Nihayet sustu o yapay coşku, söküldü sahneler, toplandı tonlarca macun ve Manisa yine kendi çaresizliğine teslim edildi. 486’ncı kez “başarıyla tamamlandı” diye ilan edilen festival, aslında her zamanki gibi bir başarısızlık abidesiydi.
***
Bu işin en acı tarafı şu: Manisa’nın en büyük markası, en kadim geleneği, her geçen yıl daha da ucuzluyor, daha da sulanıyor ve daha da israf ediliyor.
***
Bütçe önce bir rezalet. Kamu kaynaklarından akıtılan milyonlarca lira konserlere, şovlara, ışıklara, ses sistemlerine ve “sanatçı”lara gitti. Aynı dönemde Manisa’da hâlâ su sorunu çeken mahalleler, çukur çukur yollar, bitmeyen altyapı ayıbı devam ediyor. Vatandaş haklı olarak soruyor: “Bu para nereye gitti de bizim temel sorunlarımız çözülemedi?” Soru çok net, cevap ise ortada: Gösterişe, şova, makyaja.
FESTİVALİN RUHU ÖLDÜ
Daha vahimi, festivalin ruhu öldü. Mesir Macunu Festivali bir bahar şenliği, şifa töreni ve Osmanlı mirasıdır. Karnaval değil, ucuz eğlence parkı hiç değil. Ama son yıllarda sahnelere konan bazı isimler ve gösteriler o kadar alakasız, o kadar seviyesiz ki insan utanıyor. Sultan Camii’nin gölgesinde, mesir macununun asaletiyle zerre ilgisi olmayan popülerlik manyaklığı… Geleneği katlediyorlar resmen. Macun değil, saygı ve anlam saçılıyor olsa keşke.
HER YIL AYNI AMATÖRLÜK
Organizasyon ise tam bir facia. Her yıl aynı amatörlük: Trafik felç, park cehennemi, yönlendirme sıfır, tuvalet yetersiz, temizlik tartışmalı, güvenlik yetersiz. Saçım törenindeki izdiham her seferinde aynı rezillik. Sanki her yıl “ilk kez yapıyoruz” der gibi aynı hatalar tekrarlanıyor. Bu kadar deneyime rağmen hâlâ bu kadar dağınık olmak, ancak “umursamazlık”la açıklanabilir.
***
Kısacası, Mesir Şenlikleri artık bir gelenek olmaktan çıktı; geleneksel kostüm giydirilmiş bir israf, şov ve ruhsuzluk şölenine dönüştü. Manisa bu festivali hak ediyor ama bu seviyesiz, hesapsız, ruhsuz haliyle değil.
***
Ya gerçek bir vizyonla, aslına uygun, şeffaf, dengeli ve şehre fayda sağlayan bir festival yapılacak ya da her yıl aynı komediyi izlemeye devam edeceğiz. Bolca selfie, bolca “coşku” yalanı, azıcık tarih, tonlarca eleştiri.
***
Gelecek yıl 487’ncisi gelecekmiş. O zaman en azından macunla birlikte biraz akıl, biraz utanç, biraz da Manisa’ya yakışır bir ciddiyet saçsınlar. Bu iş böyle gitmez. Daha keskin söylüyorum: Bu şekilde devam ederse, Mesir’i de bitirirler. Kalın sağlıcakla…