Harun Ülger
Köşe Yazarı
Harun Ülger
 

İLİŞKİLERDE SORUNLARIN SESSİZ DİLİ

İnsanın en temel ihtiyaçlarından biri, sağlıklı ve güven veren bir ilişki kurmaktır. Fakat gerçek hayatta ilişkiler, çoğu zaman masallardaki gibi pürüzsüz ilerlemez. Çiftler, birlikte yol alırken farklı beklentiler, iletişim eksiklikleri ve bireysel yaralar nedeniyle çeşitli sorunlarla karşılaşırlar. Psikolojik açıdan bu sorunların nasıl ele alındığı, ilişkinin geleceğini belirleyen en kritik noktadır. En sık rastlanan sorunlardan biri iletişim kopukluğudur. Çiftler çoğu zaman duygularını açıkça ifade edemedikleri için yanlış anlaşılır. Sessizlik, bazen öfke ve kırgınlığın maskesi haline gelir. Oysa ilişkilerde asıl yıpratıcı olan tartışmalar değil, konuşulamayan ve içe atılan duygulardır. Bir diğer önemli problem, beklentilerin farklılığıdır. İnsanlar ilişkiye, kendi yetiştikleri aileden getirdikleri değerler ve öğrenilmiş davranışlarla girer. Bir taraf için doğal olan bir davranış, diğer taraf için incitici olabilir. Bu noktada empati kurmak ve “benim için önemli olan bu” diyebilmek, köprülerin kurulmasına yardımcı olur. İlişkilerde sıkça rastladığımız bir başka zorluk da güven sorunlarıdır. Geçmişte yaşanan ihanetler, aile içi travmalar ya da kişisel kaygılar, ilişkide sürekli bir kontrol ihtiyacına yol açabilir. Güven zedelendiğinde ise en sağlam ilişkiler bile kırılgan hale gelir. Psikolojik açıdan bakıldığında, ilişkilerdeki sorunların büyük kısmı “bağlanma stilleriyle” ilgilidir. Kaygılı bağlanan bireyler sürekli onay arar, terk edilme korkusu yaşar. Kaçıngan bağlananlar ise duygusal yakınlıktan çekinir, mesafe koyar. İki farklı bağlanma tarzı bir araya geldiğinde, ilişkinin dansı çoğu zaman çatışmalarla dolu olur. Peki ne yapılmalı? Öncelikle duygular dürüstçe ifade edilmelidir. İçten bir “ben böyle hissediyorum” cümlesi, çoğu tartışmadan daha iyileştiricidir. Karşı tarafı değiştirmeye çalışmak yerine, farklılıkları anlamaya çalışmak önemlidir. İlişkinin yalnızca romantizmden değil, emek, sabır ve sorumluluklardan da beslendiği unutulmamalıdır. Sorunlar çözümsüz hale geldiğinde, profesyonel destek almak bir “zayıflık” değil, ilişkiye verilen değerin göstergesidir. Bir uzman olarak en çok gözlemlediğim şey şudur: İlişkiler, kusursuz uyumdan değil, sorunları birlikte aşabilme gücünden doğar. Asıl mesele, çatışmaların olup olmaması değil; çatışmaların nasıl yönetildiğidir. Çünkü sevgi, en çok da zorlukların içinde sınanır.
Ekleme Tarihi: 22 Ağustos 2025 -Cuma

İLİŞKİLERDE SORUNLARIN SESSİZ DİLİ

İnsanın en temel ihtiyaçlarından biri, sağlıklı ve güven veren bir ilişki kurmaktır. Fakat gerçek hayatta ilişkiler, çoğu zaman masallardaki gibi pürüzsüz ilerlemez. Çiftler, birlikte yol alırken farklı beklentiler, iletişim eksiklikleri ve bireysel yaralar nedeniyle çeşitli sorunlarla karşılaşırlar. Psikolojik açıdan bu sorunların nasıl ele alındığı, ilişkinin geleceğini belirleyen en kritik noktadır.

En sık rastlanan sorunlardan biri iletişim kopukluğudur. Çiftler çoğu zaman duygularını açıkça ifade edemedikleri için yanlış anlaşılır. Sessizlik, bazen öfke ve kırgınlığın maskesi haline gelir. Oysa ilişkilerde asıl yıpratıcı olan tartışmalar değil, konuşulamayan ve içe atılan duygulardır.

Bir diğer önemli problem, beklentilerin farklılığıdır. İnsanlar ilişkiye, kendi yetiştikleri aileden getirdikleri değerler ve öğrenilmiş davranışlarla girer. Bir taraf için doğal olan bir davranış, diğer taraf için incitici olabilir. Bu noktada empati kurmak ve “benim için önemli olan bu” diyebilmek, köprülerin kurulmasına yardımcı olur.

İlişkilerde sıkça rastladığımız bir başka zorluk da güven sorunlarıdır. Geçmişte yaşanan ihanetler, aile içi travmalar ya da kişisel kaygılar, ilişkide sürekli bir kontrol ihtiyacına yol açabilir. Güven zedelendiğinde ise en sağlam ilişkiler bile kırılgan hale gelir.

Psikolojik açıdan bakıldığında, ilişkilerdeki sorunların büyük kısmı “bağlanma stilleriyle” ilgilidir. Kaygılı bağlanan bireyler sürekli onay arar, terk edilme korkusu yaşar. Kaçıngan bağlananlar ise duygusal yakınlıktan çekinir, mesafe koyar. İki farklı bağlanma tarzı bir araya geldiğinde, ilişkinin dansı çoğu zaman çatışmalarla dolu olur.

Peki ne yapılmalı?

  • Öncelikle duygular dürüstçe ifade edilmelidir. İçten bir “ben böyle hissediyorum” cümlesi, çoğu tartışmadan daha iyileştiricidir.
  • Karşı tarafı değiştirmeye çalışmak yerine, farklılıkları anlamaya çalışmak önemlidir.
  • İlişkinin yalnızca romantizmden değil, emek, sabır ve sorumluluklardan da beslendiği unutulmamalıdır.
  • Sorunlar çözümsüz hale geldiğinde, profesyonel destek almak bir “zayıflık” değil, ilişkiye verilen değerin göstergesidir.

Bir uzman olarak en çok gözlemlediğim şey şudur: İlişkiler, kusursuz uyumdan değil, sorunları birlikte aşabilme gücünden doğar. Asıl mesele, çatışmaların olup olmaması değil; çatışmaların nasıl yönetildiğidir. Çünkü sevgi, en çok da zorlukların içinde sınanır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.