14 Nisan 2026… Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir meslek lisesine silahlı saldırı.
15 Nisan 2026… Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’na silahlı saldırı. Dokuzu öğrenci, biri öğretmen olmak üzere on kişi hayatını kaybetti; çok sayıda öğrenci yaralandı.
22 Eylül 2026… Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında silahlı saldırı. On bir öğrenci yaralandı.
6 Ekim 2026… İstanbul Başakşehir’de Kayaşehir Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu’nda bıçaklı saldırı. Bir öğrenci hayatını kaybetti, yedi öğrenci yaralandı.
ÜLKEMİZ SARSILIYOR
Farklı şehirlerimizde, okullarda ve okul çevrelerinde dört büyük saldırı… Ülkemiz sarsılıyor. Çocuklarımızın hem şiddetin mağduru hem de faili olabildiği acı bir tabloyla karşı karşıyayız.
***
ABD’nin yıllardır yaşadığı okul saldırıları, yalnızca güvenlik önlemleriyle bu sorunun çözülemeyeceğini gösteriyor. Okulların kameralarla donatılması, girişlerin denetlenmesi ve güvenlik görevlilerinin artırılması elbette önemlidir. Ancak şiddeti doğuran koşullar ele alınmadığında bu önlemler tek başına yeterli olmuyor.
***
Şimdi bizim de her ilimizin risk haritasını çıkararak nereden başlayacağımıza acilen karar vermemiz gerekiyor. Eğitim ve önleme çalışmalarına aileden başlamamız gerektiği gerçeğini artık görmeliyiz. Okullarda psikolog, sosyolog ve çocuk gelişimi uzmanlarının desteği güçlendirilmeli; rehberlik hizmetleri yalnızca kâğıt üzerinde kalmamalıdır. İlgili kamu kuruluşlarında da psikolog ve sosyologların etkin biçimde görev alması sağlanmalıdır. Aileler, öğretmenler ve uzmanlar arasında düzenli bir iş birliği kurulmalıdır.
***
Cezaevlerini doldurmakla toplumsal sorunları çözemeyiz. Cezaevlerinin rehabilitasyon işlevini de sorgulamak zorundayız. Asıl mesele, insanlar suç işlemeden önce gerekli önlemleri alabilmektir. Suçun ardından yapılan harcamaların yanında, önleyici çalışmalar için ayrılacak kaynakların değerini görmezden gelemeyiz.
***
Her geçen gün aleyhimize işliyor. Anne babaların çocuklarını okula gönderirken kaygı duyduğu, akşam eve sağ salim dönmelerini beklediği bir ortamı olağan kabul edemeyiz. Öğretmenlerimizin can güvenliğine ilişkin endişelerini de görmezden gelemeyiz.
RİSK HARİTALARI ÇIKARILMALI
Bir an önce illerin risk haritaları çıkarılmalı, alan çalışmalarına başlanmalı ve elde edilen bulgular somut önleme programlarına dönüştürülmelidir. Bu arada televizyon dizilerinde ve sosyal medyada şiddeti özendiren, suçu ve suçluyu yücelten içeriklere karşı da etkili önlemler alınmalıdır. Çocukların karşılaştığı içerikler konusunda ailelerin bilinçlendirilmesi ve medya okuryazarlığının güçlendirilmesi gerekir.
***
Çocuklarımızın güvenliği, bir saldırı yaşandığında hatırlanacak bir mesele değildir. Her yeni olayın ardından üzülmekle yetinemeyiz. Bir sonraki saldırıyı önlemek için bugünden harekete geçmek zorundayız.