Mustafa ATALAY
Köşe Yazarı
Mustafa ATALAY
 

GERÇEKÇİ OLMALIYIZ

Değerli dostlar, hepimiz masalları biliriz. Çocukluğumuzda biribirinden ilginç masallar dinlemişizdir. Bu masallardan da çok şey öğrenmişizdir. Çok anlamlı ve ibretlik dersler verir; tabii anlayana! Masallar, her ne kadar küçükler, çocuklar için olsa da bu tür masallardan büyüklerin de ders alması gerekiyor. Hani çok kalıplaşmış, zaman zaman kullanılan bir söz vardır: “Büyüklere masallar!” Masalların bazıları farklılık gösterebilir. Kahramanları yalnızca hayvanlardan oluşuyorsa bu tür eserlere de “fabl” deniliyor. *** Şimdi sizlere aktaracağım masal, fabl türünde. Böyle fabl türünde olan çok önemli eserler var. Örneğin Türk edebiyatında 15. yüzyılda Şeyhî’nin yazdığı “Harname”, dönemin en önemli ve ünlü eseri. O dönemin sosyal ve yönetimsel hayatı ile ilgili ipuçları verir.  *** Dünya edebiyatında da 20. yüzyılda George Orwel’in yazdığı “Hayvan Çiftliği”, insanların davranışlarını, alışkanlıklarını, uygulamalarını ve yöntemlerini çok iyi anlatan bir roman. Gelelim bizim masalımıza! Günlerden bir gün, o ulu ormanın sakinlerinden olan aslan ile kurt, arkadaş olmuşlar. Günlerdir aç susuz dolaşmışlar. Tepedeki bir ağacın gölgesinde biraz soluklanmak istemişler ve ağacın gölgesinde dinlenmeye başlamışlar. Dinlenirlerken de ne yapacaklarını düşünüp plan yapmaya başlamışlar. Yapacakları ile ilgili tartışırlarken bulundukları yerinin aşağısındaki vadide otlayan bir at görmüşler. *** Aslan, bir süre atı izledikten sonra kurda dönüp sormuş: “Bana bak kurt kardeş, gözlerim kızarmış mı?” Kurt, aslanın gözlerinin kan çanağı gibi kızardığını görünce: “Evet” demiş. Aslan, “Tüylerim diken diken olmuş mu?” diye sormuş. Kurt, yine “evet” demiş. Aslan bu kez, “Peki, kuyruğum dikilmiş mi?” diye sormuş. Kurt yine “evet” deyince aslan şimşek gibi vadiye koşmuş ve bir sıçrayışta atı yere devirmiş. İki arkadaş bu ziyafetle karınlarını güzelce doyurmuşlar. *** Aradan uzunca bir zaman geçmiş. Kurt, ormanda yalnız başına dolaşırken tilkiyle karşılaşmış. Karınları acıktığı için birlikte yiyecek aramaya başlamışlar. Karınları iyice acıkan iki kafadar, yine yüksekçe bir yerden çevreyi izlemeye başlamışlar. Çevreyi izlerlerken ovada otlayan bir at görmüşler. Kurdun aklına, aslanın atı bir sıçrayışta yere serdiği olay gelmiş. O da aslan gibi tilkiye sormuş: “Tilki kardeş, gözlerim kızarmış mı?” Tilki, “Hayır, hiçbir kızarıklık yok!” demiş. Kurt öfkelenmiş, “Yahu kızarmış, desene!” diye çıkışmış. Tilki korkmuş ve “Peki, kızarmış!” demiş. Bunun üzerine kurt, tilkiye “Tüylerim diken diken olmuş mu?” diye sormuş. Tilki, “Öyle bir şey görünmüyor!” demiş. Kurt, “Aptal, olmuş desene!” diye gürleyince tilki de “Evet, tüylerin diken diken olmuş!” demiş. Kurt bu kez “Peki, kuyruğum da dikilmiş mi?” diye sormuş. Tilki, yine “Hayır, dikilmemiş!” deyince kurt, öfkeyle “Dikilmiş desene!” diye bağırmış. Tilki bunun üzerine “Pekala, öyle olsun, kuyruğun da dikilmiş!” demiş. *** Gücün ve becerinin tilkiden duyduğu “evet” cevabında olduğunu sanan kurt, “Hah şöyle… Şimdi beni izle!” demiş ve ok gibi fırlamış ve hışımla ata saldırmış; ama atın güçlü bir çiftesiyle acı içinde yere savrulmuş. Tilki, yerde acı içinde kıvranan ve kanlar içinde yatan kurdun yanına gelmiş, bir süre ona bakmış ve “İşte şimdi gözlerin gerçekten kızardı. Tüylerin diken diken oldu ve kuyruğun da dikildi!” demiş. *** Evet, fablımız, masalımız böyle. Nasıl bir ders, sonuç çıkardık? Her masalın, her fıkranın, her fablın bir iletisi, yorumu ve verdiği dersi vardır. Kimse boyundan büyük işlere kalkışmasın. Herkes kendi işini, gücünün yeteceği işleri yapsın. Ele güne rezil olmaya gerek yok. Bir de şöyle bir çıkarım da düşünülebilir. Kimse olduğundan farklı görünmesin, sahteciliğe gerek yok! Aslansan aslansın; sırtlansan sırtlan! Yazımızı Mevlana’nın o ünlü sözü ile bitirelim. “Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol!” SÖZÜN ÖZÜ: Gerçek, tüm insanlar için değil yalnızca gerçeği arayanlar içindir. Ayn Rand    
Ekleme Tarihi: 02 Nisan 2024 - Salı
Mustafa ATALAY

GERÇEKÇİ OLMALIYIZ

Değerli dostlar, hepimiz masalları biliriz. Çocukluğumuzda biribirinden ilginç masallar dinlemişizdir. Bu masallardan da çok şey öğrenmişizdir. Çok anlamlı ve ibretlik dersler verir; tabii anlayana! Masallar, her ne kadar küçükler, çocuklar için olsa da bu tür masallardan büyüklerin de ders alması gerekiyor. Hani çok kalıplaşmış, zaman zaman kullanılan bir söz vardır: “Büyüklere masallar!” Masalların bazıları farklılık gösterebilir. Kahramanları yalnızca hayvanlardan oluşuyorsa bu tür eserlere de “fabl” deniliyor.

***

Şimdi sizlere aktaracağım masal, fabl türünde. Böyle fabl türünde olan çok önemli eserler var. Örneğin Türk edebiyatında 15. yüzyılda Şeyhî’nin yazdığı “Harname”, dönemin en önemli ve ünlü eseri. O dönemin sosyal ve yönetimsel hayatı ile ilgili ipuçları verir. 

***

Dünya edebiyatında da 20. yüzyılda George Orwel’in yazdığı “Hayvan Çiftliği”, insanların davranışlarını, alışkanlıklarını, uygulamalarını ve yöntemlerini çok iyi anlatan bir roman. Gelelim bizim masalımıza! Günlerden bir gün, o ulu ormanın sakinlerinden olan aslan ile kurt, arkadaş olmuşlar. Günlerdir aç susuz dolaşmışlar. Tepedeki bir ağacın gölgesinde biraz soluklanmak istemişler ve ağacın gölgesinde dinlenmeye başlamışlar. Dinlenirlerken de ne yapacaklarını düşünüp plan yapmaya başlamışlar. Yapacakları ile ilgili tartışırlarken bulundukları yerinin aşağısındaki vadide otlayan bir at görmüşler.

***

Aslan, bir süre atı izledikten sonra kurda dönüp sormuş: “Bana bak kurt kardeş, gözlerim kızarmış mı?” Kurt, aslanın gözlerinin kan çanağı gibi kızardığını görünce: “Evet” demiş. Aslan, “Tüylerim diken diken olmuş mu?” diye sormuş. Kurt, yine “evet” demiş. Aslan bu kez, “Peki, kuyruğum dikilmiş mi?” diye sormuş. Kurt yine “evet” deyince aslan şimşek gibi vadiye koşmuş ve bir sıçrayışta atı yere devirmiş. İki arkadaş bu ziyafetle karınlarını güzelce doyurmuşlar.

***

Aradan uzunca bir zaman geçmiş. Kurt, ormanda yalnız başına dolaşırken tilkiyle karşılaşmış. Karınları acıktığı için birlikte yiyecek aramaya başlamışlar. Karınları iyice acıkan iki kafadar, yine yüksekçe bir yerden çevreyi izlemeye başlamışlar. Çevreyi izlerlerken ovada otlayan bir at görmüşler. Kurdun aklına, aslanın atı bir sıçrayışta yere serdiği olay gelmiş. O da aslan gibi tilkiye sormuş: “Tilki kardeş, gözlerim kızarmış mı?” Tilki, “Hayır, hiçbir kızarıklık yok!” demiş. Kurt öfkelenmiş, “Yahu kızarmış, desene!” diye çıkışmış. Tilki korkmuş ve “Peki, kızarmış!” demiş. Bunun üzerine kurt, tilkiye “Tüylerim diken diken olmuş mu?” diye sormuş. Tilki, “Öyle bir şey görünmüyor!” demiş. Kurt, “Aptal, olmuş desene!” diye gürleyince tilki de “Evet, tüylerin diken diken olmuş!” demiş. Kurt bu kez “Peki, kuyruğum da dikilmiş mi?” diye sormuş. Tilki, yine “Hayır, dikilmemiş!” deyince kurt, öfkeyle “Dikilmiş desene!” diye bağırmış. Tilki bunun üzerine “Pekala, öyle olsun, kuyruğun da dikilmiş!” demiş.

***

Gücün ve becerinin tilkiden duyduğu “evet” cevabında olduğunu sanan kurt, “Hah şöyle… Şimdi beni izle!” demiş ve ok gibi fırlamış ve hışımla ata saldırmış; ama atın güçlü bir çiftesiyle acı içinde yere savrulmuş. Tilki, yerde acı içinde kıvranan ve kanlar içinde yatan kurdun yanına gelmiş, bir süre ona bakmış ve “İşte şimdi gözlerin gerçekten kızardı. Tüylerin diken diken oldu ve kuyruğun da dikildi!” demiş.

***

Evet, fablımız, masalımız böyle. Nasıl bir ders, sonuç çıkardık? Her masalın, her fıkranın, her fablın bir iletisi, yorumu ve verdiği dersi vardır. Kimse boyundan büyük işlere kalkışmasın. Herkes kendi işini, gücünün yeteceği işleri yapsın. Ele güne rezil olmaya gerek yok. Bir de şöyle bir çıkarım da düşünülebilir. Kimse olduğundan farklı görünmesin, sahteciliğe gerek yok! Aslansan aslansın; sırtlansan sırtlan! Yazımızı Mevlana’nın o ünlü sözü ile bitirelim. “Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol!”

SÖZÜN ÖZÜ:

Gerçek, tüm insanlar için değil yalnızca gerçeği arayanlar içindir. Ayn Rand

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.