Manisa yine bildiğimiz gibi… Yine aynı görüntüler, yine aynı keşmekeş, yine aynı utanç. Sözde “tanıtım” diye yapılan bir organizasyon, gerçekte tam anlamıyla bir kontrolsüzlük, rezillik ve plansızlık örneğine dönüştü.
***
İnsanların birbirini ezdiği, çocukların arada kaldığı, yaşlıların nefes alamadığı, vatandaşın bir kap mesir alabilmek için adeta canını tehlikeye attığı bir ortam… Soruyorum: Bu mu tanıtım? Bu mu yüzlerce yıllık bir geleneğe yakışan organizasyon? Bu mu Manisa’nın dünyaya açılan vitrini?
***
Ortada bir gerçek var: Kazan kaynamadı, rezalet taştı. İnsanlar neredeyse kazanın içine düşecekti! Bu bir abartı değil, bu bir organizasyon skandalıdır. Yıllardır aynı görüntüler, aynı rezillik. Yıllardır aynı uyarılar… Ve yıllardır değişmeyen bir zihniyet… Hiç mi ders alınmaz? Hiç mi “Biz nerede yanlış yapıyoruz” diye sorulmaz?
***
Bakın, bu işin çözümü zor değil. Ama mesele çözmek değil, mesele kafa yormak. Temsili bir kazan kurmak bu kadar mı zor? Mesiri küçük kaplara bölüp düzenli şekilde dağıtmak bu kadar mı zor? İnsanları sıraya koymak, kontrollü bir akış sağlamak bu kadar mı zor? Hayır, zor değil. Ama vizyon yoksa, en basit çözüm bile akla gelmez.
***
Bugün ulusal kanallara düşen görüntüler Manisa’nın tanıtımı değil, Manisa’nın itibar kaybıdır. Artık insanlar mesirin şifasını değil, kazanın başındaki izdihamı konuşacak. Yarın bir gün başka bir şehirde “Manisalısın” dediğinizde size mesirin tarihini değil, “hani şu kazana düşüyordunuz ya…” diyecekler. İşte en acı olan da bu.
VALİLİK BU DURUMU BİLMİYOR OLAMAZ
Bu ayıp sadece organizasyonu yapanların değil, bu şehri temsil ettiğini iddia eden herkesindir. Valilikten belediyeye, derneklerden yetkililere kadar… Özellikle valilik bu durumu yıllardır biliyor, görüyor. Peki hiç mi önlem almak aklına gelmiyor, organizasyon yapanları uyarmıyor.
***
Çünkü bu bir ihmal değil, bu bir alışkanlık haline gelmiş umursamazlıktır. Ve en tehlikelisi de budur: Yanlışı normalleştirmek.
ARTIK TANITIMA FALAN GEREK YOK
Artık açık konuşalım… Bu şekilde yapılan bir “tanıtım”a hiç gerek yok. Bırakın bu rezilliği bir daha yaşamayalım. Eğer bu işi düzgün yapamıyorsanız, ya doğru yapmayı öğrenin ya da hiç yapmayın. Çünkü mesele mesir değil artık… Mesele Manisa’nın onuru.