Değerli dostlar, iki hafta önce Cumhuriyet Türkiyesi’nin yetiştirdiği önemli tarihçilerden, bilge insan, entelektüel adam, ayaklı kütüphane, yirmi birinci yüzyılın bilgelerinden İlber ORTAYLI hocamız, vefatıyla aramızdan ayrıldı. Gerçekten çok üzüldük. Türk gençlerinin ve Türk halkının ondan öğreneceği çok şey vardı. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.
***
Şöyle geriye dönüp baktığımızda onun anlatımı, bilgisi, donanımı ve eğitimciliği, gerçekten ülkemiz insanına ve gençliğine tarih bilinci ve sevgisi; tarihine, geçmişine ilgi duyan bir gençlik; okumaya, araştırmaya ve gezmeye ilgi duyan bir toplum oluşturmayı başardı. Katıldığı televizyon programlarında ilgiyle izlendi. Davet edildiği konferanslarda izdiham oldu, salonlar doldu. Bu ilgi ve sevgi kolay oluşmadı.
***
İşte bu değerli insanın aramızdan ayrılışıyla, gerçekten entelektüel alanda ve tarih biliminde bir boşluk oluştu. Böyle büyük adamların yerini doldurmak oldukça zordur. Ama onun açtığı yoldan ve oluşturduğu ilgiden yararlanıp daha donanımlı, daha yetkin bilgeler yetiştirebiliriz. Yeter ki içimizde o azim ve kararlılık ruhu oluşsun.
***
Bu girişten sonra onun farklı zamanlarda yaptığı konuşmalarından ve kitaplarından derlenen özlü söz niteliğindeki ders verici cümlelerini, siz değerli okuyucularımızla paylaşmak istiyorum. Birlikte okuyalım;
***
-Bir insanın kalitesi, okuduğu kitaplardan anlaşılır.
-Çok gezen mi bilir çok okuyan mı tartışması gereksizdir. İnsan hem okuyacak hem gezecek.
-İnsan, kendini geliştirmek zorundadır. Kimse sizi zorla kültürlü yapmaz.
-İnsan, kendi dilini iyi bilecek. Kendi ana dilini bilmeyen başka dili de doğru öğrenemez.
-Gençler, yalnızca meslek sahibi değil kültür sahibi de olmalıdır.
-Bir ülkenin gerçek serveti, yetişmiş insandır.
-Dünyayı anlamak isteyen insan, tarih okumalıdır.
-Kitap okumayan bir toplum, düşünemez.
-Kitabı ekmek, su kadar gerekli görmeyen bir toplum ilerleyemez.
-Birbirini tanımayan toplumlar arasında ne barış olur ne de eşitlik.
-Tembellik, bir iki kez olur. Tekrar ediyorsa o işi istemiyorsun demektir.
-Gezin, görün, yaşayın, okuyun ki izleri yüzünüze yansısın.
-Merakınız olacak. Dünyada ne olup bittiğini takip edeceksiniz.
-Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır. İnsanın yüzü bir kitap gibi okunabilir.
-Yeni yerler, yeni insanlar size bu sonsuz alemi tanıtır ve asıl ufkunuz orada açılır.
-Besleyemeyeceği nüfusu üretmek, çok ağır bedeli olan toplumsal bir hatadır. Zira eğitilemeyen ve beslenemeyen göçmen kalabalıklar, eninde sonunda marjinal cemaatlere dönüşür.
-Lütfen sabah kahvaltı veremeyeceğiniz, akşam masal anlatıp öpemeyeceğiniz çocuğu dünyaya getirmeyin. Çünkü sevgi başka bir şey. Sevgi için zaman harcayacaksın. Parayla olmuyor.
-Gençler, hem gezmeyi hem de okumayı ihmal etmeyin. Bilmek için ikisi de gerekli. Yalnızca ders kitaplarıyla gerçekleri öğrenemezsiniz.
-Cahillik, hiç ayıplanacak bir şey değildir; hatta cahil, kendi içinde tutarlıdır. Kötü olan, yarı cahillerdir.
-Şu bir gerçek ki Türk milleti olarak Osmanlı da biziz, cumhuriyet de biziz. Osman Gazi de atamız, Fatih de atamız, Atatürk de atamız.
-“Her nefis, ölümü tadacaktır.” ayetini bankalara ve makam koltuklarına yazmalı; tabutlara, mezarlıklara değil.
-Sizden farklı düşünen insanların savlarını da dinleyin. Yalnız dikkat edin, cümlenin içerisinde “düşünen” ibaresi var. Bu ayrımı iyi yapın.
-Basit düşünen insandan bir şey çıkmaz. Bir toplumu, kalite arayanlar bir yere götürür. Benzer sözlere haftaya da devam edelim.
Sözün Özü:
İlk çağlarda güçlü olan, endüstri çağında zengin olan kazanırdı. Bilgi çağında ise bilgili olan kazanacaktır. Alvin Toffler