Lütfi  Vural
Köşe Yazarı
Lütfi Vural
 

“YEŞİL MUTABAKAT” MANİSA TARIMININ GELECEĞİNE YÖN VERECEK

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, sanayi, tarım, çevre, ulaşım ve enerji alanlarında çevreyi kirletmeyen, aşırı kaynak kullanımını sınırlandıran, geri dönüşümü teşvik eden doğa ile uyumlu yeşil dönüşüm stratejisini belirleyen kararlar aldı.2019 yılı aralık ayında alınan bu kararlar “Avrupa Yeşil Mutabakatı” olarak adlandırıldı. Sürdürülebilirliği esas alan kararlar 8 ana başlıktan oluşmaktadır: 1-2030 ve 2050 için iklim hedeflerini artırmak, 2-Temiz, ulaşılabilir ve güvenli enerji sağlamak, 3-Temiz ve döngüsel bir ekonomi için endüstriyi harekete geçirmek,  4-İnşaat ve yenilemede enerji ve kaynak verimli bir yol  (Yeşil ve temiz bir inşaat sektörü), 5-Toksik içermeyen bir çevre için sıfır kirlilik hedefi, 6-Ekosistemler ve biyo-çeşitliliği korumak ve iyileştirmek, 7-“Tarladan sofraya” adil, sağlıklı ve çevre dostu bir gıda sistemi tasarlamak, 8-Sürdürülebilir ve akıllı hareketliliğe geçişin hızlandırılması. (Sürdürülebilir ulaşım araçları) *** AB, 2030 yılına kadar karbon salınımını 1990 düzeyine göre yüzde 55 düşürmeyi ve 2050 yılında karbon nötr olmayı planlıyor. Hedefi 2050 yılında dünyanın ilk karbon-nötr kıtası olmak. Sadece Avrupa Birliği üyesi ülkelerini değil ticaret yaptığı diğer ülkeleri de yakından ilgilendiriyor. Yakında uygulamaya geçirilmesi planlanan ve bölgemizi en çok ilgilendiren bu hedeflerin başında “Tarladan sofraya” stratejisi geliyor. Gıda sistemlerinin kimyasallardan arınmış, çevre dostu ve sağlıklı hâle dönüştürülmesi için, çok fazla doğal kaynak tüketen, biyolojik çeşitlilik kaybına neden olan ve sağlığımızı olumsuz etkileyen günümüz gıda sisteminin yeniden tasarlanması gerekiyor. *** Günümüz endüstriyel tarımında çok fazla pestisit, kimyasal gübre ve ilaç kullanılıyor. Kimyasallar bitki zararlılarını yok etmekle kalmıyor yararlı mikroorganizmaları da ortadan kaldırıyor.  Bitkinin zararlılara karşı savunmasını artıran bu organizmaların etkisiz hâle getirilmesi savunma sistemini zayıflatıyor ve ilaca daha fazla bağımlı hale getiriyor. Artan ilaç kullanımı daha fazla kalıntıya neden oluyor, toprak ve suyu kirletiyor. Biyolojik çeşitliliği azaltıyor. İnsan sağlığını olumsuz etkiliyor. AB tarımdaki dönüşümü sağlamak için üreticiden tüketiciye kadar tüm katmanları içeren hedefler belirledi. Bunların başlıcaları: Pestisit kullanımı 2030 yılına kadar yüzde 50 azaltmak, Kimyasal gübre kullanımını en az yüzde 20 düşürmek, Organik, mikrobiyal,  organomineral kaynaklı gübrelerin oranını artırmak, Antimikrobiyallere bağımlılığı azaltmak,  Organik tarım alanlarını 2030 yılına kadar yüzde 25’e çıkarmak, Biyolojik çeşitlilik kaybını önlemek, Hayvan refahının iyileştirmek. Çiftlik hayvanları ve balık çiftliklerinde antimikrobiyal kullanımını yüzde 50 azaltmak. *** Ticaret Bakanlığı’nın hazırladığı “Yeşil Mutabakat Eylem Planı” 16 Temmuz’da Resmi Gazete’de yayımlandı. “Sürdürülebilir Tarım” başlığı ile tarım alanındaki eylemleri açıkladı. Bu eylemlerde dikkati çekenleri şöyle özetleyebiliriz: 1-Pestisit ve anti-mikrobiyallerin kullanımının azaltılması 2-Biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemlerinin kullanımının yaygınlaştırılması 3- Organik tarım üretim alanlarının ve üretim miktarlarının artırılması. *** Manisa’da üretilen tarım ürünlerinin başta kuru ve yaş üzüm olmak üzere büyük bir kısmı ihraç ediliyor ve AB önemli yer tutuyor. Tarımdaki yeşil dönüşüm kapsamında kimyasalların azaltılması ve biyolojik mücadele yöntemlerinin artırılması ihracat miktarını etkileyecek. Bunun ekonomik yansıması olacak. Her şeye rağmen tarımdaki bu uygulamaların bir zorunluluktan dolayı değil kendi çevremizi, ekosistemimizi ve insan sağlığımızı korumak için yapmamız gerektiğinin bilincinde olmamız gerekiyor.
Ekleme Tarihi: 10 Mayıs 2022 - Salı
Lütfi  Vural

“YEŞİL MUTABAKAT” MANİSA TARIMININ GELECEĞİNE YÖN VERECEK

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, sanayi, tarım, çevre, ulaşım ve enerji alanlarında çevreyi kirletmeyen, aşırı kaynak kullanımını sınırlandıran, geri dönüşümü teşvik eden doğa ile uyumlu yeşil dönüşüm stratejisini belirleyen kararlar aldı.2019 yılı aralık ayında alınan bu kararlar “Avrupa Yeşil Mutabakatı” olarak adlandırıldı. Sürdürülebilirliği esas alan kararlar 8 ana başlıktan oluşmaktadır:

1-2030 ve 2050 için iklim hedeflerini artırmak, 2-Temiz, ulaşılabilir ve güvenli enerji sağlamak, 3-Temiz ve döngüsel bir ekonomi için endüstriyi harekete geçirmek,  4-İnşaat ve yenilemede enerji ve kaynak verimli bir yol  (Yeşil ve temiz bir inşaat sektörü), 5-Toksik içermeyen bir çevre için sıfır kirlilik hedefi, 6-Ekosistemler ve biyo-çeşitliliği korumak ve iyileştirmek, 7-“Tarladan sofraya” adil, sağlıklı ve çevre dostu bir gıda sistemi tasarlamak, 8-Sürdürülebilir ve akıllı hareketliliğe geçişin hızlandırılması. (Sürdürülebilir ulaşım araçları)

***

AB, 2030 yılına kadar karbon salınımını 1990 düzeyine göre yüzde 55 düşürmeyi ve 2050 yılında karbon nötr olmayı planlıyor. Hedefi 2050 yılında dünyanın ilk karbon-nötr kıtası olmak. Sadece Avrupa Birliği üyesi ülkelerini değil ticaret yaptığı diğer ülkeleri de yakından ilgilendiriyor. Yakında uygulamaya geçirilmesi planlanan ve bölgemizi en çok ilgilendiren bu hedeflerin başında “Tarladan sofraya” stratejisi geliyor. Gıda sistemlerinin kimyasallardan arınmış, çevre dostu ve sağlıklı hâle dönüştürülmesi için, çok fazla doğal kaynak tüketen, biyolojik çeşitlilik kaybına neden olan ve sağlığımızı olumsuz etkileyen günümüz gıda sisteminin yeniden tasarlanması gerekiyor.

***

Günümüz endüstriyel tarımında çok fazla pestisit, kimyasal gübre ve ilaç kullanılıyor. Kimyasallar bitki zararlılarını yok etmekle kalmıyor yararlı mikroorganizmaları da ortadan kaldırıyor.  Bitkinin zararlılara karşı savunmasını artıran bu organizmaların etkisiz hâle getirilmesi savunma sistemini zayıflatıyor ve ilaca daha fazla bağımlı hale getiriyor. Artan ilaç kullanımı daha fazla kalıntıya neden oluyor, toprak ve suyu kirletiyor. Biyolojik çeşitliliği azaltıyor. İnsan sağlığını olumsuz etkiliyor. AB tarımdaki dönüşümü sağlamak için üreticiden tüketiciye kadar tüm katmanları içeren hedefler belirledi. Bunların başlıcaları: Pestisit kullanımı 2030 yılına kadar yüzde 50 azaltmak, Kimyasal gübre kullanımını en az yüzde 20 düşürmek, Organik, mikrobiyal,  organomineral kaynaklı gübrelerin oranını artırmak, Antimikrobiyallere bağımlılığı azaltmak,  Organik tarım alanlarını 2030 yılına kadar yüzde 25’e çıkarmak, Biyolojik çeşitlilik kaybını önlemek, Hayvan refahının iyileştirmek. Çiftlik hayvanları ve balık çiftliklerinde antimikrobiyal kullanımını yüzde 50 azaltmak.

***

Ticaret Bakanlığı’nın hazırladığı “Yeşil Mutabakat Eylem Planı” 16 Temmuz’da Resmi Gazete’de yayımlandı. “Sürdürülebilir Tarım” başlığı ile tarım alanındaki eylemleri açıkladı. Bu eylemlerde dikkati çekenleri şöyle özetleyebiliriz: 1-Pestisit ve anti-mikrobiyallerin kullanımının azaltılması 2-Biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemlerinin kullanımının yaygınlaştırılması 3- Organik tarım üretim alanlarının ve üretim miktarlarının artırılması.

***

Manisa’da üretilen tarım ürünlerinin başta kuru ve yaş üzüm olmak üzere büyük bir kısmı ihraç ediliyor ve AB önemli yer tutuyor. Tarımdaki yeşil dönüşüm kapsamında kimyasalların azaltılması ve biyolojik mücadele yöntemlerinin artırılması ihracat miktarını etkileyecek. Bunun ekonomik yansıması olacak. Her şeye rağmen tarımdaki bu uygulamaların bir zorunluluktan dolayı değil kendi çevremizi, ekosistemimizi ve insan sağlığımızı korumak için yapmamız gerektiğinin bilincinde olmamız gerekiyor.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.