İsmail Aydın
Köşe Yazarı
İsmail Aydın
 

YASAKÇI ZİHNİYET

Geçtiğimiz hafta Bandırma’da ve İzmir Bornova’da Hamsi Festivalleri düzenlendi. Daha önce Türkiye’nin birçok şehrinde, hatta ABD’de New York City’de Karadeniz kültür festivalleri yapıldı. Switzerland’da da farklı yörelere ait etkinlikler düzenleniyor. Bu organizasyonların ortak noktası ise, yapıldıkları şehirlerde belediyelerin maddi ve manevi destek vermesidir. Çünkü kültürel etkinlikler; insanların birbirini tanımasını, kültürlerin kaynaşmasını ve farklılıkların birlikte yaşama kültürüne dönüşmesini sağlar. *** Örneğin Giritlilerin etkinliklerinde yalnızca müzik ya da oyun sergilenmez; yemek kültürü, geleneksel kıyafetler, mutfak ürünleri ve yaşam biçimleri de yaşatılır. Bu festivallerin amacı tam olarak budur: Aynı kazanda kaynayan kültürel değerleri korumak ve farklı renklerin birbirine tahammül etmeyi öğrenmesine katkı sağlamak. *** Ancak ne yazık ki yıllar önce bir kültür müdürü çıkıp “Biz Trabzon’da mesir festivali yapıyor muyuz da burada hamsi festivali yapılıyor?” diyebilmişti. Şimdi ise bir belediye başkanının benzer bir anlayışla açıklamalar yaptığını görüyoruz. “Festival yasaklanmadı, buyursunlar Yüz Yıl Meydanı’nda etkinlik yapsınlar” derken kültürü yalnızca horon ve yöresel müzikten ibaret gördüğünü ortaya koyuyor. *** Daha da dikkat çekici olan ise, şehir dışından gelen insanların stant açmasının ve yöresel ürünlerini tanıtmasının eleştirilmesidir. Oysa bir kültürü yaşatan şey yalnızca müzik değildir; mutfağıdır, el emeğidir, kıyafetidir, yöresel ürünleridir. Bu anlayışla bakıldığında, hemşehriderneklerine dolaylı biçimde “stand kurmayın” mesajı verilmesi son derece talihsizdir. *** Ayrıca “manipülasyon yapılıyor” denilerek derneklerin hedef alınması da kabul edilebilir değildir. Eğer ortada bir manipülasyon varsa bunun açıkça ortaya konulması gerekir. “Dolaylı yollar” gibi ifadeler kullanılıyorsa, bunun ne anlama geldiği de kamuoyuna net biçimde açıklanmalıdır.   Bugün insanların kültürlerini yaşatmasına mesafeli yaklaşan bir anlayışın, geçmişte farklı dilleri ve kültürleri baskılayan zihniyetten ne farkı kaldığını sormak gerekir. Kültürel etkinlikler bir tehdit değil, toplumsal birlikteliği güçlendiren değerlerdir. *** Bir belediye başkanı elbette esnafını koruyabilir; ancak bunu yaparken kültürel çeşitliliği hedef alan bir dil kullanmamalıdır. Çünkü belediyeler yalnızca yolları ve binaları değil, şehirlerin kültürel ruhunu da yönetir. *** Tarih boyunca yasakçı anlayışlar toplumları birleştirmemiştir. Tam tersine ayrıştırmıştır. Bugün yapılması gereken; kültürlerden korkmak değil, onları bir arada yaşatabilmeyi öğrenmektir.
Ekleme Tarihi: 21 Mayıs 2026 -Perşembe

YASAKÇI ZİHNİYET

Geçtiğimiz hafta Bandırma’da ve İzmir Bornova’da Hamsi Festivalleri düzenlendi. Daha önce Türkiye’nin birçok şehrinde, hatta ABD’de New York City’de Karadeniz kültür festivalleri yapıldı. Switzerland’da da farklı yörelere ait etkinlikler düzenleniyor. Bu organizasyonların ortak noktası ise, yapıldıkları şehirlerde belediyelerin maddi ve manevi destek vermesidir. Çünkü kültürel etkinlikler; insanların birbirini tanımasını, kültürlerin kaynaşmasını ve farklılıkların birlikte yaşama kültürüne dönüşmesini sağlar.

***

Örneğin Giritlilerin etkinliklerinde yalnızca müzik ya da oyun sergilenmez; yemek kültürü, geleneksel kıyafetler, mutfak ürünleri ve yaşam biçimleri de yaşatılır. Bu festivallerin amacı tam olarak budur: Aynı kazanda kaynayan kültürel değerleri korumak ve farklı renklerin birbirine tahammül etmeyi öğrenmesine katkı sağlamak.

***

Ancak ne yazık ki yıllar önce bir kültür müdürü çıkıp “Biz Trabzon’da mesir festivali yapıyor muyuz da burada hamsi festivali yapılıyor?” diyebilmişti. Şimdi ise bir belediye başkanının benzer bir anlayışla açıklamalar yaptığını görüyoruz. “Festival yasaklanmadı, buyursunlar Yüz Yıl Meydanı’nda etkinlik yapsınlar” derken kültürü yalnızca horon ve yöresel müzikten ibaret gördüğünü ortaya koyuyor.

***

Daha da dikkat çekici olan ise, şehir dışından gelen insanların stant açmasının ve yöresel ürünlerini tanıtmasının eleştirilmesidir. Oysa bir kültürü yaşatan şey yalnızca müzik değildir; mutfağıdır, el emeğidir, kıyafetidir, yöresel ürünleridir. Bu anlayışla bakıldığında, hemşehriderneklerine dolaylı biçimde “stand kurmayın” mesajı verilmesi son derece talihsizdir.

***

Ayrıca “manipülasyon yapılıyor” denilerek derneklerin hedef alınması da kabul edilebilir değildir. Eğer ortada bir manipülasyon varsa bunun açıkça ortaya konulması gerekir. “Dolaylı yollar” gibi ifadeler kullanılıyorsa, bunun ne anlama geldiği de kamuoyuna net biçimde açıklanmalıdır.

 

Bugün insanların kültürlerini yaşatmasına mesafeli yaklaşan bir anlayışın, geçmişte farklı dilleri ve kültürleri baskılayan zihniyetten ne farkı kaldığını sormak gerekir. Kültürel etkinlikler bir tehdit değil, toplumsal birlikteliği güçlendiren değerlerdir.

***

Bir belediye başkanı elbette esnafını koruyabilir; ancak bunu yaparken kültürel çeşitliliği hedef alan bir dil kullanmamalıdır. Çünkü belediyeler yalnızca yolları ve binaları değil, şehirlerin kültürel ruhunu da yönetir.

***

Tarih boyunca yasakçı anlayışlar toplumları birleştirmemiştir. Tam tersine ayrıştırmıştır. Bugün yapılması gereken; kültürlerden korkmak değil, onları bir arada yaşatabilmeyi öğrenmektir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.