Bir meclis açıldı bir gün… 23 Nisan 1920. Yorgun bir imparatorluğun küllerinden, umutla bakan bir halkın gözlerinde yeni bir güneş doğdu.
Adı: egemenlikti.
Adı: milletti.
Adı: yarınlardı.
***
Ve o yarınları, bir lider çocuklara emanet etti… Mustafa Kemal Atatürk;
“Bu bayram sizin” dedi.
“Çünkü gelecek sizsiniz…”
***
Dünyada hiçbir çocuk böyle bir armağan almadı. Hiçbir ulus, yarınlarını çocukların ellerine bu kadar inançla bırakmadı.
***
O günlerde
“düşman çok” dediler
“yeneriz” dedi
“para yok” dediler
“buluruz” dedi.
“ordu yok” dediler…
“Kurarız” dedi.
***
Bir insanın inancı, bir milletin kaderini değiştirdi. Yürekler birleşti… Yokluk varlığa dönüştü. Ve bir Cumhuriyet doğdu. Bugün… Aynı gökyüzünün altında aynı sorularla bakıyoruz hayata. Ama cevap hâlâ aynı: Birlik, Barış, Dayanışma.
***
Yeniden el ele tutuşmadan, yeniden omuz omuza vermeden hiçbir karanlık dağılmaz. Kinle değil…
Kucaklaşarak büyür bu ülke, nefretle değil yürekle kurulur yarınlar. Ey meclis kürsülerinde oturanlar…
Bir an durun… Ve o ilk meclisi hatırlayın savaşın ortasında bile kapısı kapanmayan meclisi… Sonra kendinize sorun: Biz o mirasa layık mıyız? Mazeret üretmeyin… Çözüm üretin. Söz değil iş bırakın ardınızda.
***
Ve sevgili çocuklar… Bugün sizin gününüz. Gülün, koşun, kucaklaşın, hayaller kurun… Çünkü bu ülke,
çünkü Türkiye çocuklarının hayalleri kadar büyüktür. Ben içimdeki çocuğu hiç susturmadım. Onu hep özgür bıraktım. Yıllar geçti… Yaşım ilerledi… Ama 23 Nisan geldi mi kalbim hâlâ ilkokul sırasına oturur.
***
Bir şiir olurum…
Bir bayrak olurum…
Bir çocuk olurum yeniden.
***
Çocuklar, bayramınızı coşkuyla yaşayın. Büyükler ne olur, içinizdeki çocuğu bir günlüğüne değil, ömür boyu özgür bırakın. Çiçekler koparılmasın çocuklar öldürülmesin Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız Kutlu olsun.
