İsmail Aydın
Köşe Yazarı
İsmail Aydın
 

BAĞIŞIKLIK

Bağışıklık kazanmak için canlılara zayıflatılmış ya da etkisiz hale getirilmiş mikroplar verilir. Bu işlem aşı yoluyla veya bazı durumlarda ağızdan uygulanır. Amaç, vücudun o hastalığa karşı direnç geliştirmesidir. Bağışıklık kazanıldıktan sonra hastalık tamamen ortadan kalkmaz; ancak vücut onu etkisiz hale getirmeyi öğrenir. *** Toplumların da zaman zaman benzer bir bağışıklık geliştirdiğini düşünüyorum. Ancak bu her zaman olumlu sonuç vermiyor. Bazı durumlarda insanlar, sürekli karşılaştıkları olaylara karşı duyarsızlaşıyor ve sanki hiçbir şey olmamış gibi davranmaya başlıyor. *** 1993 yılında İstanbul’da ortaya çıkan İSKİ yolsuzluğu hafızalardadır. O dönemde yer yerinden oynamış, kamuoyu büyük tepki göstermişti. Bugünün iddialarıyla kıyaslandığında oldukça sınırlı kalan bu olay, dönemin siyasetini derinden etkilemişti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen, İSKİ Genel Müdürü Ergün Göknel hakkında işlem başlatmış, sorumlular yargı önüne çıkarılmıştı. Toplum da bu olaya sert tepki vermiş, bunun siyasi sonuçları olmuştu. 1994 yerel seçimlerinde Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmiş, sosyal demokratlar ise uzun yıllar sürecek ağır bir bedel ödemişti. *** O yıllarda toplumun yolsuzluk iddialarına karşı duyarlılığı yüksekti. İnsanlar hesap sorulmasını istiyor, kamu vicdanı güçlü bir şekilde tepki veriyordu. En önemlisi de, yolsuzluk yapanın yanına kâr kalmayacağına dair yaygın bir inanç vardı. *** Bugün ise bambaşka bir tabloyla karşı karşıyayız. Her gün yeni bir yolsuzluk, rüşvet veya usulsüzlük iddiası gündeme geliyor. Valizlerle taşınan paralar, kaynağı açıklanamayan servetler, kamuoyuna yansıyan çeşitli iddialar konuşuluyor. Kimi zaman insanlar çıkıp para verdiğini söylüyor, kimi zaman farklı belgeler ve görüntüler ortaya çıkıyor. Ancak bütün bunlar toplumda eskisi kadar güçlü bir tepki oluşturmuyor. *** Sanki toplumsal bir duyarsızlık gelişmiş durumda. “Onlar da yapıyor, bunlar da yapıyor” anlayışı giderek yaygınlaşıyor. Oysa yolsuzluk, kimin yaptığına bakılmaksızın toplumun ortak sorunudur. Çünkü bedelini eninde sonunda bütün vatandaşlar öder. *** Toplum bu kadar mı yoruldu, yoksa bu kadar mı alıştı bilmiyorum. Ancak bildiğim bir şey var: Bu durum sürdürülebilir değildir. Kamu kaynaklarının korunması, hesap verebilirlik mekanizmalarının güçlendirilmesi ve hukukun etkin işlemesi her zamankinden daha önemlidir. *** Bu nedenle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündeminde yer alması gereken en önemli konulardan biri, yolsuzlukla mücadele olmalıdır. Yeni yasal düzenlemelerle yolsuzlukların, dolandırıcılıkların ve kamu zararına yol açan uygulamaların önüne geçilmelidir. *** Aksi halde bugün görmezden geldiğimiz sorunlar yarın çok daha büyük bedeller olarak karşımıza çıkacaktır. Korkarım ki gerekli adımlar atılmazsa durum daha iyiye değil, daha kötüye gidecek ve bunun faturasını hep birlikte ödeyeceğiz.
Ekleme Tarihi: 25 Haziran 2026 -Perşembe

BAĞIŞIKLIK

Bağışıklık kazanmak için canlılara zayıflatılmış ya da etkisiz hale getirilmiş mikroplar verilir. Bu işlem aşı yoluyla veya bazı durumlarda ağızdan uygulanır. Amaç, vücudun o hastalığa karşı direnç geliştirmesidir. Bağışıklık kazanıldıktan sonra hastalık tamamen ortadan kalkmaz; ancak vücut onu etkisiz hale getirmeyi öğrenir.

***

Toplumların da zaman zaman benzer bir bağışıklık geliştirdiğini düşünüyorum. Ancak bu her zaman olumlu sonuç vermiyor. Bazı durumlarda insanlar, sürekli karşılaştıkları olaylara karşı duyarsızlaşıyor ve sanki hiçbir şey olmamış gibi davranmaya başlıyor.

***

1993 yılında İstanbul’da ortaya çıkan İSKİ yolsuzluğu hafızalardadır. O dönemde yer yerinden oynamış, kamuoyu büyük tepki göstermişti. Bugünün iddialarıyla kıyaslandığında oldukça sınırlı kalan bu olay, dönemin siyasetini derinden etkilemişti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Nurettin Sözen, İSKİ Genel Müdürü Ergün Göknel hakkında işlem başlatmış, sorumlular yargı önüne çıkarılmıştı. Toplum da bu olaya sert tepki vermiş, bunun siyasi sonuçları olmuştu. 1994 yerel seçimlerinde Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmiş, sosyal demokratlar ise uzun yıllar sürecek ağır bir bedel ödemişti.

***

O yıllarda toplumun yolsuzluk iddialarına karşı duyarlılığı yüksekti. İnsanlar hesap sorulmasını istiyor, kamu vicdanı güçlü bir şekilde tepki veriyordu. En önemlisi de, yolsuzluk yapanın yanına kâr kalmayacağına dair yaygın bir inanç vardı.

***

Bugün ise bambaşka bir tabloyla karşı karşıyayız. Her gün yeni bir yolsuzluk, rüşvet veya usulsüzlük iddiası gündeme geliyor. Valizlerle taşınan paralar, kaynağı açıklanamayan servetler, kamuoyuna yansıyan çeşitli iddialar konuşuluyor. Kimi zaman insanlar çıkıp para verdiğini söylüyor, kimi zaman farklı belgeler ve görüntüler ortaya çıkıyor. Ancak bütün bunlar toplumda eskisi kadar güçlü bir tepki oluşturmuyor.

***

Sanki toplumsal bir duyarsızlık gelişmiş durumda. “Onlar da yapıyor, bunlar da yapıyor” anlayışı giderek yaygınlaşıyor. Oysa yolsuzluk, kimin yaptığına bakılmaksızın toplumun ortak sorunudur. Çünkü bedelini eninde sonunda bütün vatandaşlar öder.

***

Toplum bu kadar mı yoruldu, yoksa bu kadar mı alıştı bilmiyorum. Ancak bildiğim bir şey var: Bu durum sürdürülebilir değildir. Kamu kaynaklarının korunması, hesap verebilirlik mekanizmalarının güçlendirilmesi ve hukukun etkin işlemesi her zamankinden daha önemlidir.

***

Bu nedenle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündeminde yer alması gereken en önemli konulardan biri, yolsuzlukla mücadele olmalıdır. Yeni yasal düzenlemelerle yolsuzlukların, dolandırıcılıkların ve kamu zararına yol açan uygulamaların önüne geçilmelidir.

***

Aksi halde bugün görmezden geldiğimiz sorunlar yarın çok daha büyük bedeller olarak karşımıza çıkacaktır. Korkarım ki gerekli adımlar atılmazsa durum daha iyiye değil, daha kötüye gidecek ve bunun faturasını hep birlikte ödeyeceğiz.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.