Değerli dostlar, üç hafta üst üste güzel dilimiz “Türkçemiz” hakkında önemli bilgiler paylaşmıştım. Bu hafta da yine güzel dilimiz “Türkçemiz” ile ilgili önemli bilgiler aktaracağım. Çoğu yerde okumuş, duymuşuzdur; “Dil, tarihsel ve kültürel değerlerin geçtiği, taşındığı bir köprüdür.” der. Evet, gerçekten bir ulusun ulus olmasının en temel değeri dilidir. O dil aracılığıyla kültürümüz, tarihimiz, gelenek ve göreneklerimiz, töremiz, ulusal değerlerimiz yaşatılmış ve aktarılmış olur. İşte bu gerekçelerle bu dil köprüsü sağlam olmalıdır. Dil köprüsü sağlam olmazsa gelecek kuşaklara ulaşmak ve gelecek kuşakların geçmişi anlamaları güçleşecektir.
***
Tarihi çok eskilere dayanan ve dünyanın en eski, en köklü ve en büyük dillerden biri olan Türkçemiz, dünyanın birçok diline ve kültürüne önemli katlılar sağlamış, birçok dili ve kültürü de etkilemiştir. Ama bu etki ve katkının yanı sıra güzel dilimiz Türkçemiz de ne yazık ki etkileşimde bulunduğu dillerden ve kültürlerden oldukça çok etkilenmiştir. Bunun örneklerini Türk tarihini incelediğimizde açıkça görebiliyoruz. Orta Asya’da, Türkistan’da Çinceden; Anadolu’ya geldikçe kabul edilen dinin de etkisiyle Arapçadan ve Farsçadan; Avrupa’yla etkileştikçe özellikle Fransızcadan ve öbür Avrupa dillerinden binlerce sözcük Türkçemize karıştı. Bu karışma, etkileşim olabilir. Ama bunun bir sınırı, oluru olması gerekir. Özellikle 10. yüzyıldan başlayıp 19. yüzyıla kadar Türkçemiz birçok yabancı dilin saldırısına ve istilasına uğradı. Yukarıda adı geçen dillerden binlerce sözcük dilimize karıştı. Bu yabancı sözcük kullanma etkisi günümüze dek uzandı. Çoğu Türkçe sözcüğün Türkçesi varken Türkçe olmayan sözcükleri kullanmak, alışkanlık oldu. Ama şunu iyi bilmek gerekir ki Türkçesi varken Türkçe olmayan sözcükleri kullanmak, doğru olmadığı gibi bilinçsizlik ve sorumsuzluktur.
***
Son yıllarda güzel Türkçemizin ne duruma geldiğini görmek için sokakta, sosyal medyada kullanılan sözcüklere bakmak yeterli olacaktır. Düşünür ve yazarlarımızın yazdıklarına, ürettiklerine baktığmızda da durumun çok farklı olmadığını görebiliyoruz. Dil bilincine ermiş, dilimizi özenle kullanan düşünür, yazar sayısı oldukça az. Bu durum gerçekten çok üzücü.
***
Dil, bir ulusun özü, öz kimliği, kültürü ve yaşam biçimidir. Buna özen göstermek zorundayız. Bilinçsizce kullanılan yabancı sözcükler, Türkçesi varken yabancı sözcük kullanmak, güzel Türkçemize yapılabilecek en büyük kötülüktür. Yabancı ülkeleri, kültürleri, değerleri, dilleri bilmek, tanımak başka şey; o yabancıların dil, kültür ve değerlerini benimsemek, kullanmak farklı bir şey. Dil bilincine ermek, dili korumak ve öz varlığı ile yaşatmak önceliğimiz olmalı. Kendi özümüzü, dilimizi, kültürümüzü, değerlerimizi koruyarak ve yaşatarak başka dilleri, kültürleri, değerleri öğrenmeliyiz. Öğrendiklerimizden yararlanıp kendimizi, kültürümüzü, dilimizi ve değerlerimizi geliştirmeliyiz.
***
Her Türk çocuğunun en öncelikli sorumluluğu, diline, kültürüne, tarihine, gelenek ve göreneklerine, ulusal değerlerine sahip çıkmak ve onları korumak olmalıdır. Güçlü, etkili ve gelişmiş bir diliniz varsa -ki bizim güzel dilimiz Türkçemiz böyle bir dil- düşünme, sorgulama, yorumlama ve üretme gücüne sahipsiniz demektir. Dil, bir ulus için aynı zamanda düşünme ve yorumlama zenginliği yanında bağımsızlığıdır da. Duygu ve düşünceyi, üretkenliği geliştirdiği gibi kültür ve sanatı, uygarlığı ve bilimi de geliştirir, zenginleştirir. Dilini koruyamayan ulusların geleceği de edebiyatı da sanatı da tehlikededir. Geçmişini bilmeyen, dilini ve geleceğini önemsemeyen, geçmiş ve gelecek arasında bağ kuramayan ulusların yarınları tehlike altında demektir. Yapacağımız en önemli iş, kendimizi ve çocuklarımızı yabancı hayranlığından, yabancı kültürlerin sömürüsünden, körü körüne hayranlıktan kurtarmaktır.
***
Bizlere düşen görev, dilimizi, kültürümüzü ve ulusal değerlerimizi koruyup gözeterek kendimizi ve çocuklarımızı bu bilinçle geleceğe hazırlamak olmalıdır. Sahip olduğumuz dilimizi korumak ve yaşatmak, her şeyimizle kendimize sahip çıkmak demektir. Büyük Türk ulusunun var oluşunda ve geleceğinde güzel dilimiz Türkçemizin önemi büyüktür. Bu gerekçelerle hepimiz, güzel dilimiz Türkçemizi doğru, etkili, verimli ve güzel kullanmalıyız. Türk dili, dillerin en köklüsü, en zengini ve en güzel dilidir. Yeter ki bu dil, bilinçle işlensin.
Sözün Özü:
Ülkesini, yüksek bağımsızlığını bilen Türk ulusu, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır. Mustafa Kemal ATATÜRK