Bir Anadolu çocuğu… Denizli’nin eski adı Beşikkaya, bugünkü adı Babadağ olan ve ancak 1988 yılında ilçe statüsüne kavuşan bir köşesinde, 1944 yılında dünyaya geldi Ahmet Nazif Zorlu.

Devlet yatırımlarının sınırlı olduğu bir yerde doğmak, belki de onun ve pek çok Babadağlının hayatında bir dezavantaj olmaktan çıkıp girişimciliğin itici gücüne dönüştü. Çünkü o topraklarda herkes ekmeğini kazanabilmek için büyük çaba göstermek zorundaydı. Zorlu da bu ortamda yetişti; müteşebbis ruhunu geliştirdi, geçimini sağlamanın ve işini büyütmenin yollarını aradı.

Pek çok Babadağlı gibi tekstille başladığı iş hayatını, girişimci ruhuyla Türkiye’nin farklı şehirlerine taşıdı. Trabzon’da ticaret yaptı; hem şehre hem de Trabzonspor’a önemli katkılarda bulundu. “Trabzon benim ikinci memleketim” der, Trabzon’u ve Trabzonluları sevdiğini her fırsatta dile getirirdi.
TRABZON ONU ÇOK SEVERDİ
Ben de bir Trabzonlu olarak iyi bilirim: Trabzon da onu çok severdi. Şehirdeki Zorlu Otel gibi kalıcı yatırımları, bu karşılıklı sevginin izlerini taşımaya devam edecektir.
***
Manisa’daki Vestel yatırımları ise şehrin ekonomik ve toplumsal hayatında önemli bir dönüm noktası oldu. Vestel’in dünya çapında tanınan bir markaya dönüşmesi ve binlerce insana iş imkânı sağlaması, yalnızca bir işletmenin büyümesi değildi; pek çok ailenin geçimine, şehrin üretimine ve ticaretine doğrudan yansıyan bir gelişmeydi.
***
Madencilik başta olmak üzere farklı sektörlerdeki yatırımlarıyla da yeni iş alanları açtı. Mağazaları ve satış ağıyla Türkiye’nin en ücra köşelerine kadar ulaştı; ülkemizde ve dünyada iz bırakan bir iş insanı oldu.
İNSAN SELİ VARDI
Onun için düzenlenen gıyabi cenaze törenine katıldık. Törende adeta bir insan seli vardı. Ardından iyi dileklerini paylaşanların yanında, çalışma koşullarından ve emeklerinin karşılığını alamamaktan yakınan emekçilerin bulunduğunu duymak da bizi şaşırtmadı.
***
Ben, iş dünyasında emekçinin hakkının tam anlamıyla teslim edildiğine inanmakta zorlananlardanım. Bir iş insanının yatırımlarını ve başarılarını değerlendirirken, o başarıda payı bulunan çalışanların sesini de duymamız gerektiğine inanıyorum. Üretimi mümkün kılan emeği görmezden gelerek adil bir değerlendirme yapamayız.
***
Elbette büyük şirketlerin de ülkenin ekonomik şartlarından etkilenmemesi mümkün değildir. Vestel’in son dönemde yaşadığı güçlükleri ve bunlara çözüm arayışını da bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Ancak ekonomik sıkıntılar kadar, bu sıkıntıların çalışanlara nasıl yansıdığı da üzerinde durulması gereken bir konudur.
***
Bütün bunlarla birlikte, Zorlu’dan önceki Manisa ile yatırımlarından sonraki Manisa’ya dikkatle bakmalıyız. Şehre kazandırılan üretim gücünü, istihdamı ve ekonomik hareketliliği hesaba katmalıyız. Değerlendirmelerimizi, katkıları da eleştirileri de gözeterek yapmalıyız.
***
Ahmet Nazif Zorlu da her canlı gibi, bütün yatırımlarını ve bir ömür boyunca kurduğu işletmeleri bu dünyada bırakarak ebediyete göç etti. Ben dâhil, kurduğu işlerden ekmek yiyen çok insan olduğunu biliyorum. Bunun benim hayatımda da bir karşılığı var.
***
Ardında bıraktığı yatırımların üretmeye, insanlara iş ve aş sağlamaya devam etmesini diliyorum.
Rahat uyusun, mekânı cennet olsun.