Şimdi bu ülkede aklımıza gelmeyen başımıza geliyor. Dikkat ederseniz küçükken yalan söylemekten korkardık, şimdi doğruyu söylemekten korkuyoruz. Televizyonlarda haberlere bakıyorsun, ayrı sosyal medyadaki haberlere bakıyoruz, apayrı. Halkın istekleri farklı, yöneticilerin ise eylem ile söylemleri çok farklı. Mesela “ne diyorlar?” Amerika ile İran savaşıyor. Arkadaşım bu Amerika’nın değil ki, Trump ile avenelerin savaşıdır. Beri tarafa bakıyorsun, İran’ın değil Çin ile Rusya’nın savaşıdır.
***
Kardeşim, bir de bakıyorsun bu entrikaları alevlendiren kimdir? Şeytan. İsrail’dir, İsrail’in maskesini indiriyorsun bakıyorsun, orada ateşe körükle giden benzin döken İngiltere var. Bu tarafa dönüp bakıyorsun, 12 tane münafık ülke lideri gitmişler Riyad’da toplanmışlar.
***
Sonuç; İran’ı kınamışlar. İnsanın tansiyonu yükseliyor. Bu tarafa dönüp bakıyorsun, bakalım bizim bu animasyon, Müslümanları ne âlemde diye, onlar da birbirine girmişler. Diyor efendim biz Sünniyiz, onlar Şii. Yoksa onları destekleriz. Bukalemun olmanın anlamı yok, siz iyi biliyorsunuz. Gazze’de Sünni’ydi, Suriye’de Sünni’ydi. Peki siz neredeydiniz?
***
Ve haykırıyorum yeter artık. Vallahi siz akıllı olmazsanız biz deli olacağız artık. Herkesin saçı beyazlanıyor. Bizim hem saçımız hem sakalımız beyazlaştı. Benim ellerim kollarım beyazlaştı ama kimsenin umurunda değil. İnanın çok üzülüyorum. Osmanlının 1326 senesi aklınıza geliyor mu? Ben mi hatırlatayım…