Lütfi  Vural
Köşe Yazarı
Lütfi Vural
 

ZEYTİNLİKLER KÜRESEL ISINMAYI AZALTIYOR

1 Mart’ta Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği ile Zeytinliklerde maden ve enerji projelerinin uygulanabilmesinin önü açıldı. Bu değişiklik ile “elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin zeytinlik alanlarına denk gelmesi durumunda, zeytin sahasının madencilik faaliyeti yürütülecek kısmının taşınmasına” Bakanlık tarafından izin verilebilecek. Peki neden böyle bir değişikliğe gidildi diye soruluyor. Çünkü 1939 yılında yürürlüğe giren ve 3573 sayılı “Zeytincilik Kanunu” olarak bilinen “Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun”, zeytin sahalarındaki değişikliğe izin vermiyor. Yani bu kanunla zeytinlikler koruma altına alınmış durumda. Yönetmelik değişikliği ile bu alanlar tarım dışı kullanıma açılmak isteniyor. Bunların başında enerji yatırımları geliyor. *** 2014 yılında yapılması planlanan termik santral projesi için Soma ilçesine bağlı Yırca köyünde zeytinlikler “kamu yararı” aranmak koşuluyla maden ve yenilenebilir enerji projelerine açılmıştı. Çevre örgütleri tarafından açılan davalar sonucunda Danıştay bu kararı iptal etti. 2002 yılından beri zeytinlik alanları ile ilgili yasa tasarısı altı kez TBMM’nin gündemine geldi ve her defasında reddedildi. Bu sefer uygulanmak istenen yönetmelik değişikliğinde bazı farklar var. Yeni yönetmelik değişikliğindeki “belli şartlar” ifadesi dikkat çekiyor. Zeytinlik alanlarında madencilik faaliyetinin başlayabilmesi için ilgili firmaların “sahayı rehabilite ederek eski haline getireceğini taahhüt etmesi şartı” getiriliyor. Ayrıca Enerji Bakanlığının açıklaması ile “sahadaki zeytin ağaçlarının taşınmasının Tarım ve Orman Bakanlığının iznine bağlandığı ve ağaçların kesilmeyeceği” belirtiliyor. Zeytinliklerin taşınması mümkün mü? Türkiye Ormancılar Derneği’ne göre, zeytinlikler ancak bulunduğu ekosistemle zeytinlik olabilir. Derneğe göre, bu yüzden madencilik faaliyetlerinin bitiminde alanın tekrar zeytinciliğe uygun hale getirilmesi mümkün değil... Türkiye’deki zeytin alanlarının önemli bir kısmı Ege Bölgesi’nde bulunuyor. Bölgemizdeki ormanlık alanlarda “zeytin meraları” bulunuyor. Buraları yabani zeytin ağaçlarının yerli zeytin türlerine aşılanması ile oluşan alanlardır. Yunt Dağları, Bozdağlar, Nif Dağı, Spil Dağı  önemli miktarda “zeytin meraları”na sahip. Buraları, altında hayvanların otlatıldığı, etrafı tellerle çevrilmeyen, zeytinin tamamen doğal koşullarda yetiştiği, kimyasal ilaçlamanın yapılmadığı ve her türlü yabani hayvanın dolaşabildiği alanlar. TÜİK verilerine göre Aydın’ın %17’si, Manisa ve Muğla’nın %12’si, İzmir ve Balıkesir %10’u zeytinlik alan. Buraları aynı zamanda linyit kömürü madenlerinin olduğu alanlarla iç içe bulunuyor. Dolayısı ile linyit kömürü sahası işletmeye açıldığında yakınında veya içinde bulunduğu zeytinliklere zarar veriyor. Burada bir karar vermemiz gerekiyor. Daha doğrusu bir tercihte bulunmamız gerekiyor. Zeytin mi, kömür mü? *** Yapılmak istenen değişiklik bölgemizi yakından ilgilendiriyor. Manisa, hem geniş zeytin alanlarına hem de fosil enerji kaynağı olarak adlandığımız kömür potansiyeli açısından önemli bir yere sahip. Türkiye geçtiğimiz ekim ayından itibaren “İklim siyaseti”nde değişikliğe gitti. Paris İklim Anlaşmasını onayladı. Glasgow’da düzenlenen COP26 iklim zirvesine katılarak çıkan kararlara imza attı ve bu kararlarda yer alan “kömür kullanımının azaltılması”nı onayladı. Ayrıca zirveden sonra yapılan açıklamada bu kararın desteklendiği belirtildi. Yeni iklim siyasetinden beklenen enerjide yeşil dönüşüm için politikalar oluşturulması ve yeni hedeflerin belirlenmesidir. Bunların başında, kömür ve doğalgazla çalışan termik santrallerin yerine “yenilenebilir enerji” santrallerinin desteklenmesi geliyor. *** Başta Akhisar, Kırkağaç ve Soma bölgemizde olduğu gibi zeytinlikler doğal yutak alanlarıdır. Havadaki karbondioksiti oksijene çevirir. Bunu yaprakları vasıtası ile yapar. Zeytinin yaprakları dört mevsim yeşildir. Bu özelliği itibari ile oksijen üretme potansiyeli yüksektir. Eğer bu alanlar enerji santralinde kullanılmak üzere kömür işletilmesine açılacak olursa zeytinlikler yutak kabiliyetini kaybeder. Küresel ısınmanın olumsuz etkileri ile mücadelede önemli bir potansiyelimizi kaybetmiş oluruz. Doğal ekosisteme katkısı olan, iklim değişikliğinin ve küresel ısınmanın oluşturduğu zararları azaltan zeytinlik sahalarının madene açılması yerine genişletilmesi gerekiyor. Bölgemizin geleceği, önemini yitiren enerji tercihleri ile riske atılmamalıdır. Enerjide yeşil dönüşüm politikalarının hayata geçirilmesi, zeytinlikler gibi doğal yutak alanlarının çoğaltılması gelecekte bizi bekleyen küresel ısınmanın olumsuz şartlarına karşı daha güçlü kılacaktır.
Ekleme Tarihi: 15 Mart 2022 - Salı
Lütfi  Vural

ZEYTİNLİKLER KÜRESEL ISINMAYI AZALTIYOR

1 Mart’ta Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği ile Zeytinliklerde maden ve enerji projelerinin uygulanabilmesinin önü açıldı. Bu değişiklik ile “elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin zeytinlik alanlarına denk gelmesi durumunda, zeytin sahasının madencilik faaliyeti yürütülecek kısmının taşınmasına” Bakanlık tarafından izin verilebilecek. Peki neden böyle bir değişikliğe gidildi diye soruluyor. Çünkü 1939 yılında yürürlüğe giren ve 3573 sayılı “Zeytincilik Kanunu” olarak bilinen “Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun”, zeytin sahalarındaki değişikliğe izin vermiyor. Yani bu kanunla zeytinlikler koruma altına alınmış durumda. Yönetmelik değişikliği ile bu alanlar tarım dışı kullanıma açılmak isteniyor. Bunların başında enerji yatırımları geliyor.

***

2014 yılında yapılması planlanan termik santral projesi için Soma ilçesine bağlı Yırca köyünde zeytinlikler “kamu yararı” aranmak koşuluyla maden ve yenilenebilir enerji projelerine açılmıştı. Çevre örgütleri tarafından açılan davalar sonucunda Danıştay bu kararı iptal etti. 2002 yılından beri zeytinlik alanları ile ilgili yasa tasarısı altı kez TBMM’nin gündemine geldi ve her defasında reddedildi. Bu sefer uygulanmak istenen yönetmelik değişikliğinde bazı farklar var. Yeni yönetmelik değişikliğindeki “belli şartlar” ifadesi dikkat çekiyor. Zeytinlik alanlarında madencilik faaliyetinin başlayabilmesi için ilgili firmaların “sahayı rehabilite ederek eski haline getireceğini taahhüt etmesi şartı” getiriliyor. Ayrıca Enerji Bakanlığının açıklaması ile “sahadaki zeytin ağaçlarının taşınmasının Tarım ve Orman Bakanlığının iznine bağlandığı ve ağaçların kesilmeyeceği” belirtiliyor.

Zeytinliklerin taşınması mümkün mü?

Türkiye Ormancılar Derneği’ne göre, zeytinlikler ancak bulunduğu ekosistemle zeytinlik olabilir. Derneğe göre, bu yüzden madencilik faaliyetlerinin bitiminde alanın tekrar zeytinciliğe uygun hale getirilmesi mümkün değil...

Türkiye’deki zeytin alanlarının önemli bir kısmı Ege Bölgesi’nde bulunuyor. Bölgemizdeki ormanlık alanlarda “zeytin meraları” bulunuyor. Buraları yabani zeytin ağaçlarının yerli zeytin türlerine aşılanması ile oluşan alanlardır. Yunt Dağları, Bozdağlar, Nif Dağı, Spil Dağı  önemli miktarda “zeytin meraları”na sahip. Buraları, altında hayvanların otlatıldığı, etrafı tellerle çevrilmeyen, zeytinin tamamen doğal koşullarda yetiştiği, kimyasal ilaçlamanın yapılmadığı ve her türlü yabani hayvanın dolaşabildiği alanlar. TÜİK verilerine göre Aydın’ın %17’si, Manisa ve Muğla’nın %12’si, İzmir ve Balıkesir %10’u zeytinlik alan. Buraları aynı zamanda linyit kömürü madenlerinin olduğu alanlarla iç içe bulunuyor. Dolayısı ile linyit kömürü sahası işletmeye açıldığında yakınında veya içinde bulunduğu zeytinliklere zarar veriyor. Burada bir karar vermemiz gerekiyor. Daha doğrusu bir tercihte bulunmamız gerekiyor. Zeytin mi, kömür mü?

***

Yapılmak istenen değişiklik bölgemizi yakından ilgilendiriyor. Manisa, hem geniş zeytin alanlarına hem de fosil enerji kaynağı olarak adlandığımız kömür potansiyeli açısından önemli bir yere sahip. Türkiye geçtiğimiz ekim ayından itibaren “İklim siyaseti”nde değişikliğe gitti. Paris İklim Anlaşmasını onayladı. Glasgow’da düzenlenen COP26 iklim zirvesine katılarak çıkan kararlara imza attı ve bu kararlarda yer alan “kömür kullanımının azaltılması”nı onayladı. Ayrıca zirveden sonra yapılan açıklamada bu kararın desteklendiği belirtildi. Yeni iklim siyasetinden beklenen enerjide yeşil dönüşüm için politikalar oluşturulması ve yeni hedeflerin belirlenmesidir. Bunların başında, kömür ve doğalgazla çalışan termik santrallerin yerine “yenilenebilir enerji” santrallerinin desteklenmesi geliyor.

***

Başta Akhisar, Kırkağaç ve Soma bölgemizde olduğu gibi zeytinlikler doğal yutak alanlarıdır. Havadaki karbondioksiti oksijene çevirir. Bunu yaprakları vasıtası ile yapar. Zeytinin yaprakları dört mevsim yeşildir. Bu özelliği itibari ile oksijen üretme potansiyeli yüksektir. Eğer bu alanlar enerji santralinde kullanılmak üzere kömür işletilmesine açılacak olursa zeytinlikler yutak kabiliyetini kaybeder. Küresel ısınmanın olumsuz etkileri ile mücadelede önemli bir potansiyelimizi kaybetmiş oluruz.

Doğal ekosisteme katkısı olan, iklim değişikliğinin ve küresel ısınmanın oluşturduğu zararları azaltan zeytinlik sahalarının madene açılması yerine genişletilmesi gerekiyor. Bölgemizin geleceği, önemini yitiren enerji tercihleri ile riske atılmamalıdır. Enerjide yeşil dönüşüm politikalarının hayata geçirilmesi, zeytinlikler gibi doğal yutak alanlarının çoğaltılması gelecekte bizi bekleyen küresel ısınmanın olumsuz şartlarına karşı daha güçlü kılacaktır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.