Manisa’da CHP’de neler oluyor? Bu soru artık sadece parti kulislerinde değil, kahvehanelerde, esnaf tezgâhlarında, çiftçinin tarlasında soruluyor. Çünkü yaşananlar “normal bir iç tartışma” olmanın çok ötesine geçti. CHP, Manisa’da altı ay içinde iki çok sevilen belediye başkanını toprağa verdi. Ferdi Başkan’ın, Gülşah Başkan’ın vefatı bu şehir için kolay atlatılacak bir travma değildi. Bunun siyasi karşılığı da ağırdır, duygusal karşılığı da… Ama ne yazık ki bu büyük acıların ardından bir toparlanma değil, bir savrulma yaşanıyor.
***
Önce “AK Parti Yenal Yıldırım’ı aday yapacak” dedikoduları yayıldı. Ardından belediye başkan yardımcısının istifası geldi. Yetmedi, Yenal Yıldırım “Şehzadeler Belediye Başkanlığı’na adayım” dedi, ortalık bir anda karıştı. Ve asıl kırılma noktası burada yaşandı.
***
CHP kimsenin tapulu malı değilse, bu tepki neden?
Hani CHP kimsenin partisi değildi?
Hani CHP’de fikir beyan etmek suç değildi?
Hani CHP, iç demokrasisi en yüksek partiydi?
AK PARTİ'NİN DÜŞTÜĞÜ HATAYA CHP DÜŞERSE KAYBEDER
Bugün AK Parti’ye bakın. Zamanında yollarını ayırdığı, küstürdüğü, dışladığı birçok ismi şimdi mumla arıyor. “Geri dönün” çağrıları yapılıyor. Ama ok yaydan bir kere çıktı. Giden geri gelmiyor. Kırılan kolay onarılmıyor. CHP şunu çok iyi bilmek zorunda: CHP’yi CHP yapan eski üyeleridir. O emeği verenlerdir. Mahalle mahalle çalışanlardır. Sandık sandık mücadele edenlerdir.
***
Onlar giderse, yerlerine yenilerini koymak kolay değildir. Hele ki yerel siyasette… Hele ki Manisa gibi şehirlerde… Yenal Yıldırım gibi Manisa’da yıllarını partiye vermiş, seveni olan, emeği tartışılmayacak bir isme karşı gösterilen refleks, ne yazık ki bu soruların altını boş bıraktı. Adaylık açıklamasına verilen tepki, “parti disiplini” ile açıklanamaz. Çünkü ortada disiplin değil, tahammülsüzlük vardı. Sonuç ne oldu? Yenal Yıldırım partiden istifa etti.
Şimdi sormak gerekiyor: Bir partiyi büyüten, farklı sesleri susturmak mıdır; yoksa onları dinleyip ikna etmek mi?
GENEL BAŞKAN MANİSA'LI RAHATLIĞI KAYBETTİRİR
Burası en hassas ama en önemli noktadır. Genel Başkan Özgür Özel’in Manisalı olması, Manisa için bir avantajdır. Ama bu avantaj, bir rahatlığa, bir “nasıl olsa Manisa bizde” anlayışına dönüşürse, CHP’ye kaybettirir. Manisa, “Genel Başkan bizim hemşehrimiz” duygusuyla yönetilecek bir şehir değildir. Manisa, alın teriyle, sahada çalışarak, herkesi dinleyerek kazanılır.
***
Genel Merkezden bakarak, yerelin sesini kısmak; “Nasıl olsa bizden” diyerek hataları görmezden gelmek; Parti içi itirazları bastırmak… Bunların hepsi, CHP’yi Manisa’da güçlendirmez, zayıflatır. CHP, Manisa’da Genel Başkan’a yaslanarak değil; örgütüne, üyelerine, seçmenine yaslanarak ayakta kalır.