte üretim yapan aile, bir yandan doğal ürünler yetiştirirken diğer yandan çevredeki çiftçilere de örnek oluyor. Çilek toplamaya gelen vatandaşlar ise Marmaris’e bu kadar yakın bir noktada doğayla iç içe vakit geçirmenin ve kendi çileğini dalından toplamanın ayrı bir keyif olduğunu söyledi. Bahçeyi ziyaret edenler, doğal ürünlere ulaşmanın giderek zorlaştığı günümüzde bu tür üretim alanlarının korunması gerektiğini ifade etti.
Bahçeye arkadaşları ile birlikte gelen ziyaretçilerden Meral Keskin, "Pazardan gidip almak yerine gelip buradan toplamak istedim. Dalından çilek toplamak gerçekten çok güzel bir deneyim çileği çok severim" dedi. İstanbul’dan tatil için Marmaris’e gelen Gülşah Güyük de, "Marmaris’e bu kadar yakın mesafede olması çok güzel, gelip çok sevdiğim çileği kendim topladım" diye konuştu.

"Toprağa ne ekersen onu biçersin"
Tarım hayatının okul yıllarında başladığını anlatan Kerim Öztürk, Balıkesir Tohum Üretme İstasyonu’nda sebzecilik üzerine ihtisas yaptığını belirterek, "Afyon’dan Erzincan’a kadar birçok yerde görev yaptık. Vatandaşa çok şey öğrettik, kendimiz de çok şey öğrendik. Memlekete faydalı olmaya çalıştık" dedi. Yaklaşık 25 yıldır Çamlı Mahallesi’nde yaşadığını söyleyen Öztürk, emekli olduktan sonra tüm birikimini toprağa yatırdığını anlatarak, "Marmaris İlçe Tarım Müdürlüğü’nden emekli oldum. Emekli ikramiyemi de buraya yatırdım. İlk olarak şeftali ve erikle başladık. Ağaçlar yaşlanınca kestik, ardından çilek üretimine yöneldik. Şimdi çilekte başarılı olmak için çalışıyoruz" diye konuştu.

"Hepsi benim çocuklarım gibi"
Yetiştirdiği ürünlere büyük bir emek verdiğini ifade eden Kerim Öztürk, çilek üretiminin göründüğü kadar kolay olmadığını söyledi. Öztürk, "Çilek yetiştirmek dışarıdan kolay görünüyor ama işin içine girince öyle değil. Dikiyorsun tutmuyor, çürüyor. Bütün kış bununla uğraşıyorum. Tutmayan yerlere yeniden dikim yapıyorsun. Sürekli emek istiyor. Hastalık olunca moralin bozuluyor ama verim iyi olursa, gelen giden memnun kalırsa bütün yorgunluk gidiyor" dedi.
Ürünlerin bakımını büyük bir titizlikle yaptığını belirten Öztürk, "Hepsi benim çocuklarım gibi. Yaşım ilerlediği için artık tek başıma yetişemiyorum ama oğlum yaklaşık 10 yıldır bana destek oluyor. O da toprağa bakmayı, üretmeyi ve geçimini topraktan sağlamayı öğrendi. Toprak ne verirsen sana onun kat kat fazlasını veren bir berekettir" ifadelerini kullandı.

Çilek sezonu aylarca sürüyor
İklim şartlarının uygun olması sayesinde çileğin uzun süre ürün verdiğini belirten Kerim Öztürk; "Bir yandan meyvesini topluyoruz, bir yandan çiçek açıyor. İçinden yeni çıkanlar oluyor. Bunlar da büyüyüp çiçek açacak. Yani sezon üç-dört ay boyunca devam ediyor. Çilek sezonu Ağustos ayına kadar azalarak sürüyor" dedi. Bahçeye gelen ziyaretçilerin dalından çilek topladığını belirten Öztürk, "Buraya gelenler oluyor. Çilek topluyor, yiyip içip sohbet ediyoruz. Güzel vakit geçiriyoruz. Rahatlıkla yiyebilirler, önce sağlık" diye konuştu.

"12-13 bin fideyi kendi emeğimizle diktik"
27 yaşındaki Atacan Öztürk ise çocukluğundan bu yana toprağın içinde büyüdüğünü belirterek, üretimin büyük emek istediğini anlattı. Yaklaşık 10 yıldır aktif olarak çilek üretimi yaptıklarını ifade eden genç üretici, "Burada ziyaretçilerimize yönelik çilek üretimi yapıyoruz. İnsanlar gelip çileklerini kendileri topluyor. ‘Kendin topla, kendin ye’ şeklinde bir sistem uyguluyoruz" dedi. Bahçedeki tüm üretimin aile emeğiyle gerçekleştiğini söyleyen Atacan Öztürk, "Geçen yıl araziyi dinlendirdik, hiçbir şey ekmedik. Bu yıl gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra yaklaşık 12-13 bin fide diktik. Hepsini tamamen kendi emeğimizle diktik. Aralarını açıp elimizle bastırarak tek tek yerleştirdik" diye konuştu.

"Toprak insanı dinlendiriyor"
Çileğin hassas bir ürün olduğunu vurgulayan Atacan Öztürk, "Çileği yanlış şekilde çekip koparırsanız bitkinin ömrü zarar görebiliyor. Güzel bakılırsa dört yıla kadar verim alınabiliyor. Sulaması, güneşi ve bakımı çok önemli" dedi. Kimyasal ilaç kullanmamaya özen gösterdiklerini ifade eden genç üretici, zararlılarla doğal yöntemlerle mücadele ettiklerini belirterek, "Babamın yıllardır uyguladığı doğal yöntemleri kullanıyoruz. İnsanların doğaya yönelmesini, kendi sebze ve meyvesini yetiştirmesini tavsiye ediyoruz. Toprak insanın enerjisini alıyor, rahatlatıyor. Sağlık ve huzur veriyor" dedi.

İki nesil aynı bahçede üretim yapıyor
Bahçede yalnızca çilek değil, domates, biber ve patlıcan gibi ürünlerin de yetiştirildiğini belirten aile, üretimi bir yaşam biçimi olarak gördüklerini söyledi. Atacan Öztürk, "Burada iki nesil birlikte çalışıyoruz, aile olarak üretimin içindeyiz." ifadelerini kullanarak gençlerin tarıma ilgisinin artmaya başladığını belirtti.

Muğla HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve siteye yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.