Harun Ülger
Köşe Yazarı
Harun Ülger
 

NEDİR BU PANİK ATAK?

Ölüm, kontrol kaybı, kendinden geçme ve kendine yabancılaşma hislerinin yaşandığı gerilim dolu 30 dakikanın bir ömür yaşanabilme ihtimaliyle açık hava cezaevi yaşantısına bizi mahkum ettiği bir bozukluğu ele alacağız. Esasında tanımını yaparken dahi süresinin yaklaşık olarak 30 dakika olduğunu, bu durumun bir süre sonra bittiğini, yaşanılan her şeyin tekrardan normale döndüğünü bilsek bile bu durumu yaşayan bireyler yaşadıklarının gerçek olduğunu ve doktorların kendilerine bir şeyiniz yok dediklerinde anlaşılmıyorum düşüncelerine girerek karamsarlığa kapıldıklarını bizlere bildiriyorlar. Peki bu panik atak bizlere ne yaşatıyor bunu ele almadan önce oluşum sürecine bir bakalım. *** Panik atak, daha önce algılamış olduğumuz yani çocukluğumuzda öğrendiklerimizle veyahut benliğimizin oluşum sürecinde öğrendiğimiz ve yaşanmasından aşırı korku duyduğumuz olay senaryolarının yaşanabilme ihtimaline karşı vücudumuzun verdiği tepkilerdir. Örneğin sürekli aşağılanarak büyümüş bir çocuğun kendine olan güvensizliği zamanla onu sosyal ortamlardan uzaklaştırmış hatta sosyal kaygılar oluşturmuştur. Topluluk içerisine girme düşüncesi dahi onu korkutmaya başlamıştır. Bir gün kalabalık bir restaurantta yemek yemek için masaya oturduğunda tüm bakışlar üzerinde gibi algılamış ve kalp ritimleri hızlanmaya başlamıştır. İşte korktuğu durumla baş başa kalma hissiyatı bir anda tüm vücudunu esir almaya ve bir ömür boyunca hayatını etkilemeye başlamıştır. *** Panik atak anında beynin amigdala bölümü aktif olur. Bu bölümde duygusal hafızamız daha önce kayıt edilmiş olan duyguyu gün yüzüne çıkarmış ve beynin diğer bölümleri de harekete geçmeye başlamıştır. Beynin bir olay anında olan biten tüm uyaranları hipokampüs adı verdiğimiz bölgede kayıt altında tutması bu noktada rol oynar. Panik atak öncesinde beynimiz daha önce en çok etkilendiğimiz olay veyahut duyguyla ilgili bir bağlantı kurmuş ve o an aynı şeylerin yaşanmaması için bir nevi bizi korumak için vücudumuz alarma geçmiştir. Hızlı nefes alıp verme başlamıştır, buna bağlı damarlar daralmış ve kalp çevresinde ağrılar oluşmuştur, en son kol ve bacak damarları daralmış buna bağlı kasılma, uyuşma ve kramplar başlamış en sonda da beynin az oksijenle beslenmesinden dolayı baş dönmesi ve kendine yabancılaşma hisleri başlamıştır. Panik atak bir nevi tehlikeye karşı bir alarmdır. ***  Panik bozukluk ise bu atakların yaşanmaması için korku duyarak yapılan davranış ve duyulan kaygıların genel tanımıdır. Panik atak gerçektir fakat tehlike dışarıda değil içeridedir. Beynin yaptığı bir kodlamadan kaynaklı yaşanan bir durumdur. Biz ruh sağlığı çalışanları bu kodlamayı terapilerle çözümleyerek bireylerin tekrardan özgür yaşamlarına kavuşmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Panik atak sizi öldürmez, bayıltmaz veya kontrolden çıkmanıza sebep olmaz ama sizin en kıymetli hazineniz olan yaşamınızı bir cezaevine döndürür. Bu açık hava cezaevinden çıkışınız terapilerle kolaylıkla sağlanmaktadır. Herkese sağlıklı kaygıyla yaşayacağı bir yaşam diliyorum.
Ekleme Tarihi: 12 Mart 2022 - Cumartesi
Harun Ülger

NEDİR BU PANİK ATAK?

Ölüm, kontrol kaybı, kendinden geçme ve kendine yabancılaşma hislerinin yaşandığı gerilim dolu 30 dakikanın bir ömür yaşanabilme ihtimaliyle açık hava cezaevi yaşantısına bizi mahkum ettiği bir bozukluğu ele alacağız. Esasında tanımını yaparken dahi süresinin yaklaşık olarak 30 dakika olduğunu, bu durumun bir süre sonra bittiğini, yaşanılan her şeyin tekrardan normale döndüğünü bilsek bile bu durumu yaşayan bireyler yaşadıklarının gerçek olduğunu ve doktorların kendilerine bir şeyiniz yok dediklerinde anlaşılmıyorum düşüncelerine girerek karamsarlığa kapıldıklarını bizlere bildiriyorlar. Peki bu panik atak bizlere ne yaşatıyor bunu ele almadan önce oluşum sürecine bir bakalım.

***

Panik atak, daha önce algılamış olduğumuz yani çocukluğumuzda öğrendiklerimizle veyahut benliğimizin oluşum sürecinde öğrendiğimiz ve yaşanmasından aşırı korku duyduğumuz olay senaryolarının yaşanabilme ihtimaline karşı vücudumuzun verdiği tepkilerdir. Örneğin sürekli aşağılanarak büyümüş bir çocuğun kendine olan güvensizliği zamanla onu sosyal ortamlardan uzaklaştırmış hatta sosyal kaygılar oluşturmuştur. Topluluk içerisine girme düşüncesi dahi onu korkutmaya başlamıştır. Bir gün kalabalık bir restaurantta yemek yemek için masaya oturduğunda tüm bakışlar üzerinde gibi algılamış ve kalp ritimleri hızlanmaya başlamıştır. İşte korktuğu durumla baş başa kalma hissiyatı bir anda tüm vücudunu esir almaya ve bir ömür boyunca hayatını etkilemeye başlamıştır.

***

Panik atak anında beynin amigdala bölümü aktif olur. Bu bölümde duygusal hafızamız daha önce kayıt edilmiş olan duyguyu gün yüzüne çıkarmış ve beynin diğer bölümleri de harekete geçmeye başlamıştır. Beynin bir olay anında olan biten tüm uyaranları hipokampüs adı verdiğimiz bölgede kayıt altında tutması bu noktada rol oynar. Panik atak öncesinde beynimiz daha önce en çok etkilendiğimiz olay veyahut duyguyla ilgili bir bağlantı kurmuş ve o an aynı şeylerin yaşanmaması için bir nevi bizi korumak için vücudumuz alarma geçmiştir. Hızlı nefes alıp verme başlamıştır, buna bağlı damarlar daralmış ve kalp çevresinde ağrılar oluşmuştur, en son kol ve bacak damarları daralmış buna bağlı kasılma, uyuşma ve kramplar başlamış en sonda da beynin az oksijenle beslenmesinden dolayı baş dönmesi ve kendine yabancılaşma hisleri başlamıştır. Panik atak bir nevi tehlikeye karşı bir alarmdır.

***

 Panik bozukluk ise bu atakların yaşanmaması için korku duyarak yapılan davranış ve duyulan kaygıların genel tanımıdır. Panik atak gerçektir fakat tehlike dışarıda değil içeridedir. Beynin yaptığı bir kodlamadan kaynaklı yaşanan bir durumdur. Biz ruh sağlığı çalışanları bu kodlamayı terapilerle çözümleyerek bireylerin tekrardan özgür yaşamlarına kavuşmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Panik atak sizi öldürmez, bayıltmaz veya kontrolden çıkmanıza sebep olmaz ama sizin en kıymetli hazineniz olan yaşamınızı bir cezaevine döndürür. Bu açık hava cezaevinden çıkışınız terapilerle kolaylıkla sağlanmaktadır. Herkese sağlıklı kaygıyla yaşayacağı bir yaşam diliyorum.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.