İsmail Aydın
Köşe Yazarı
İsmail Aydın
 

KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI – O GÜNLERİ YAŞAYAN BİRİNİN KALEMİNDEN

Temmuz sıcağında gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı hakkında bugünlerde herkes konuşuyor; bilen de konuşuyor bilmeyen de. “Harekâtı Ecevit değil Erbakan yaptırmış.” “Dönemin Genelkurmay Başkanı Semih Sancar, ‘Ya çıkarma yaparsınız ya da ben sandalla çıkarım’ demiş.” Miş, muş… *** Ben o günleri bizzat yaşayanlardan biriyim. 24 yaşındaydım; ne çocuk, ne de olayları anlamayacak bir yaşta. O günlerin atmosferini iliklerime kadar hissettim. *** Harekâtın temeli, aslında İnönü hükümeti döneminde atılmıştı. Türk jetleri Kıbrıs semalarında uçuşlar yapıyor, gerilim giderek artıyordu. Hatta Yüzbaşı Cengiz Topel’in uçağı düşürüldü ve kendisi şehit edildi. Biz o zaman öğrenciydik. Taksim’de “Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacak!” ve “Ya Taksim, ya ölüm!” sloganlarıyla yürüyüşler yaptık. Ülkede duyarlı, bilinçli bir gençlik vardı. *** 1974’e gelindiğinde Rumların Türkleri katletmeye başlamasıyla ortam iyice gerildi. Başbakan Bülent Ecevit tüm dünyaya açık ve net bir mesaj veriyor, harekâtın kaçınılmaz hâle geldiğini söylüyordu. Son olarak İngiltere ile görüşmeler yapıldı. Dönüşünde TBMM’de oy birliğiyle çıkan kararla hükümete hareket yetkisi verildi. Başbakan Yardımcısı Erbakan, elbette hükümetin önemli bir ismiydi; ancak nihai karar Başbakan Ecevit’e aitti. *** Aynı şekilde muhalefet lideri Süleyman Demirel ve tüm grubu da “evet” oyu verdiler. Cumhuriyet tarihinde belki de hiçbir dönemde bu kadar güçlü bir birlik ve beraberlik görülmedi. Sağ–sol kavgaları bile durdu; tüm Türkiye tek yürek oldu. *** Bugün hâlâ ortaya atılan “Ecevit olmasa Kıbrıs’ın tamamını alırdık” ya da “Harekâtı Erbakan yaptırdı” gibi temelsiz iddialar gerçekle bağdaşmıyor. Kıbrıs Barış Harekâtı, bir fetih hareketi değil; uluslararası hukuk çerçevesinde garantörlük görevimizi yerine getirdiğimiz bir barış operasyonuydu. Ecevit’in mesajı çok açıktı: “Bize ateş edilmezse biz de ateş etmeyeceğiz.” Amaç ada halkına barış ve güvenlik getirmekti, toprak kazanmak değil. *** Dönemin Dışişleri Bakanı yurtdışındaydı. Türkiye’ye “Ayşe tatile çıksın” parolasının verilmesiyle birlikte Türk ordusu harekete geçti. *** Bugün hâlâ, o günlerin liderlerine ve bu kararı oy birliğiyle destekleyen tüm parlamentoya, ordumuza ve Türk milletine teşekkür etmek gerekir: Başbakan Bülent Ecevit’e, Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’a, muhalefet lideri Süleyman Demirel’e, tüm milletvekillerine ve Mehmetçiğe…
Ekleme Tarihi: 20 Kasım 2025 -Perşembe

KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI – O GÜNLERİ YAŞAYAN BİRİNİN KALEMİNDEN

Temmuz sıcağında gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı hakkında bugünlerde herkes konuşuyor; bilen de konuşuyor bilmeyen de. “Harekâtı Ecevit değil Erbakan yaptırmış.” “Dönemin Genelkurmay Başkanı Semih Sancar, ‘Ya çıkarma yaparsınız ya da ben sandalla çıkarım’ demiş.” Miş, muş…

***

Ben o günleri bizzat yaşayanlardan biriyim. 24 yaşındaydım; ne çocuk, ne de olayları anlamayacak bir yaşta. O günlerin atmosferini iliklerime kadar hissettim.

***

Harekâtın temeli, aslında İnönü hükümeti döneminde atılmıştı. Türk jetleri Kıbrıs semalarında uçuşlar yapıyor, gerilim giderek artıyordu. Hatta Yüzbaşı Cengiz Topel’in uçağı düşürüldü ve kendisi şehit edildi. Biz o zaman öğrenciydik. Taksim’de “Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacak!” ve “Ya Taksim, ya ölüm!” sloganlarıyla yürüyüşler yaptık. Ülkede duyarlı, bilinçli bir gençlik vardı.

***

1974’e gelindiğinde Rumların Türkleri katletmeye başlamasıyla ortam iyice gerildi. Başbakan Bülent Ecevit tüm dünyaya açık ve net bir mesaj veriyor, harekâtın kaçınılmaz hâle geldiğini söylüyordu. Son olarak İngiltere ile görüşmeler yapıldı. Dönüşünde TBMM’de oy birliğiyle çıkan kararla hükümete hareket yetkisi verildi. Başbakan Yardımcısı Erbakan, elbette hükümetin önemli bir ismiydi; ancak nihai karar Başbakan Ecevit’e aitti.

***

Aynı şekilde muhalefet lideri Süleyman Demirel ve tüm grubu da “evet” oyu verdiler. Cumhuriyet tarihinde belki de hiçbir dönemde bu kadar güçlü bir birlik ve beraberlik görülmedi. Sağ–sol kavgaları bile durdu; tüm Türkiye tek yürek oldu.

***

Bugün hâlâ ortaya atılan “Ecevit olmasa Kıbrıs’ın tamamını alırdık” ya da “Harekâtı Erbakan yaptırdı” gibi temelsiz iddialar gerçekle bağdaşmıyor. Kıbrıs Barış Harekâtı, bir fetih hareketi değil; uluslararası hukuk çerçevesinde garantörlük görevimizi yerine getirdiğimiz bir barış operasyonuydu. Ecevit’in mesajı çok açıktı: “Bize ateş edilmezse biz de ateş etmeyeceğiz.” Amaç ada halkına barış ve güvenlik getirmekti, toprak kazanmak değil.

***

Dönemin Dışişleri Bakanı yurtdışındaydı. Türkiye’ye “Ayşe tatile çıksın” parolasının verilmesiyle birlikte Türk ordusu harekete geçti.

***

Bugün hâlâ, o günlerin liderlerine ve bu kararı oy birliğiyle destekleyen tüm parlamentoya, ordumuza ve Türk milletine teşekkür etmek gerekir: Başbakan Bülent Ecevit’e, Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’a, muhalefet lideri Süleyman Demirel’e, tüm milletvekillerine ve Mehmetçiğe…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.