Artık ülkede at izi it izine karışmayacak.
Siyasette panik var, medya sektörü tir tir titriyor…
Spor camiası alarmda…
İş dünyasında koridorlar sessiz, telefonlar kapalı, kimse konuşamıyor.
Herkes aynı sorunun peşinde:
Sırada kim var?
Kimlerin ismi daha ortaya saçılacak?
Kimlerin maskesi düşecek?
***
Ülke öyle bir dönemden geçiyor ki, insan her sabah haberleri açarken “Bugün kim düştü?” diye bakıyor. Spor camiası şike iddialarıyla çalkalanıyor… Siyaset zaten yıllardır fay hattı gibi; kimi konuşsan öfkeli, kimi bıkmış. Medya desen; güven kaybında rekor kırıyor.
Ve işin asıl acı tarafı; toplumun yüzü olarak gördüğümüz, ekranlarda “ahlak, dürüstlük, etik” dersi veren isimlerin bir bir karanlık iddiaların göbeğinde çıkması…
***
Haberci olarak bildiğin kişi hakkında “iğrenç” suçlamalar okunuyor. Spor dünyası şike ile çalkalanıyor. Sanatçılar kokainle, uyuşturucuyla gündem oluyor.
Sonra dönüp soruyoruz:
PEKİ BU MİLLET KİME GÜVENECEK?
Çünkü yıllardır öyle bir sistem kuruldu ki; “ünlüysen masumsun, güçlüyse haklısın” algısı topluma iteklendi. Ama gerçek başka:
Güçlü olanların maskeleri düşünce toplumun güveni de yerle bir oluyor.
Toplum gerçekten kirlendi mi, yoksa kirlenenleri mi yeni fark ediyoruz?
KİRLİLİK TEPEDEN AŞAĞI SIZDI
Ve ne yazık ki; en çok da güven duygusunu çürüttü.
Şimdi herkesin aklındaki bir soru var:
Bu ülke nasıl düze çıkar?
Bu sorunun kısa bir cevabı yok ama bir gerçeği var:
Önce hesap sorulmayan devrin bitmesi gerekiyor.
– Ünlüye ayrı,
– Siyasetçiye ayrı,
– Gazeteciye ayrı,
– Sporcuya ayrı hukuk uygulanırsa
bu ülke düzelmez.
Hayır.
***
Bir de işin şu tarafı var:
Bu millet artık ünlü olmaktan da, ünlü izlemekten de bıktı, usandı, tiksindi resmen.
Her gün ekranlarda mafyavari diziler…
Kim kiminle birlikte belli olmayan ilişkiler…
Çeteler, karanlık tipler, “sanatçı” diye bildiğimiz esrarcılar…
Sahada mücadele edeceğine şike yapan futbolcular…
Ortada bir çürüme varsa, bunun sadece ünlülerin suçu olmadığını da söylemek zorundayız.
***
Çünkü ne yazık ki;
Ünlü gördüğünde ağzı açık bakan bizler de bu düzenin bir parçasıyız.
Ama yıllardır şöhreti dokunulmazlık zırhı sananlar yüzünden toplum böyle düşünmeye başladı.
***
Çünkü biz sadece ünlünün kirini görmüyoruz; kirliyse hepsinin kirlenmiş olabileceğini düşünmeye başlıyoruz.
Toplumu zehirleyen en büyük şey de bu: İyi olanın bile kötü sanılması.
Bu yüzden en büyük mücadele kirli olanlarla değil, temiz kalanların sesini duyurmasıyla kazanılacak.
***
VELHASIL DEĞERLİ OKURLAR
Türkiye kötü bir dönemden geçiyor, evet.
Ama unutmayın:
Toplumu değil, topluma yön veren, bizim kahraman yaptığımız kişileri yenilememiz gerekiyor.
Güven yeniden inşa edilir.
Ama bunun için önce maskeler düşecek, gerçekler konuşulacak, ve milletin vicdanı yeniden nefes alacak.