Harun Ülger
Köşe Yazarı
Harun Ülger
 

PSİKOLOJİM BOZUK

Sizlere modern psikolojinin bir bakış açısıyla psikolojik bozulmanın gerçekleşmesini açıklayacağım. İnsanoğlu çok komplike bir varlıktır ve tek bir etkenle açıklanamaz fakat psikolojik açıdan bu durumu ele alacağım. Bizi bu bozukluğa götüren şey dil yani düşüncedir. Düşüncemizi konuşan bir varlığız biz örneğin bir yazarın okuduğumuz bir kitabının ardından emeğine veyahut eline sağlık deriz halbuki okuduklarımız yazarın zihninin, o hiç susmayan ağzını kapattığında dahi içeriden hala konuşmaya devam eden zihninin bir ürünüdür. Bu yüzden zihnine sağlık demek daha doğru olabilir. Peki bu susmayan zihnimiz ne konuşuyor olumlu veya olumsuz diye ayrım yapabilirmiyiz? Şuan bu yazımı okurken zihniniz belki olumlu veya olumsuz birçok düşünce oluşturdu fakat siz hala okumaya devam ediyor ve sayfayı çevirmiyorsanız bu size ait olan bir seçimin olduğunu, kontrolün sizde olduğunu göstermektedir. Zihnimiz her durumda konuşmaya devam edecektir fakat bu düşüncelere göre davranış sergileyerek yöneten mi yahut yönetilen mi oluyoruz? İnsan olmanın en zor yanı da acıdan kaçmaya programlı bir yapıda olmasıdır. Nasıl ki kolumuzun bir sobaya değmesi sonucu o anda refleksle kolumuzu çekiyorsak aynı durum zihnimiz içinde geçerlidir. Acı verici düşünce veya duygu bizi kaçmaya, kaçınmaya itmektedir. Vahşi bir hayvanla karşılaşma anında bir dakika şuan korkuyorum sakin olmam gerekiyor, nefes egzersizi yapayım rahatlayayım dediğinizde büyük ihtimalle o rahatlığı öbür dünyada bol bol hissedeceksiniz. Fakat o an korku ve acı noktasında bizi kaçmaya yönelten sistemimiz otomatik olarak işlemektedir. İşte tehlikeden korunma açısından bizi koruyan bu sistem hayatı idame ettirebilme noktasında bizi koruyucu rol üstlenirken aynı sistemi uygulamaya çalışan zihnimiz bizi acı ve korkulardan verdiğim örnekteki gibi kaçmaya itmektedir.  Dış dünyada olan tehlikelerden bu sistem sayesinde zaten kaçabiliyoruz fakat eğer tehlike iç dünyamızda yani zihnimizin içerisinde oluşan o düşüncelerde ise aynı kaçma davranışını nasıl sergiliyoruz şimdi bunları anlatacağım sizlere. Zihnimizin içinde oluşan o düşünce yığınları içerisinde ya ölürsem, ya kimse beni sevmezse, ya başarılı olamazsam gibi bize acı verici düşünceler bizi şimdiki zamandan koparıp geçmişe çekip pişmanlık oluşturarak veya geleceğe çekip bizi daha çok kaygı hissetmeye belirsizliğin acısını hissetmeye iter ve şimdi hissettiğimiz şey sadece acı olur. Eğer hayata bir defa geliyorsak ve düşüncelerin bizi yönetmesine izin vermiş, içerde yaşanan bir acıdan kaçmış isek bir ömür geçmiş veya geleceği düşünerek şimdiki zamandan kopup sadece acı çekip hayatımızın akışını kaçırmış olacağız. Düşüncelerimizin acısına katlanabilmek onların gitmesi için onların dediğini yaparak o acıdan kurtulmaya çalışmak yani düşüncelerimizin bizi yönetmesini sağlayarak kontrolü kaybetmektir esasında psikolojimizin bozuk olması. Herkese düşüncelerine rağmen, onların verdiği rahatsızlığa rağmen, kontrolü kaybetmeden, hayatınızın akışını kaybetmeden yaşayabildiğiniz günlerin keyfini çıkarmanız dileğiyle.  
Ekleme Tarihi: 04 Aralık 2021 - Cumartesi
Harun Ülger

PSİKOLOJİM BOZUK

Sizlere modern psikolojinin bir bakış açısıyla psikolojik bozulmanın gerçekleşmesini açıklayacağım. İnsanoğlu çok komplike bir varlıktır ve tek bir etkenle açıklanamaz fakat psikolojik açıdan bu durumu ele alacağım. Bizi bu bozukluğa götüren şey dil yani düşüncedir. Düşüncemizi konuşan bir varlığız biz örneğin bir yazarın okuduğumuz bir kitabının ardından emeğine veyahut eline sağlık deriz halbuki okuduklarımız yazarın zihninin, o hiç susmayan ağzını kapattığında dahi içeriden hala konuşmaya devam eden zihninin bir ürünüdür. Bu yüzden zihnine sağlık demek daha doğru olabilir. Peki bu susmayan zihnimiz ne konuşuyor olumlu veya olumsuz diye ayrım yapabilirmiyiz?

Şuan bu yazımı okurken zihniniz belki olumlu veya olumsuz birçok düşünce oluşturdu fakat siz hala okumaya devam ediyor ve sayfayı çevirmiyorsanız bu size ait olan bir seçimin olduğunu, kontrolün sizde olduğunu göstermektedir. Zihnimiz her durumda konuşmaya devam edecektir fakat bu düşüncelere göre davranış sergileyerek yöneten mi yahut yönetilen mi oluyoruz? İnsan olmanın en zor yanı da acıdan kaçmaya programlı bir yapıda olmasıdır. Nasıl ki kolumuzun bir sobaya değmesi sonucu o anda refleksle kolumuzu çekiyorsak aynı durum zihnimiz içinde geçerlidir. Acı verici düşünce veya duygu bizi kaçmaya, kaçınmaya itmektedir. Vahşi bir hayvanla karşılaşma anında bir dakika şuan korkuyorum sakin olmam gerekiyor, nefes egzersizi yapayım rahatlayayım dediğinizde büyük ihtimalle o rahatlığı öbür dünyada bol bol hissedeceksiniz. Fakat o an korku ve acı noktasında bizi kaçmaya yönelten sistemimiz otomatik olarak işlemektedir. İşte tehlikeden korunma açısından bizi koruyan bu sistem hayatı idame ettirebilme noktasında bizi koruyucu rol üstlenirken aynı sistemi uygulamaya çalışan zihnimiz bizi acı ve korkulardan verdiğim örnekteki gibi kaçmaya itmektedir.  Dış dünyada olan tehlikelerden bu sistem sayesinde zaten kaçabiliyoruz fakat eğer tehlike iç dünyamızda yani zihnimizin içerisinde oluşan o düşüncelerde ise aynı kaçma davranışını nasıl sergiliyoruz şimdi bunları anlatacağım sizlere.

Zihnimizin içinde oluşan o düşünce yığınları içerisinde ya ölürsem, ya kimse beni sevmezse, ya başarılı olamazsam gibi bize acı verici düşünceler bizi şimdiki zamandan koparıp geçmişe çekip pişmanlık oluşturarak veya geleceğe çekip bizi daha çok kaygı hissetmeye belirsizliğin acısını hissetmeye iter ve şimdi hissettiğimiz şey sadece acı olur. Eğer hayata bir defa geliyorsak ve düşüncelerin bizi yönetmesine izin vermiş, içerde yaşanan bir acıdan kaçmış isek bir ömür geçmiş veya geleceği düşünerek şimdiki zamandan kopup sadece acı çekip hayatımızın akışını kaçırmış olacağız. Düşüncelerimizin acısına katlanabilmek onların gitmesi için onların dediğini yaparak o acıdan kurtulmaya çalışmak yani düşüncelerimizin bizi yönetmesini sağlayarak kontrolü kaybetmektir esasında psikolojimizin bozuk olması. Herkese düşüncelerine rağmen, onların verdiği rahatsızlığa rağmen, kontrolü kaybetmeden, hayatınızın akışını kaybetmeden yaşayabildiğiniz günlerin keyfini çıkarmanız dileğiyle.



 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.