Mustafa PALA
Köşe Yazarı
Mustafa PALA
 

HAYAT DEVAM EDİYOR

Yaşım gereği evdeyim. Bu yazıyı evden yazıyorum. Üçpınar köyündeyim. Köylerde insan yoğunluğundan uzakta kalmak daha kolay oluyor. Evin çevresinde dolaşabiliyoruz. Bahçe ile ilgilenebiliyoruz.  Düşünüyorum da; eğer internet olmasaydı, yalnızlığın sıkıntısını daha derinden yaşardık diyorum. Çocuklarımıza ve sevdiklerimizin tümüne "yanımıza gelmeyin" dedik. Yanımıza gelemeyenlerle sık sık görüşüyoruz.  Facebook ve twitter üzerinden paylaşılanları okuyorum, paylaşımlar yapıyoruz.  İnternette bilgi kirliliği olmuyor değil. Doğruyu yalandan ayırmak için çaba göstermeliyiz. Güvendiğimiz bildiğimiz kaynakların yazdıklarına inanmalıyız. Bu konuda seçici olmalıyız. Manisa Valiliğinin yaptığı paylaşımları, ben de paylaşıyorum. Manisa İl Pandemi Kurulunun oluşturulmasını önemsiyorum. Keşke bu kurullar işin başında oluşturulsaydı. Borçlar taksit taksit ödenebilir ama kararlar önlemler taksit taksit alınmamalı. Sonradan alınan önlemler baştan alınabilseydi daha farklı bir yerde olabilirdik.  Günümüzde her şey ölçülebiliyor.  Ölçmeden bilemezsiniz, bilemezseniz yönetemezsiniz. Olanı biletini bilmek gerekir. Alınan önlemler ne denli başarılı ya da başarısız olduğunuz, ülkemizdeki sonuçlar diğer ülkelerdeki sonuçlarla karşılandığında daha yakından göreceğiz. Sokağa çıkmanın azaltılamadığından yakınmalar var. Sokağa çıkma yasağını işin başında getiren ve buna titizlikle uyulan ülkelerin Koronavirüsle mücadelede daha başarılı oldukları görülüyor. Koronavirüs nedeniyle birbirimize koruma mesafesinden daha yakın olmayacağız. İnsanlardan uzaklaşacağız ama insanlıktan uzaklaşmayacağız. Bu nedenle birbirimizi sık sık arayıp hal hatır soruyoruz. Beni arayan genç arkadaşlarımızın tümü bir ihtiyacınız var mı diye soruyorlar. Aktardığımız ihtiyaçlarımızı severek karşılıyorlar.  Bugünler dayanışma günleridir.  Dediğim gibi insanlardan uzak duracağız, insanlığımızdan değil. Yaptığım paylaşımların bazılarını çok tıklananları burada biraz daha genişleterek paylaşmak istiyorum: Kimse koronavirüsten  ölmek istemez, ben de istemiyorum. Senden korkmuyorum KORONA! Yaşıma bakıpta umutlanma. 2021'de hatırlanan değil, hatıralarını anlatan, yazan olacağım. Kurallara uyuyorum, evden çıkmıyorum.  Kurallara uymak, korunmak, insanlardan uzak durmak çok önemli, bunu hepimiz yapmalıyız. Yaptığım bir başka paylaşım da şöyleydi: Koronavirüsten değil, cehaletten korkuyorum. Gercekten öyle, virüsle mücadelelimizdeki başarının eğitim düzeyimizle cehaletle çok yakından ilişkisi var. Umreden dönen bir yurttaşın, polisin yüzüne tükürüp, “ben hastaysam sende hasta ol” demesi cahillik değil mi?  Karantinadan kaçmak istemesi cahillik değil mi? Bazı ileri yaşlıların bana bir şey olmaz diyerek sokağa çıkması cahillik değil mi? Üretici köylüler desteklenecek, borçları ertelenecek, yeterli üretim yapılacak köylü kentli aç kalmayacak. Evet, hayat devam ediyor. Köyler çok yoğun değil. Bir kişinin tarlaya gidip çift sürmesi, ağaçların budamalarını ve bakımlarını yapması, korunması için önemli bir sorun yaratmıyor. Bu nedenle köyde alınan önlemlerle kentte alınan önlemler farklı olmalı. Koronavirüsü köylerde denetlemek, köyleri denetim altına almak daha kolay bence. Anayasamızın 2. Maddesini de paylaştım Facebook sayfamda. Madde aynen şöyle:  Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir. Koronavirüse karşi vereceğimiz mücadelede, sosyal bir hukuk devleti olma özelliği büyük önem taşıyor. Sosyal devlet olmak çözümün anahtarıdır. Vatandaş evinde kalacak tüm ihtiyaçları devlet tarafından karşılanacak. Sosyal devlet gibi sosyal belediyeler de görev yüklenecek, işte o zaman sorunun daha kolay çözüldüğünü hem halkımız hem de dünya görecek ve inanın bunu böyle başardığımızda dünya bizi kıskanacaktır.  Sosyal devlet diylerek yaptığım bir paylaşıma devletin yükü ağır diyenler oldu.  Evet gerçekten ağır. Geçilmeyen geçiş garantili yollara ve köprülere bedel ödemek, Kanal İstanbul’u bu sıkıntılı günlerde bile gündemde tutmak, binlerce makam arabası bulundurmak,  beş milyon Suriyeliye bakmak  ve benzer uygulamalar devletin yükünü ağırlaştırıyor.  Balkonlara çıkıp sağlıkçılarımız alkışladık.  Daha fazlasını hak ettiklerini hepimiz biliyoruz. Haklarının fazlasıyla verilmesini diliyorum.  Yazımın içinde, Manisa İl Pandemi Kurulunun gecikerek de kurulsa, kurulmasını mutlulukla karşıladığımı belirtmiştim.  Ortak akıl. Sorunların aşılması için gerekli olan ortaklaşa çalışmayı kolaylaştırır.  Başarı, tartışarak kararlar alıp tartışmasız uymada gizli.  Tartışmadan kararlar verilirse uygulaması zorlaşır. Hatalara kimse sahip çıkmaz. Eleştiriler artar. Evden yazmaya devam edeceğim.  Yazmayı ve paylaşmayı seviyorum. Paylaşmak güzeldir diyorum. İnsanlık olarak büyük bir sınavdan geçiyoruz. Sınavda sorular çalıştığımız hazırlıklı olduğumuz yerlerden değil, çalışmadığımız konulardan geliyor. Birlikte çalışacağız. Sevgiyi ve bilgiyi paylaşarak büyütürken, sorunları paylaşarak küçülteceğiz ve aşacağız… Mustafa PALA  
Ekleme Tarihi: 30 Mart 2020 - Pazartesi
Mustafa PALA

HAYAT DEVAM EDİYOR

Yaşım gereği evdeyim. Bu yazıyı evden yazıyorum.
Üçpınar köyündeyim. Köylerde insan yoğunluğundan uzakta kalmak daha kolay oluyor. Evin çevresinde dolaşabiliyoruz. Bahçe ile ilgilenebiliyoruz. 

Düşünüyorum da; eğer internet olmasaydı, yalnızlığın sıkıntısını daha derinden yaşardık diyorum. Çocuklarımıza ve sevdiklerimizin tümüne "yanımıza gelmeyin" dedik. Yanımıza gelemeyenlerle sık sık görüşüyoruz. 
Facebook ve twitter üzerinden paylaşılanları okuyorum, paylaşımlar yapıyoruz. 
İnternette bilgi kirliliği olmuyor değil. Doğruyu yalandan ayırmak için çaba göstermeliyiz. Güvendiğimiz bildiğimiz kaynakların yazdıklarına inanmalıyız. Bu konuda seçici olmalıyız.
Manisa Valiliğinin yaptığı paylaşımları, ben de paylaşıyorum.
Manisa İl Pandemi Kurulunun oluşturulmasını önemsiyorum. Keşke bu kurullar işin başında oluşturulsaydı. Borçlar taksit taksit ödenebilir ama kararlar önlemler taksit taksit alınmamalı. Sonradan alınan önlemler baştan alınabilseydi daha farklı bir yerde olabilirdik.  Günümüzde her şey ölçülebiliyor.  Ölçmeden bilemezsiniz, bilemezseniz yönetemezsiniz. Olanı biletini bilmek gerekir. Alınan önlemler ne denli başarılı ya da başarısız olduğunuz, ülkemizdeki sonuçlar diğer ülkelerdeki sonuçlarla karşılandığında daha yakından göreceğiz. Sokağa çıkmanın azaltılamadığından yakınmalar var. Sokağa çıkma yasağını işin başında getiren ve buna titizlikle uyulan ülkelerin Koronavirüsle mücadelede daha başarılı oldukları görülüyor.
Koronavirüs nedeniyle birbirimize koruma mesafesinden daha yakın olmayacağız. İnsanlardan uzaklaşacağız ama insanlıktan uzaklaşmayacağız. Bu nedenle birbirimizi sık sık arayıp hal hatır soruyoruz. Beni arayan genç arkadaşlarımızın tümü bir ihtiyacınız var mı diye soruyorlar. Aktardığımız ihtiyaçlarımızı severek karşılıyorlar.  Bugünler dayanışma günleridir.  Dediğim gibi insanlardan uzak duracağız, insanlığımızdan değil.
Yaptığım paylaşımların bazılarını çok tıklananları burada biraz daha genişleterek paylaşmak istiyorum:
Kimse koronavirüsten  ölmek istemez, ben de istemiyorum. Senden korkmuyorum KORONA! Yaşıma bakıpta umutlanma. 2021'de hatırlanan değil, hatıralarını anlatan, yazan olacağım. Kurallara uyuyorum, evden çıkmıyorum.  Kurallara uymak, korunmak, insanlardan uzak durmak çok önemli, bunu hepimiz yapmalıyız.
Yaptığım bir başka paylaşım da şöyleydi: Koronavirüsten değil, cehaletten korkuyorum. Gercekten öyle, virüsle mücadelelimizdeki başarının eğitim düzeyimizle cehaletle çok yakından ilişkisi var. Umreden dönen bir yurttaşın, polisin yüzüne tükürüp, “ben hastaysam sende hasta ol” demesi cahillik değil mi?  Karantinadan kaçmak istemesi cahillik değil mi? Bazı ileri yaşlıların bana bir şey olmaz diyerek sokağa çıkması cahillik değil mi?
Üretici köylüler desteklenecek, borçları ertelenecek, yeterli üretim yapılacak köylü kentli aç kalmayacak. Evet, hayat devam ediyor. Köyler çok yoğun değil. Bir kişinin tarlaya gidip çift sürmesi, ağaçların budamalarını ve bakımlarını yapması, korunması için önemli bir sorun yaratmıyor. Bu nedenle köyde alınan önlemlerle kentte alınan önlemler farklı olmalı. Koronavirüsü köylerde denetlemek, köyleri denetim altına almak daha kolay bence.
Anayasamızın 2. Maddesini de paylaştım Facebook sayfamda. Madde aynen şöyle:  Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
Koronavirüse karşi vereceğimiz mücadelede, sosyal bir hukuk devleti olma özelliği büyük önem taşıyor. Sosyal devlet olmak çözümün anahtarıdır. Vatandaş evinde kalacak tüm ihtiyaçları devlet tarafından karşılanacak. Sosyal devlet gibi sosyal belediyeler de görev yüklenecek, işte o zaman sorunun daha kolay çözüldüğünü hem halkımız hem de dünya görecek ve inanın bunu böyle başardığımızda dünya bizi kıskanacaktır. 
Sosyal devlet diylerek yaptığım bir paylaşıma devletin yükü ağır diyenler oldu.  Evet gerçekten ağır. Geçilmeyen geçiş garantili yollara ve köprülere bedel ödemek, Kanal İstanbul’u bu sıkıntılı günlerde bile gündemde tutmak, binlerce makam arabası bulundurmak,  beş milyon Suriyeliye bakmak  ve benzer uygulamalar devletin yükünü ağırlaştırıyor. 
Balkonlara çıkıp sağlıkçılarımız alkışladık.  Daha fazlasını hak ettiklerini hepimiz biliyoruz. Haklarının fazlasıyla verilmesini diliyorum. 
Yazımın içinde, Manisa İl Pandemi Kurulunun gecikerek de kurulsa, kurulmasını mutlulukla karşıladığımı belirtmiştim.  Ortak akıl. Sorunların aşılması için gerekli olan ortaklaşa çalışmayı kolaylaştırır.  Başarı, tartışarak kararlar alıp tartışmasız uymada gizli.  Tartışmadan kararlar verilirse uygulaması zorlaşır. Hatalara kimse sahip çıkmaz. Eleştiriler artar.
Evden yazmaya devam edeceğim.  Yazmayı ve paylaşmayı seviyorum. Paylaşmak güzeldir diyorum. İnsanlık olarak büyük bir sınavdan geçiyoruz. Sınavda sorular çalıştığımız hazırlıklı olduğumuz yerlerden değil, çalışmadığımız konulardan geliyor.
Birlikte çalışacağız. Sevgiyi ve bilgiyi paylaşarak büyütürken, sorunları paylaşarak küçülteceğiz ve aşacağız…
Mustafa PALA
 
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.