Değeli dostlar, geçen hafta “Eğitim Sisteminin Durumu” başlıklı yazımızda, yaklaşık bir ay önce Ankara’da bir Anadolu lisesinde yaşanan olumsuz davranışlar üzerine bir değelendirme ile birlikte eğitimci, araştımacı yazar Canten Kaya’nın görüş ve düşüncelerini aktamıştım.
***
Eğitim ve toplumsal davranış, bir ülke için en önemli ve öncelikli konudur. Bu nedenle bireysel ve toplumsal tutum ve davranışların, algı ve tepkilerin ele alınması, üzerinde düşünülmesi, olumsuzlukların bir an önce düzeltilmesi için çok kapsamlı, etkili, kalıcı ve caydırıcı düzenlemeler ve yaptırımlar gerekiyor.
***
Yaklaşık bir ay önce medyada gördüğümüz o istenmedik davranışlar, o kadar yaygın, o kadar sıradanlaşmış ki artık neredeyse büyük çoğunluğu kamuoyuna yansımıyor bile! Peki bu çocuklar, bu insanlar, bu duruma nasıl geliyor? Her şeyden önce asıl eğitim, temel eğitim evde, ailede başlar. Çünkü o çocuk, anne babanın yansımasıdır. Yani “Armut, dibine düşer.”.
ÇOCUK, TUTUM VE DAVRANIŞI GÖZLEMLER
Evdeki ortam, anne babanın davranışları, çocuğun eğitimine, davranışlarına ve gelişimine doğrudan etki eder. Çocuk, evdeki tutum ve davranışı gözlemler. Çocuğa yapılan uyarılara veya ondan istenen bir şeylere karşı verdiği tepki aslında o çocuk için önemli ipuçlarıdır. Evde anne babasıyla iletişimini değerlendirmek gerekir. Kendisinden bir şey istendiğinde nasıl karşılık veriyor? Sinirlendiğinde nasıl davranıyor? Nelere sinirleniyor? Sınır konulduğunda nasıl karşılık veriyor? İşte çocuğun evde gördüğü, yaşadığı ve davranışlarına kaşı aldığı tepki onun dışarıdaki tutum ve davranışını da belirler. Bir çocuk için evde belirli kurallar ve sınırlar yoksa ya da bu kurallar ne sınırlar açık ve belirgin değilse okuldaki ve dışarıdaki kurallar ve sınırlar, o çocuğa çok sert ve zorlayıcı gelebilir.
***
Bakınız okul, bir çocuk için karakterin ilk kez oluştuğu yer değildir. Çocuğun karakteri, ilk üç yaşa kadar oluşur; üç yaşından altı yaşına kadar da yerleşir. Daha sonraki dönemlerde de olgunlaşır. Bir çocuk için okuldaki ve dışarıdaki davranışları, evde oluşan davranışların sosyal ortamda, kalabalıkta nasıl ortaya çıktığının göstergesidir. İşte bu nedenle okul, eğitimin başladığı yer değil, görünür duruma geldiği yerdir. Çocuğun evde görüp yaşadıkları, anne babanın tutum ve davranışları, o çocuğun dışarıdaki yaşam biçimini belirliyor. Yani okul, çocuğun evde öğrendiklerinin başkalarıyla birlikte deneme, uygulama alanı oluyor. Çocuk okulda paylaşmayı, beklemeyi, şok yaşamayı, başarısızlığın ne olduğunu, kendinden başka birilerinin de olduğunu öğreniyor. Ve en önemlisi de her istediğinin hemen olamayabileceğini de fark ediyor.
ZORLUKLAR VE ZORLANMALAR SÜREKLİ ARTIYOR
Okulda ve dışarıda en çok rahat eden ve en uyumlu olan çocuklar, evdeki ortamla okuldaki ortamın bibirine benzer olanıdır. Çünkü evde görüp yaşadıkları ve öğrendikleri ile okulda karşılaştığı davranışlar biribine çok benzer olunca çocuk daha kolay uyum sağlıyor. Bunun tersi olunca çocuk ne yapacağını bilemiyor, sonra da itiraz ediyor. Böyle olunca çocuk zorlanıyor, öğretmen zorlanıyor. İşte asıl sorunlar buradan başlıyor. Zorluklar ve zorlanmalar sürekli artıyor. Çözüm, yok. Sorunlar, birbiri üstüne yığılarak büyüyor. Eğitimin ve eğitimcinin sorununu ve yükünü azaltacak olanlar en başta anne ve babalar. Yukarıda anlatığımız gibi kuralların ve sınırların belirlenmesi gerekiyor. Anne babaların çocuklarına bunları öğretmesi ve benimsetmesi gerekiyor. Bu çocukların bu duruma gelmesinin en önemli nedeni de kural ve sınır belirlemeyen anne baba davranışlarıdır. Her şeye tepki gösteren, büyüğüne küçüğüne bağıran, kural sınır tanımayan çocuklar, yarının sorunlu bireyleri olarak karşımıza çıkacak.
***
Bazı anne babalar, çocuklarının saygısızlığını, kural tanımazlığını, şımarıklığını özgüven olarak görüyor. En büyük yanılgı bu. Öz güvenle ukalalık ve şımarıklık karıştırılıyor. Öz güven adı altında yapılan bu tür olumsuz davranışlar, toplumda büyük sorunlara yol açıyor. Çocukların bu tür ukalalığına ve şımarıklığına ses çıkarmayan anne babaların savunması da ilginç. Neymiş efendim, “Aman fazla karışmayalım, sıkmayalım; sonra psikolojisi bozulur.” deniliyor. Evet bu çocuklar, anne babaların bu tür davranışlarından dolayı böyle uyumsuz oluyor; sorumsuz, kuralsız ve sınırsız davranıyor. Sonra da gerçek yaşamda kural, düzen, sınır, saygı, sabır bilmeyen insanlar çoğalıyor. Önce ailenin sonra da toplumun başına bela oluyor.
EĞİTİM, EVDE BAŞLAR; OKULDA PEKİŞİR
Çoğu anne baba, çocuğunu dâhi sanıyor. Dâhi olabilir; insan mı? İnsani, vicdani, ahlaki davranış gösterebiliyor mu? İnsani, vicdani ve ahlaki sorumluluğu benimseyebilmiş mi? Çok soru çözebilir, tüm soruları doğru yapabilir; arkadaşlarına, öğretmenlerine, öbür canlılara ve çevreye karşı davranışları nasıl? Bunları soran anne baba yok denecek kadar az. Yazımızın son cümlesi şöyle olsun. Eğitim, evde başlar; okulda pekişir. Bireysel ve toplumsal eğitim açısından sorun oluşturan televizyon programları ile sosyal medyanın da ele alınması gerekiyor. İlgililerce ve yetkililerce bu da ele alınsa iyi olacak.
Sözün Özü:
Eğitimin en iyi ve ilk başladığı yer evdir. Samuel Smiles