Sayın okurlarım;
Ülkemizde "Barışa" ihtiyaç olduğunu ve bu doğrultuda TBMM tarafından siyasi parti temsilcilerinden oluşturulan bir ”Barış komisyonu” kurularak çalışmalarını beli aşamalara taşıyarak başarılı bir yürütme yaptıkları izlenmektedir. Özellikle STK temsilcilerinin görüşüne başvurulması güzel bir olgu, hangi STK’lar dinleniyor veya endeksleniyor diye baktığımız zaman, şehit aile ve yakınları tarafından, hassas bir yaklaşımla barış komisyonu ve gelişmeleri izlenmekte olduğunu görmekteyiz. Özellikle STK temsilcilerinin görüşüne başvurulması gerçekleştiriliyor, hangi STK’lar dinleniyor veya endeksleniyor diye baktığımız zaman şehit aile ve yakınları, dernek veya benzeri kuruluşlar ile Cumartesi annelerinin önemli yer tuttuğu görülmektedir.
“KÜRT HALKI” İLE KÜS YAŞAMADIK
Özellikle Barış komisyonu, bir ülke içerisinde çatışmaları azaltmak, önlemek veya engellemek için yerel, bölgesel veya ulusal düzeyde faaliyet gösteren bir kuruluş görevini yüklenir. Bu durum ülkemiz için olmazın, olmazlarının başında gelmektedir. Bakalım kimler ile barış yapılmaya çalışılıyor? Bizler hiçbir zaman masaya taşınan “Kürt Halkı” ile küs yaşamadık, aynı iş yerlerimizi, mahalle, köylerimizi, eğitimde okullarımızı, hastanelerimizi ve ülkemizin ceza evlerini bile ortaklaşa paylaştık. Kimimiz kız aldık, kimimiz kız verdik, kimimizin annesi, kimimizin babası, dayı yeğen olduk, düğünlerde birlikte halaylar çektik akrabadan daha yakın olabilmek için kirve olduk.
SIRRI ÖNDER’İN ÖMRÜ KİFAYET ETMEDİ
Etle kemik olduk, hiçbir zaman derilerimizin farklılığı, konuşmalarımızın şive ve lehçe farklılıkları engel olmadı sevgimize ve kardeşliğimize… Yemen’de, Çanakkale’de, Sakarya’da, Dumlupınar da, 15 Temmuz’da birlikte direndik iç ve dış düşmanlarımıza karşı. Bugün küs olmadığımız Kürt halkı ile mi yoksa terörün ırkı dini mezhebi olmaz dedikleri terörist ve onları besleyen emperyalistlerin oyuncakları ile mi barışı kovalıyoruz? Bilinemiyor… 2024'te başlatılan Barış Süreci'nde İmralı Heyeti üyesi olan ve aynı zamanda bir önceki Çözüm Süreci'nde de rol alan hoş görünümlü güler yüzlü rahmetli Sırrı Önder’in ömrü kifayet etmedi barış yakalamaya. Sırrı Önder TBMM’de, T.C. halkının temsilcisi milletvekiliydi diğer barışa aracı olmaya çalışan DEM vekilleri gibi.
KAFFED’DEN ÇAĞRI
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) kapsamında kurulan “Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu “ çalışmalarını yürütürken, Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED) tüm Kuzey Kafkas sivil toplum kuruluşlarına önemli bir çağrı yapıyor. KAFFED, sadece kendi dernekleriyle sınırlı kalmayıp tüm Kuzey Kafkas sivil toplum kuruluşlarının ortak imzasına açılacağını açıklayarak, imzaya açılan metnin demokratik taleplerinin ana çerçevesini yansıttığını belirtiyor. “Kimlik ve kültürün yaşatılmasının demokrasi ve insan haklarının bir gereği, bunun sağlanmasının da devletin vatandaşlarına karşı bir görevi olduğuna inanıyoruz.” diyor. Türkiye’de yaşayan Çerkes, Abhaza, Oset, Karaçay-Balkar, Çeçen-İnguş ve Dağıstan kökenli yaklaşık 6 milyon yurttaşın kültürel haklarına da dikkat çekiyor. KAFFED açıklamasında, "Kimlik ve kültürel haklar güvence altına alınmalı" demeyi de imal etmiyor.
***
Hele şükürler olsun Garbı Azerbaycan’dan Osmanlı döneminden başlayarak, Türkiye’ye gelen bu gün sayıları (7) yedi milyonu aşan Azerbaycan Türklerinin “Muhacir “ aileleri saymıyor. Doğrusunu yapıyor, doğrusu da bu… Burası Türkiye Cumhuriyeti ve onlar bu ülkenin öz evlatları olarak görüyor kendilerini. Yaşadıkları vatanla sorunlarının olmadığının bilincindedirler. Hay maşallah; Bizler kültürümüzü yaşatamadık ve kimliklerimizi koruyamadık galiba, halklarımızın varlığı Türkiye’mizin toplumsal barışına ve demokratik gelişimine katkı sağlayamadı sanki.
***
Baktığımızda süreç akımına, DEM Parti’nin komisyonda dinlenmesini istediği kurumlar arasında “KAFFED”, bulunduğu bilinmektedir. TBMM ortak taleplerimize duyarlı olunmalıdır, halkların küs olmadığı bir noktada yeni versiyonların, zamanı ve ortamı kullanarak yeni sorunlar yaşatılmasına meydan verilmemelidir. Yılardır terörün akıttığı kan selinde kimse balık avlamamalı, ”Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” şiarı ile Yunusemre olalım, sevelim sevilelim. Sağlıklı yaşayın. Sağlıcakla kalın.