Değerli dostlar, bu gün benim için gündem: Gediz Nehri…
***
Bir zamanlar balık tuttuğumuz, kıyısında hayatın aktığı bir nehirdi. Ben o günleri biliyorum. Suyuna baktığınızda yaşamı gördüğümüz bir nehirdi. Gediz bereketin diğer adıydı. Bugün ise… Bırakın balıkları… Kurbağalar, kaplumbağalar bile yok.
***
Önce Gediz’i tanıyalım. Kütahya’dan, Kendi adını taşıyan Gediz ilçesinden doğar Uşak’tan geçer… Manisa’yı besler… Ve İzmir Körfezi’ne ulaşır. 401 kilometrelik bir yaşam hattıdır. 17.500 kilometrekarelik bir havzayı besler. Bu sadece bir nehir değildir… Bu bir yaşam damarıdır.
***
Ama bugün… Bu damar kirlenmiştir. Sanayi atıkları, Tarım ilaçları, Denetimsizlik, İlgisizlik, İlgisizlik olunca bilgisizlikte oluyor elbet. Gediz ha öldü ha ölecek can çekişiyor. Gediz ovasına bereket değil kirlilik taşıyor.
***
Peki, ne yapmalıyız? Aslında çözüm belli… Arıtma tesisleri çalışmalı. Su kalitesi izlenmeli. Sanayi denetlenmeli. Tarım bilinçli yapılmalı. Halk bilinçlenmeli. Yasalar uygulanmalı. Doğa yeniden canlandırılmalı. Ve en önemlisi…
Herkes birlikte hareket etmeli.
Gediz için seferberlik başlatılmalı…
***
Benim sürekli tekrarlayıp durduğum bir önerim vardı. Bilim insanlarının, çevrecilerin ve yerel yönetimlerin içinde olduğu bir ekip… Gediz’in doğduğu yerden başlayacak, Denize döküldüğü yere kadar yürüyecek. Çekimler yapılacak, kirlilik kaynakları tek tek saptanacak. Kamuoyu oluşturulacak, projeler hazırlanacak.
***
Kaynak bulmak hiçte zor olmayacak Her iyi proje kenti kaynağını yaratıyor inanın... Bunu çok düşünen hatta uygulamaya koyanlarda oldu. Gediz kaynağından başlayıp döküldüğü yere kadar yürüyenler oldu. Etkinlikler düzenlendi, çoğu saman alevi gibi parlayıp sonra söndü. Ben 81 yaşındayım… Ama gerekirse o 400 kilometreyi çevreci dostlarla birlikte yürümeye hazırım. Çünkü mesele sadece bir nehir değil… Mesele çocuklarımızın geleceği. Biz balık tutamasak da… Onlar tutabilmeli. Biz göremesek de… Onlar temiz suyu görebilmeli.
***
Ve şimdi buradan açık bir duyuru ve açık bir çağrı yapıyorum:
2 Nisan’da yapılacak Gediz Paneli’ne herkesi davet ediyorum.
2 Nisan 2026 Perşembe günü Manisa Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu sahnesinde saat 18.30'da yapılacak etkinliği kaçırmayalım. Bir belgesel izleyeceğiz, ardından bir panel yapılacak. Bence bu etkinlik kaçmaz.
***
Bu panel sadece bir toplantı değildir… Bu panel, çözümün başlangıcı olabilir. Gelin… Gediz için birlikte düşünelim, birlikte karar alalım, birlikte harekete geçelim.
***
Çünkü Gediz yeniden canlanabilir. Ama bunun için bir şart var:
Katılım olmadan atılım olmaz.
Katılım olmadan çözüm olmaz.
Önce ortak akıl, sonra ortak çalışma gerekiyor.
MAZERET ÜRETMEYELİM MARİFET GÖSTERELİM.