İsmail Aydın
Köşe Yazarı
İsmail Aydın
 

TÜRKİYE’DE SİYASET İKLİMİ

Türkiye’de siyaset ikliminin neden düzelmediği konusunda neden ciddi bir çalışma yapılmaz, neden yeterince fikir yürütülmez, hiç düşündünüz mü? *** Cumhuriyet rejimlerinin içini gerçek anlamda doldurmanın ve onları taçlandırmanın tek yolu vardır: kuvvetler ayrılığı ilkesi. Yasama, yürütme ve yargı; birbirinden bağımsız, birbirini denetleyen ve dengeleyen üç ayrı güç olmalıdır. *** Maalesef ülkemizde yapılan sistem değişikliğiyle bu güçlerin ayrı ayrı işlemesi hedeflenmiş gibi görünse de uygulamada kuvvetler ayrılığı güçlenmemiş, tam tersine kuvvetler birliğine doğru bir gidiş ortaya çıkmıştır. *** Getirilen sistem klasik anlamda bir başkanlık sistemi değildir. “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” adı verilen melez bir yapı oluşturulmuştur. O dönemde hem Cumhurbaşkanı hem de parti genel başkanı olmanın doğuracağı sakıncaları tek tek anlatmıştık. “Bu siyasi partiler yasası var oldukça bu sistem sağlıklı işlemez. Kuvvetler ayrılığını sağlayamazsınız” demiştik. *** Çünkü milletvekillerinin büyük ölçüde genel merkezler tarafından belirlenmesi, yasama ile yürütmenin fiilen iç içe geçmesi anlamına gelir. Böyle bir yapıda kuvvetler ayrılığının güçlenmesi değil, daha da zayıflaması kaçınılmazdır. Bunu yazdık, çizdik, anlattık. Ancak bilinen yol tercih edildi ve bu sistem getirildi. *** Daha da ilginç olan, sistemin aksayan ya da aksayacağı açıkça görülen yönleri üzerine ciddi bir muhasebenin yapılmamış olmasıdır. Buna muhalefet de dahildir. Peki siz muhalefetin bu konuda güçlü bir duruş sergilediğini, özellikle siyasi partiler yasasının antidemokratik yapısına karşı kararlı bir mücadele verdiğini gördünüz mü, duydunuz mu? *** Duyamazsınız. Çünkü bu düzen yalnızca iktidara değil, muhalefet partilerinin lider kadrolarına da geniş yetkiler tanımaktadır. Parti yönetimlerini, aday listelerini ve siyasal yönelimleri büyük ölçüde onlar belirlemektedir. Tek seçici olmanın sağladığı bu güçten vazgeçmek kolay değildir. *** Oysa demokrasinin gelişebilmesi için yalnızca seçim yapmak yetmez. Siyasi partilerin kendi içinde demokratikleşmesi, milletvekillerinin halkla bağının güçlenmesi ve yasamanın yürütme karşısında gerçek bir denetim gücüne kavuşması gerekir. *** Bugün demokrasimizin neden gelişemediğini anlamak için çok uzağa bakmaya gerek yok. Sorun, yalnızca sistemin adında değil; sistemi işleten siyasal kültürde, parti yapılarında ve denetim mekanizmalarının zayıflığında yatmaktadır.
Ekleme Tarihi: 04 Haziran 2026 -Perşembe

TÜRKİYE’DE SİYASET İKLİMİ

Türkiye’de siyaset ikliminin neden düzelmediği konusunda neden ciddi bir çalışma yapılmaz, neden yeterince fikir yürütülmez, hiç düşündünüz mü?

***

Cumhuriyet rejimlerinin içini gerçek anlamda doldurmanın ve onları taçlandırmanın tek yolu vardır: kuvvetler ayrılığı ilkesi. Yasama, yürütme ve yargı; birbirinden bağımsız, birbirini denetleyen ve dengeleyen üç ayrı güç olmalıdır.

***

Maalesef ülkemizde yapılan sistem değişikliğiyle bu güçlerin ayrı ayrı işlemesi hedeflenmiş gibi görünse de uygulamada kuvvetler ayrılığı güçlenmemiş, tam tersine kuvvetler birliğine doğru bir gidiş ortaya çıkmıştır.

***

Getirilen sistem klasik anlamda bir başkanlık sistemi değildir. “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” adı verilen melez bir yapı oluşturulmuştur. O dönemde hem Cumhurbaşkanı hem de parti genel başkanı olmanın doğuracağı sakıncaları tek tek anlatmıştık. “Bu siyasi partiler yasası var oldukça bu sistem sağlıklı işlemez. Kuvvetler ayrılığını sağlayamazsınız” demiştik.

***

Çünkü milletvekillerinin büyük ölçüde genel merkezler tarafından belirlenmesi, yasama ile yürütmenin fiilen iç içe geçmesi anlamına gelir. Böyle bir yapıda kuvvetler ayrılığının güçlenmesi değil, daha da zayıflaması kaçınılmazdır. Bunu yazdık, çizdik, anlattık. Ancak bilinen yol tercih edildi ve bu sistem getirildi.

***

Daha da ilginç olan, sistemin aksayan ya da aksayacağı açıkça görülen yönleri üzerine ciddi bir muhasebenin yapılmamış olmasıdır. Buna muhalefet de dahildir. Peki siz muhalefetin bu konuda güçlü bir duruş sergilediğini, özellikle siyasi partiler yasasının antidemokratik yapısına karşı kararlı bir mücadele verdiğini gördünüz mü, duydunuz mu?

***

Duyamazsınız. Çünkü bu düzen yalnızca iktidara değil, muhalefet partilerinin lider kadrolarına da geniş yetkiler tanımaktadır. Parti yönetimlerini, aday listelerini ve siyasal yönelimleri büyük ölçüde onlar belirlemektedir. Tek seçici olmanın sağladığı bu güçten vazgeçmek kolay değildir.

***

Oysa demokrasinin gelişebilmesi için yalnızca seçim yapmak yetmez. Siyasi partilerin kendi içinde demokratikleşmesi, milletvekillerinin halkla bağının güçlenmesi ve yasamanın yürütme karşısında gerçek bir denetim gücüne kavuşması gerekir.

***

Bugün demokrasimizin neden gelişemediğini anlamak için çok uzağa bakmaya gerek yok. Sorun, yalnızca sistemin adında değil; sistemi işleten siyasal kültürde, parti yapılarında ve denetim mekanizmalarının zayıflığında yatmaktadır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.