Değerli dostlar, 19. yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın başlarında Osmanlı’da Meşrutiyet dönemi yaşandı. Bu dönem içinde Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’nı yaşadı. Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle ülkemizde Milli Mücadele dediğimiz Kurtuluş Savaşı başladı. İşte bu dönemlerde İstanbul basınında yer alan ünlü kalemler, yazarlar da vardı. Bu ünlü kalemlerden biri de “Ali Kemal” denilen kişidir.
***
İstanbul basınının önde gelen yazarı bu Ali Kemal, o yıllarda Milli Mücadeleyi, işgalden ve yıkımdan kurtuluş mücadelesini küçümseyen, aşağılayan yazılar yazdı. O günlerin İstanbul basınının güçlü kalemi Ali Kemal’in “Büyük Taarruz” başlayınca 27 Ağustos 1922 tarihli Sabah gazetesindeki makalesinde, “Türkler gene başarısız olacaktır.” diye yazar. Peki, bu kişinin önceleri ve daha sonraki günlerde neler yazdığına bakalım.
***
Ali Kemal, 5 Kasım 1918 tarihli “Peyam-ı Sabah” gazetesinde “Tevvekeli ecdadımız Türklere etrak-ı bi-idrak demezlermiş. Hakikaten Türkler ne idraksız bir millettir ve cidden kafasız, daltaban bir halktır.” Bu cümlede düşünülmesi gereken bir durum var. Ali Kemal, kimdir? Hangi millettendir ki “ecdadımız” derken kimi, hangi milleti kasteder? Gelelim Ali Kemal’in Milli Mücadele dediğimiz Kurtuluş Savaşı döneminde yazdıklarına… 15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgali üzerine 18 Mayıs 1919 tarihli “Peyam-ı Sabah” gazetesinin başmakalesinde Ali Kemal, “İzmir'de sükunet var. İşgal geçicidir, telaşlanmayın.” diye yazarken o gün İzmir’de beş bin Türk, koyun boğazlanır gibi boğazlanır.
***
22 Mayıs 1919 tarihli “Peyam-ı Sabah” gazetesinde yine Ali Kemal, “Milli teşkilat ve müdafa-i milliye mensupları tutuklanmalıdır.” diye başmakale yazar. Yine Ali Kemal, “Peyam-ı Sabah” gazetesinden yağdırmasını sürdürür. “Mustafa Kemal, görevinden azledilmelidir.” diye görüş bildirir. Yine Ali Kemal, 11 Nisan 1920 tarihli makalesinde, “Yalancı milliyet davası, şeriata aykırıdır.” diye ahkam keser. Ali Kemal, 25 Nisan 1920 tarihli makalesinin başlığını “İdam, idam, idam! Mustafa Kemal idam edilmelidir!” biçiminde atar. Ali Kemal’in 6 Mayıs 1920 tarihli makalesinin başlığı, “Mustafa Kemal'in maskaralıkları” olur.
***
3 Kasım 1920 tarihli “Peyam-ı Sabah” gazetesinde Ali Kemal, “Mustafa Kemal gibi kahramanlardan Allah bizi korusun!” diye yazar. 25 Mayıs 1922 tarihli “Peyam-ı Sabah” gazetesinde, “Kuvayı milliyeciler komünisttir.” der. 2 ağustos 1922 tarihli makalesinde Ali Kemal, “Bu zavallı vatanı Mustafa Kemal'in muzaffer olma ihtirasından kurtarmalıyız!” diye görüş bildirir. Ali Kemal, 26 Ağustos 1922 tarihli yazısında “Şu çılgın Türkler ne yapmak istiyor?” der. 28 Ağustos 1922’de Büyük Taarruzun tüm şiddeti ile devam ettiği gün, Ali Kemal yine aynı gazetesinin başmakalesinde “Ankara efendileri akıllarınca bütün Türkiye'nin dostlarımızca boşaltılmasını istiyorlar!” deme küstahlığını gösterir.
***
1 Eylül 1922’de Gazi Mustafa Kemal Paşa, “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!” komutunu verdiği gün, Ali Kemal yine aynı gazetede, “Belki taarruz yine başarısızdır!” diye yazar. 9 Eylül 1922’de düşman, İzmir’de denize dökülür. Aynı gün “Peyam-ı Sabah” gazetesinin başyazarı Ali Kemal, başmakalesinde “Bugün Türk'ün bayramı!” diye yazma riyakarlığını gösterir. 10 Eylül 1922 tarihli “Peyam-ı Sabah” gazetesinde Ali Kemal, “Gayeler bir idi ve de birdir.” diye yazar; dönekliğin ve fırıldaklığın en güzel örneğini sergiler.
***
Görüldüğü üzere bu Ali Kemal denilen kişi, “Dün, dündür; bugün de bugün.” diyebilen biri. Hatta döneme göre yer değiştiren, güneş nereden doğarsa o yana dönen biridir. Keşke düşündüğü, yazdığı ve söylediği gibi kalabilseydi, ilkeli olabilseydi. En azından “İlkelerinin, görüş ve düşüncelerinin arkasında durabildi.” denirdi. Bu ve bunun gibi kişiler, tarihte hep var oldular, bu özellikleriyle de kötü örnek oldular. Ne yazık ki kötü bir kişilik örneği.
Sözün Özü:
Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol! Mevlana