Mustafa ATALAY
Köşe Yazarı
Mustafa ATALAY
 

SİZ HANGİSİSİNİZ?

Değerli dostlar, yıllar önce paylaştığım ve içreğini de anlamlı ve önemli gördüğüm bir anlatı, geçtiğimiz günlerde arkadaşlarla sohbet ederken yeniden gündeme geldi. Üzerinde konuştuk,  tartıştık, yorumlarda ve değerlendirmelerde bulunduk. Bu anlatıyı ve içeriğini anımsayınca yeniden paylaşma gereği duydum. Çünkü her an, her dönem gündemde olan bir konu. Bu güzel, anlamlı ve önemli anlatıyı siz değerli okuyucularımızla bir kez daha paylaşmak istiyorum. Herkes bu anlatıdan kendine düşen payı alsın! Anlatımız şöyle: *** Ben, kibrit çöplerini insanların yaşantılarına benzetirim. Kibrit kutusu, bir bakıma insanın içinde yaşadığı toplumu ortaya koyar. Bazı kibrit çöpleri vardır, bir amaç için yanarlar. Kimi bir sigara yakar, kimi bir ocak; kimi bir mum yakar ki karanlıkları aydınlatır, yolumuza ışık tutar. Kimi de boş yere yanıp tükenir hiçbir işe yaramadan. Kimi ise bir ormanı, bir evi, büyük bir alanı yakar, kül eder, kendisiyle birlikte. *** Kibrit kutusunu açıp baktığınızda hepsi aynı gibi gözükse de birbirinden farklı kibrit çöpleri vardır. Bazıları yanamayacak kadar incedir. Yakarken kırılır sanırsınız; ama bilirsiniz ki en iyi onlar yanar. Bazıları da oldukça kalındır. Sanırsınız ki yanınca yeri göğü yakacak; ama yakınca bir bakarsınız ‘fıs’ diye bir ses çıkarır, kendisini bile yakamaz. Yalnızca ucundaki kimyasal madde alev bile almadan kararır gider. *** Kimileri eğri büğrüdür; ama yine de bir kibrit çöpünden beklenen işlevleri eksiksiz yerine getirirler. Her zaman en üstteki kibrit çöpleri ilk önce yanar. Bir büyüğümüzün çok sevdiğim bir sözü vardır. “Bir ağaçtan binlerce kibrit çöpü çıkar, bir kibrit çöpü bir ormanı yakar.” Yanıp bitme, yaşamın bitmesi gibidir, ucundan başlar, yavaş yavaş dibine doğru… Sonunda kapkara bir şey kalır. AYKIRILIK BAŞA BELADIR İşte insan yaşamı da bu kibrit çöplerine benzer. Kimi insanlar vardır, kötü işler yaparlar, ormanı yakma öneğindeki gibi. Kimi insanlar vardır, kendinden beklenileni asla yerine getiremezler. Kalın kibrit çöpü gibi kendi kendilerini yok eder, giderler. Kimi insanlar vardır, bir lambanın fitilini yakarlar, kendileri yok olup gitse de ışığı kalır. Bazı kibrit çöpleri de aykırı insanları belirtir. Tüm kibrit çöpleri aynı yöne bakarken onlar tam tersine bakar kutuda. Kutu açıldığında ilk önce onlar göze çarpar ve herkesten önce onlar yanarlar. Çünkü aykırılık başa beladır, göze batarlar. TOPLUM NEREYE, ONLAR ORAYA Bazı kibrit çöpleri birbirine yapışmıştır. Dikkat ederseniz onlar da kafadar insanlar gibidirler. Kanka örneğinde olduğu gibi biri yanınca diğeri de yanar. Ama en tehlikelisi kendiyle birlikte kutuyu da yakan kibrit çöpleridir. İçinde bulundukları toplumu çökertirler. Bazı kibrit çöplerinin ucunda kimyasal maddesi yoktur. Ne yaparsa yapsınlar yanamazlar. Toplumun içerisinde ot gibi yaşar giderler. Toplum nereye, onlar oraya. DERSLER ÇIKARILMALI Şimdi bu yazıyı okuyan herkes, bu anlatıdan dersler çıkarmalı. Hatta çevresindeki insanları bile gözlemlemeli; kim, kimdir; kim, neye benziyor? Bu anlatıdan sonra ben bir soru sormak istiyorum. Hiç merak ettiniz mi acaba siz hangi tür kibrit çöpüsünüz? Sözün Özü: Anıtları, taşlar değil yapılan işler oluşturur. Motley
Ekleme Tarihi: 17 Şubat 2026 -Salı

SİZ HANGİSİSİNİZ?

Değerli dostlar, yıllar önce paylaştığım ve içreğini de anlamlı ve önemli gördüğüm bir anlatı, geçtiğimiz günlerde arkadaşlarla sohbet ederken yeniden gündeme geldi. Üzerinde konuştuk,  tartıştık, yorumlarda ve değerlendirmelerde bulunduk. Bu anlatıyı ve içeriğini anımsayınca yeniden paylaşma gereği duydum. Çünkü her an, her dönem gündemde olan bir konu. Bu güzel, anlamlı ve önemli anlatıyı siz değerli okuyucularımızla bir kez daha paylaşmak istiyorum. Herkes bu anlatıdan kendine düşen payı alsın! Anlatımız şöyle:

***

Ben, kibrit çöplerini insanların yaşantılarına benzetirim. Kibrit kutusu, bir bakıma insanın içinde yaşadığı toplumu ortaya koyar. Bazı kibrit çöpleri vardır, bir amaç için yanarlar. Kimi bir sigara yakar, kimi bir ocak; kimi bir mum yakar ki karanlıkları aydınlatır, yolumuza ışık tutar. Kimi de boş yere yanıp tükenir hiçbir işe yaramadan. Kimi ise bir ormanı, bir evi, büyük bir alanı yakar, kül eder, kendisiyle birlikte.

***

Kibrit kutusunu açıp baktığınızda hepsi aynı gibi gözükse de birbirinden farklı kibrit çöpleri vardır. Bazıları yanamayacak kadar incedir. Yakarken kırılır sanırsınız; ama bilirsiniz ki en iyi onlar yanar. Bazıları da oldukça kalındır. Sanırsınız ki yanınca yeri göğü yakacak; ama yakınca bir bakarsınız ‘fıs’ diye bir ses çıkarır, kendisini bile yakamaz. Yalnızca ucundaki kimyasal madde alev bile almadan kararır gider.

***

Kimileri eğri büğrüdür; ama yine de bir kibrit çöpünden beklenen işlevleri eksiksiz yerine getirirler. Her zaman en üstteki kibrit çöpleri ilk önce yanar. Bir büyüğümüzün çok sevdiğim bir sözü vardır. “Bir ağaçtan binlerce kibrit çöpü çıkar, bir kibrit çöpü bir ormanı yakar.” Yanıp bitme, yaşamın bitmesi gibidir, ucundan başlar, yavaş yavaş dibine doğru… Sonunda kapkara bir şey kalır.

AYKIRILIK BAŞA BELADIR

İşte insan yaşamı da bu kibrit çöplerine benzer. Kimi insanlar vardır, kötü işler yaparlar, ormanı yakma öneğindeki gibi. Kimi insanlar vardır, kendinden beklenileni asla yerine getiremezler. Kalın kibrit çöpü gibi kendi kendilerini yok eder, giderler. Kimi insanlar vardır, bir lambanın fitilini yakarlar, kendileri yok olup gitse de ışığı kalır. Bazı kibrit çöpleri de aykırı insanları belirtir. Tüm kibrit çöpleri aynı yöne bakarken onlar tam tersine bakar kutuda. Kutu açıldığında ilk önce onlar göze çarpar ve herkesten önce onlar yanarlar. Çünkü aykırılık başa beladır, göze batarlar.

TOPLUM NEREYE, ONLAR ORAYA

Bazı kibrit çöpleri birbirine yapışmıştır. Dikkat ederseniz onlar da kafadar insanlar gibidirler. Kanka örneğinde olduğu gibi biri yanınca diğeri de yanar. Ama en tehlikelisi kendiyle birlikte kutuyu da yakan kibrit çöpleridir. İçinde bulundukları toplumu çökertirler. Bazı kibrit çöplerinin ucunda kimyasal maddesi yoktur. Ne yaparsa yapsınlar yanamazlar. Toplumun içerisinde ot gibi yaşar giderler. Toplum nereye, onlar oraya.

DERSLER ÇIKARILMALI

Şimdi bu yazıyı okuyan herkes, bu anlatıdan dersler çıkarmalı. Hatta çevresindeki insanları bile gözlemlemeli; kim, kimdir; kim, neye benziyor? Bu anlatıdan sonra ben bir soru sormak istiyorum. Hiç merak ettiniz mi acaba siz hangi tür kibrit çöpüsünüz?

Sözün Özü:

Anıtları, taşlar değil yapılan işler oluşturur. Motley

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve manisadenge.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.