Değerli dostlar, yaşamın gerçekleri o kadar acımasız ki o gerçekleri doğru algılayamadığımız zaman bizi bir silindir gibi ezip geçebiliyor. Önceki yazımlarımda sıklıkla dile getirdiğim bir söz vardır: “Geleceğimizin aynası, çocuklarımızdır.” Evet, geleceğimiz, çocuklarımızdır; ama biz çocuklarımızı nasıl yetiştiriyoruz? İşte tüm sorun burada düğümleniyor. Biz, çocuk mu yetiştiriyoruz yoksa çocuk mu büyütüyoruz? Şimdi hep birlikte bu sorulara cevap arayalım.
***
Çocuk yetiştirmek demek, çocuğu kişilik sahibi olarak yaşama hazırlayabilmektir. Çocuk yetiştirmek, çocuğu sorumluluk sahibi bir kişi yapabilmektir. Çocuk yetiştirmek, çocuğa onurlu insan olma bilinci aşılayabilmektir. Çocuk yetiştirmek, çocuğu ahlaklı ve güvenilir bir kişi olarak yaşama kazandırabilmektir. Çocuk yetiştirmek, yaratılan her şeyi yaratandan ötürü sevmesini öğretebilmektir. Çocuk yetiştirmek; yurdunu, ülkesini, devletini, bayrağını, ulusunu, dilini karşılıksız sevebilme özverisini benimsetebilmektir. Çocuk yetiştirmek, çocuklarımızı saygı ve sevgi hamuruyla yoğurabilmektir. Çocuk yetiştirmek, çocuğuna nerede, ne zaman, kimlerle nasıl konuşacağını, karşındakilere nasıl davranacağını öğretebilmektir. Çocuk yetiştirmek, çocuğunu sabırla, sevgiyle ve dürüstçe dinleyebilmektir. Çocuk yetiştirmek, çocuğuna değer verip onun da başkalarına değer verebilmesini gösterebilmektir. Çocuk yetiştirmek, çalışmanın, başarmanın ve üretmenin çok anlamlı ve değerli olduğunu benimsetebilmektir. Çocuk yetiştirmek, geleceğe güvenli adımlarla yürüyebilmenin yollarını açabilmektir; geleceği kurgulamaktır. Çocuk yetiştirmek, insan gibi insan olmanın gereklerini gelecek kuşaklara aktarabilmektir.
***
Değerli dostlar, olması gerekenleri bir çırpıda saymaya çalıştım. Ne yazık ki günümüzde birçok anne babanın bu duyarlılığı göstermediğini üzülerek görmekte ve duymaktayız. Günümüzde birçok ailenin yalnızca çocuk büyütmeye çalıştığını söylesek yalan olmaz. Çünkü çoğu aile, yalnızca çocuklarının barınmasıyla, beslenmesiyle, günlük doğal gereksinimleriyle ve bitmez tükenmez istekleriyle baş etmeye çalışıyorlar. Yukarıda saydığım “çocuk yetiştirme” ilkeleriyle ilgilenemiyorlar bile.
***
Bu haftaki yazımı, ABD’deki Houston Polis Müdürlüğü tarafından hazırlanıp kentteki tüm evlere ve okullara dağıtılmış bir bildiri ile bitirmek istiyorum.
GELECEĞİN SUÇLUSUNU YETİŞTİRMENİN EN BASİT KURALLARI
· Çocuğunuz henüz çok küçükken istediği her şeyi ona vermeye başlayın!
Böylelikle o, herkesin onun geçimini sağlamak zorunda olduğuna inanacaktır.
· Çocuğunuz kötü sözler söylediği zaman gülün!
Böylece o, kendisinin akıllı olduğuna inanacaktır.
· Çocuğunuza, düşünmeyi ve aklını kullanmayı hiç öğretmeyin!
21 yaşına geldiğinde bile kendi kararlarını kendisi versin diye çok beklersiniz.
· Çocuğunuzun yerde bıraktığı bir şeyi alın, toplayın. Örneğin kitaplarını, ayakkabılarını, oyuncaklarını, eşyalarını…
Onun için her şeyi siz yapın ki tüm sorumluluklarını başkalarına yüklemeye çalışsın.
· Çocuğunuzun gözü önünde sık sık kavga edin!
Böylelikle aile bir gün parçalanırsa çok fazla üzülmesin.
· Çocuğunuza istediği kadar harçlık verin!
Hiçbir zaman kendi parasını kazanmanın ne olduğunu öğrenmesin.
· Yiyecek, giyecek ve konforla ilgili tüm isteklerini yerine getirin!
İstediklerini elde etmek için çalışması gerektiğini öğrenmesin.
· Komşulara, öğretmenlere, polislere ve haksız ve kuralsız davranışlarına karşı her zaman çocuğunuzdan yana olun!
Çevresindeki tüm insanlara karşı ön yargılı olsun.
· Tüm bunları ve benzerlerini yaparak yetiştirdiğiniz çocuğunuz, bir gün suç işlerse kendisinden özür dileyin!
Ama çocuğunuzu felaket dolu bir yaşama hazırladığınız için kendinize teşekkür etmeyi unutmayın!
SÖZÜN ÖZÜ
Yaşamanın amacı, hoşa gitmeyen şeylerden kaçmak değil, hoşa gitmeyen şeyleri yenmektir. F.W. Foerster